Prufrock Sıkıntısı

Hadi gidelim sevgili okurum, gidelim muhteşem ikizim. Akşam hiç olmadığı kadar donuk bu gün, Londra her zamanki gibi iğrenç. Hadi atla, asla olamayacağımız o yere gideceğiz seninle. O bildik izbe restoranlara, tek gecelik pis otellere, limanın o iç karartan leşliğine ve belki de daha ötesine. Kaçmak için elimizden geleni yapacağız kendimizden ve o sorudan. Evet… Continue reading Prufrock Sıkıntısı

Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (V) – T.S.Eliot

Gök Gürültüsünün Dediği Terli yüzlerde meşalenin  kızılı kaybolunca,[1] Bahçelerdeki dondurucu sessizlik yok olunca,[2] Kayalık yerlerdeki ıstıraplar sona erince[3] Bağırışlardan ve ağlayışlardan   Hapisten ve saraydan ve baharın gökgürültüsünün Uzak dağlardaki yankılanışından sonra[4] O  ki yaşıyordu bir zamanlar, şimdi ölü[5] Bizler de yaşıyorduk,  ölüyoruz şimdi[6] Kalan bir parça sabırla.     Burada su yok[7], sadece kaya Kaya… Continue reading Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (V) – T.S.Eliot

Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (IV) – T.S.Eliot

Suda Ölüm Fenikeli Phlebas[1], 15 günlük ölü Martıların çığlıklarını, derin denizdeki kanartıyı Karı ve zararı unutmuş,                                                Denizin dibinde Bir akıntı sürüklüyor kemiklerini.  Yükselip alçaldıkça, Geçiyor yaşının evrelerinden ve gençlikten. Girdabın içinde dönerken[2]                                                Yahudi ya da değil Evet, sen dümeni çevirip rüzgâra doğru bakan, Phlebas’ı unutma, bir zamanlar senin kadar yakışıklı ve uzun olan.… Continue reading Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (IV) – T.S.Eliot

Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (III) – T.S.Eliot

Ateş Vaazı[1]  Nehrin tentesi çökmüş, son yapraktan parmaklar da Kavrayıp ıslak kıyıyı gömülüyor içine.  Rüzgâr geçiyor Kahverengi topraklardan usul usul. Su perileri ayrılmış. [2] Tatlı Thames, yavaşça ak, bitecek birazdan şarkım.[3] Nehir artık taşımıyor boş şişeleri, sandviç paketlerini İpek mendilleri, karton kutuları, izmaritleri Ya da yaz gecelerinin diğer şahitlerini. Su perileri ayrılmış. Ve arkadaşları, kenti… Continue reading Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (III) – T.S.Eliot

Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (II) – T.S.Eliot

Bir Satranç Partisi Mermerleri parlatılmış, yaldızlı bir taht gibi [1] Bir koltukta oturuyor kadın, Aralarından bir Cupidon’un [2]etrafı dikizlediği (Ve başka birinin de kanatlarıyla yüzünü sakladığı) Üzüm dolu sarmaşıklardan oluşan kaidelerin arasında; Saten çantalardaki zenginlikler içinden dökülen  Mücevherlerin yükselen parıltısının karşıladığı Masanın üstünde ışıldayan yedi kollu şamdanın Işığını katlayan bir aynanın karşısında. Kadının tıpasız, fildişi… Continue reading Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (II) – T.S.Eliot

Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (I) – T.S.Eliot

`nam sibyllam quidem cumis ego ipseoculis meis vidi in ampulla pendere,et cum illi pueri dicerent: sibulla ti thelis;respondebat illa: apothanein tehelo.' [1] Ezra Pound’ail miglior fabbro[2] Ölülerin Gömülmesi[3] Nisan[4], ayların en zalimi, çıkartır Ölü topraklardan leylakları, karıştırır Hafıza ile arzuyu, canlandırır Soluk kökleri bahar yağmuruyla. Kış sıcak tuttu bizi, kapladı Yeryüzünü  unutkan karıyla, besledi Küçücük… Continue reading Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (I) – T.S.Eliot