Yarılan Kafa ve Akıp Giden Bilinç (A Rh+)

Farklı insanlar için farklı hızlarla döner dünya. Uzak mesafelerde çember çizmek daha kolaydır belki de. Frene basan da olmadığı için hiç bir şey gerçek değilmiş gibi gelir insana.Hiçbir şey sizi kurtaramazsa ne kadar çok şey bildiğinizin ya da ne okuduğunuzun ne önemi kalır, ya da kaç defa ne yazdığınızın bir metin içinde. En baştan başlayalım… Continue reading Yarılan Kafa ve Akıp Giden Bilinç (A Rh+)

İnandığımız Masallar 101 – Yaratılışlar (1. Bölüm) (Ö.A. Serisi)

Başlangıçlar önemlidir. Yaratılışlar da öyle. Tüm uygarlıklar öncelikle bir yaratılış hikayesi bulmuş kendilerine. Galiba herkes düşünmeye başladığında, ilk önce nereden geldik diye soruyor kendilerine. Semavi dinlerinkini biliyorsunuz zaten. Altı günde yaratmış Tanrı/Allah her şeyi, yedinci gün dinlenmiş. Çok daha uzuyor tabi, şekilleniyor dinine göre. Şeytan bazen bir isyankar melek oluyor ademe direnen, Liliith çıkıyor bazen… Continue reading İnandığımız Masallar 101 – Yaratılışlar (1. Bölüm) (Ö.A. Serisi)

Kayıp Kehribarın Peşinde

Bilmediğim bir yerdeyiz, loş, sessiz, bizden başka hiçbir şey yok. Tatlı bir ekim rüzgarı esiyor. Oturuyoruz, hayır yürüyoruz yavaşça. Dudaklarımda tozlar, parmaklarınla siliyorsun, polenler diyorsun, portakal çiçeklerinden. Dilimle yokluyorum, gülümsüyorum. Sonra Kral çağırıyor beni, ayrılmak zorundayım diyorum. Sen gitmişsin zaten çoktan. Ben de terk ediyorum boşluğu, alevler geliyor zaten biz gidince. Yürüyorum intihar eden yaprakların… Continue reading Kayıp Kehribarın Peşinde

Kitap notları (Eski Notlar) – 1

David Eddings - Kehanetin Oyuncağı (Aslında Tüm Serileri) David Eddings'in Belgariad ve Mallarion serilerini okuyalı 20 yıl gibi oldu. Bu süre zarfında kitapları keyifli bir şeyler okumak isteyen herkese tavsiye ettim. Ellenium ve Tamuli serilerini de okursanız, yazarın (ya da yazarların, eşiyle birlikte yazdığını göz önüne alırsak) fazla tekrara düştüğü, hep birbirine benzeyen stereotip karakterler… Continue reading Kitap notları (Eski Notlar) – 1

Gece, Melek ve Bir Sürü Saçmalık

Taksimetreyi kapattı. Tüm karanlığıyla gece serilmişti önüne. Gece yaratıkları diye düşündü. Ner...abi 20 liram var sadece olur mu? Olur muydu hiç, en az 60 yazardı orası. Maliyeti kurtarmaz koçum dedi üniversiteliye benzeyen çocuğa. Süklüm püklüm  indi arabadan Hayri. Ulan öğrenciyiz görüyorsun kabul etsen ne olur sanki, bir kere olsun yetişebilseydi şu son otobüse. Böyle giderse… Continue reading Gece, Melek ve Bir Sürü Saçmalık

Bilinmeyen Marilyn

Marilyn Monroe’nun yukarıdaki fotoğrafını görmüş ve gülümsemişsinizdir eminim daha önce. Gazeteciler çoğunlukla bir karşıtlık, tezatlık (eş anlamlı kelimeleri böyle kullanmak daha artistik oluyor, pratikte hiç bir olayı olmasa da:) yaratmak için  kullanırlar bu resmi. Edebiyat tarihinin en zor kitaplarından biri bu aptal sarışının elinde! Öyle mi gerçekten? Aptal mı? Sarışın mı? Zor mu kitap? Gerek… Continue reading Bilinmeyen Marilyn

(Benim Gibi ) Aptallar İçin Felsefe – 201 – (Uzak) Doğu Felsefesi (ÖA Serisi)

Bildiğiniz gibi her hemen her felsefe kitabı felsefenin tanımı ile başlar.  Doğa filozofları ile devam eder, Sokrates, Platon, Aristo’dan sonra uçar gider soldan soldan. Öyle yapacaktım ben de her Anglosakson gibi. Ama daha önce ipuçlarını verdiğim gibi, benzer dönemlerde dünyanın öbür ucunda (yok o kadar öbür değil)  filizlenen ya da çoktan bahçeye dönüşmüş akımların daha… Continue reading (Benim Gibi ) Aptallar İçin Felsefe – 201 – (Uzak) Doğu Felsefesi (ÖA Serisi)

Anlar Sadece

Bazı anlar oluyor, sonsuza kadar orada kalmak istiyorsun. Mesela Netflix'in o N'sinin döndüğü hatta o dönüşüm normalden biraz fazla uzadığı an. İmkansız bir huzur hali içine giriyorsun, hiç bitmesin istiyorsun o an. Bitince başlayacak o sonsuz döngüden, seçmeye ilişkin korkunç olasılıklardan kurtulmak istiyorsun bir şekilde. Ya da uykuya yenik düştüğün ama o korkunç hipnoz tam… Continue reading Anlar Sadece

İnandığımız Masallar – Giriş (ÖA Serisi)

Evet, Öğreten Adam Serisinin başka bir koluna daha hoş geldiniz. İnsan hikayeleri, büyüklere masallar ve insanların inandıkları masallar gibi başlıklardan sonra İnandığımız Masallar gibi pop bir isim tercih ettim Felsefe serisindeki hatayı tekrarlamamak için. Evet, birçoğunuzun henüz anlayamadığı gibi yine internette milyonlarca örneği bulunan ve büyük bir ihtimalle o sayfaların arasında kaybolacak bir konuya giriyorum… Continue reading İnandığımız Masallar – Giriş (ÖA Serisi)

Otomatik Şeker

Dört göz yola çıkmıştık. Konuşuyordu gözlerimiz haliyle. En sağdaki 852 bin dedi. Saman yolunu düşündüm, oraya kadar gidecek miydik? Önemli mi dedi en soldaki. Fazla uyuyan yoktu arkalarda. Biz de uyumamaya karar erdik. Ateş, su, toprak, hepsi farklı düşünüyordu hakkımızda. Asla uyanma demişti soldan üçüncü ve sağdan ikinci göz. Uyuyor numarasını yaptığını en başta anlamıştım… Continue reading Otomatik Şeker