Bedavadan biraz pahalı dedi Hamit amca. Pis bakkal mı diyeceğim adama? Hamit amca diyor tüm mahalle, biliyor hepsi ne mal olduğunu. Yeni getirdiği Çin malı ıvır zıvırları satmaya çalışıyor herkese. Kazıklanmaya en uygun model de benim ona göre. Küçüklükten beri hastayım böyle şeylere ya, kırk yaşında adam, her geçişte takılıyorum buraya. Fıstık alacaktım sadece, Avni… Continue reading Bakkal Amca
Ay: Mayıs 2017
Tanrılardan Çalmak
Senden önce ne yaparmış insanoğluHani ben seni tanrılardan çalmadan önceKaranlık çağlarda; sensiz, ışıksızDaha tarım, kese kağıdı ve gözleme yokkenSen beni bilmiyorken bir de dahaSana ne kadar vurulduğumu tüftüflerleAvusturalyalıların bırakmamışken dahaYeni olanı ve son Zelanda eskisiniBen Jüpiteri kızdırmayı göze aldımVe seni, en gözdesini o uyurken çaldımOndan sonra aydınlandı senin geçtiğin yerlerİkimizin adı da yakışıyordu birbirineAranıyor levhasında… Continue reading Tanrılardan Çalmak
Korkma
Korkma bence, yanındayım bu geceHissediyorsun biliyorum, ama kalbin küt küt halaBenim elimi de itiyor gibi, uyumana rağmen.Zaten sen beni uyurken istemedin ki hiç Nasıl insan uyurken yalan söyleyemez ellere,Sen de bana doğruyu söyleyemedin gözüme bakıp.Olsun ama korkma sen, yanındayım benHer şeye rağmen arkandan sarılıyorum uyumadanSaçların burnuma geliyor, kaşındırıyorBırakmıyorum ben seni ama, uzaklaşmıyorum.Uykunda biliyorsun çünkü ne… Continue reading Korkma
Duvar Yazıları-34
Sessizliğin alıp başını gittiği akşamların başkasıydı sadece. Duvarcı, artık duvarcı olmak istiyor muydu bilmiyordu gerçi, yine her gün yaptığı şeyi yapmak üzere yaklaştı duvarına. 9-5 çalışan insanlara özenmemişti hiç, ama son zamanlarda biraz sıkıcı geliyordu her şey. Yoksa her zaman mı sıkıcıydı bilmiyordu. Güneşin hep doğudan doğduğu bir dünyada ilgi çekici ne olabilirdi ki fazla.… Continue reading Duvar Yazıları-34
Over
https://www.youtube.com/watch?v=CtkvvWOZyWg Bazı şeyler vardır, ta en başından düzensizliğini fark edersiniz. İçinde sizi rahatsız eden bir şeyler vardır. Bu ne dersiniz, ben buna mı kaldım - gitmeliyim buradan. Bakmamalı- dinlememeli- sevmemeliyim bunu. Kaçmak istersiniz ondan, bu bazen bir film olur - Tinto Brass filmleri gibi belki. Bazen bir şarkı olur, bazen bir kitap, bazen de bir… Continue reading Over
Bizi Öldürmeyen Şey
Bizi öldürmeyen güçlendirir demişti.Klişe lafların kraliçesiydiAlışıktım bu laflarına.Önemli olan ileri bakmamız deyince susturdum ama.Yeter dedim anlamlı anlamlı bakıp yüzüne.Ne kaldı ileride artıkÖldük ikimiz de Karar verilecek birazdan nereye gideceğimiz.Ben normalde fazla aldırış etmezdim amaHaberi yokmuş gibi davranmasaydı o da.Sonuçta beni öldürüp intihar eden oydu.Ona bile razıydım daYine başlamasındı artık.Sustu başını öne eğerekBir arabada gidiyorduk, siyah… Continue reading Bizi Öldürmeyen Şey
Hiç
Kaç kişi tanıdın bu hayatta İşini gücünü bırakıp eşsiz olmak için uğraşanKaç gözyaşı döktün geceleriGözlerinin yaşarmasına bile izin verilmeyen bu dünyadaKaç ölümü yaşadın haftaya bile başlamadanBir de ölümleri yaşatanlara zorluk çıkarmadanKaç şehirden kaçtın aptal bir cesaretleYakalanmayacağını bildiğin halde teslim olmaya çalıştınKaç gece beni gördün rüyandaSonra korkarak uyandın ve mutlu oldunKaç defa oturdun bitirmek için şişeyiAma… Continue reading Hiç
Orion’lu Şiirler Güzeldir
Her gece yarısı on ikiyi çeyrek geçeİnsan biraz daha yaklaşır düşünmeyeDüşünmeye gereksizi ve kalmanın biçiminiUzaya da gidemeyeceğini varsayarKaçış yolu binlercedir aslında onun içinAma her biri terk etmiştir on beş dakika önceBaşkasıyla kaçanlar çoğunluktadır rüyalarındaBir hiç için bırakanlar da vardır amaNasıl kendisi için bırakanlar varsa Dünyadaki bir sürü gereksiz şeyi aptalcaOn ikiyi çeyrek geçe insanCehaletinin sınırlarını… Continue reading Orion’lu Şiirler Güzeldir
Bağlı Değilsiniz?
Ekrandaki yazıyı gördüm. Bağlı değilsiniz yazıyordu. Ne zaman gelmiştim buraya? Baktım tekrar bilgisayara. Bağlanmayı sevmiyorum yazdım. Doğruydu, herkesin herkese deli gibi bağlı olduğu bu dünyada böyle kalabilmek istiyordum. Niye buradaydım ben. Ekrandaki yazı değişti. Bağlanıyor... Olacak mıydı bu kadar seneden sonra? Bağlanabilir miydim gerçekten? Kim getirmişti ki hem beni buraya? Hemen karar vermem gerekiyordu. Dönüşü… Continue reading Bağlı Değilsiniz?
Dilek Tut, Denize At
Bir dilek yazdım kağıda geçen gün. Sonra da bir şişeye koyup denize attım. Kızmayın hemen plastik değil, eski filmlerdeki gibi yeşil cam bir şişe. Baktım uzaktan yavaşça yüzüşüne. Nereye kadar giderdi acaba? Neden bilmiyorum, orada olmak istedim. Şişenin içinde onun gittiği yere kadar gidip, denizin sonunda aşağı düşmek belki öküzün boynuzundan. Ama nasıl emin olacaktım… Continue reading Dilek Tut, Denize At








