Harita

Önümde bitmek bilmeyen kareler. Telefon üç adım sonra sağa dönmeniz lazım diyor. O bile farkında değil tek başıma olduğumun. İspanya diyorum, orada olsaydım belki. Ya da Brezilya, aşığım Foucault Sarkacından beri.  Sadece kareler var oysa. Bir de piyano sesi öteki odadan gelen. Yorganı çekiyorum yüzüme doğru. Önüme bakıyorum, bir adım daha ileri. Yüzüme dokunuyorsun, düşlüyorum… Continue reading Harita

İnandığımız Masallar  101-Yaratılışlar (3.Bölüm)

Evet, Titanları anlattık, tanrıları anlattık bir de insanoğlu’nun (Mankind humankind oldu herhalde ama buna insan insanı gibi bir ad verilmedi galiba. İnsanoğlu/kızı da diyebilirdim gerçi, neyse) doğuşuna geçelim eski Yunandaki. Sanki binlerce yıllık bir ara vermişiz gibi değil mi? Neyse ki “İnandığımız Masallar”a yeni başlayanlar fark edemeyecek bu boşluğu, ben de saçmalamayı kesecek kadar olgunlaşmadım… Continue reading İnandığımız Masallar  101-Yaratılışlar (3.Bölüm)

Kaybolan Şiir

Bir dosyam var benim, “Yeni metin belgesi” gibi (adı farklı sadece) . Biliyorum birçok kişinin vardır böyle takıntıları. Sonuçta daktiloyu bıraktı herkes, bilgisayara evrildik bir şekilde Belki de sadece ben, yazım kötü olduğu, çok kötü olduğu için belki de. Evrimle teselli ediyorum belki kendimi. Yazdığım şiirin silinmesini aptallığıma değil de evrime bağlamak daha çok tatmin… Continue reading Kaybolan Şiir

Aynı Her Şey, Herkes

Biri oturur bir kitap yazar, biri onu beğenir film yapar, biri o filmden etkilenip bir şarkı yapar, biri o şarkıyı alır bir şiire gömer, biri o şiiri beğenir âşık olur, aşk büyür, yağmur olur, orman olur, ayrılık olur, mezar taşı olur. O mezar taşından kocaman bir hikaye çıkar, kitap olur, hayat böyle dönüp durur. 46… Continue reading Aynı Her Şey, Herkes

Inferno-11 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

“Biraz ara vereceğiz inişimize, duyularımız bu pis kokuya alışsın diye; burnumuz duymaz olur, alışınca iyice.” Merhabalar, şimdiden söyleyeyim bu bölüm diğerleri gibi bol resimli, maceralı ya da cehennem yaratıklarıyla dolu olmayacak. Hani televizyon dizilerinde filler episode (doldurma bölümü?)’lar olur, ana senaryoya katkısı olmaz sadece vakit geçirmek bir hafta daha öteye gitmeye yarar, bu da öyle… Continue reading Inferno-11 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

Inferno-10 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

Gözlerimi onun yüzüne çevirmiştim bile; göğsünü kabartmış, başını kaldırmış duruyordu, sanki Cehennem’i lanetliyordu. Merhabalar, bir haftalık bir aradan sonra tekrar beraberiz. Geçen kantoda Dite’nin kapısından girdikten sonra gördüğümüz mezarlar arasındayız 6. Çemberi anlatan bu kanto boyunca. Tıpkı 6. Kantodaki gibi daha çok dünyevi/politik olaylarla ilgileneceğiz bu bölümde de. Geçen bölümde Vergilius burasının sapkınların çemberi olduğunu… Continue reading Inferno-10 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

Kötülük Üzerine Bir Deneme

Madem Eagleton yapmış ben de yapacağım diye atlıyorum hemen. Benim ondan neyim eksik değil mi Oxford’da profesörlük seviyesinde birkaç dalda uzmanlık ya da birkaç kürsü, ukala ukala konuştuğu bir çok kitap ya da .. neyse yani Kenan Evren modunda ben de çizerim diyorum ve giriyorum ben de kötülüğe. “Edebiyat nasıl okunur?”muş, sana mı soracağım nasıl… Continue reading Kötülük Üzerine Bir Deneme

Yazıyorum

Çevremde dönen kelimeler, yakalamaya çalışıyorum aralarından bir şeyleri.  Yazmak böyle bir şey olsa gerek. Anlamadan, düşünmeden  yazmak, yazdığını görmemek dinlemek, önemsememek okuyacakları, önemsemek  dinleyecekleri, sadece senin duydukların önemli, o müzik, o tempo gittikçe artan, o sevinç, o haz yukarı doğru yükselen, o heyecan yavaş yavaş sona sürükleyen, o … bilmiyorum. İlk yazmaya başladığımda böyle değildim… Continue reading Yazıyorum

Inferno-9 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

“Kazanmak zorundayız bu savaşı” diye girdi söze, “yoksa... yardım sözü verilmişti. Beklediğim kişi çok gecikti.” Merhabalar, geçen bölümdeki geçiş kantosunda kapı önünde bırakmıştı bizi Dante hatırlarsınız. Bu bölümde – tahmin edeceğiniz gibi- bir yolunu bulup geçiyoruz 6.çembere. Dante’nin genel hikâye anlatıcılığı hakkındaki düşüncelerimi aktarayım ama önce. Bu kantoda da bolca göreceğiniz üzere ana hikâye karakterler… Continue reading Inferno-9 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

Inferno-8 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

Gözleri yere bakıyordu, güveni yitmişti sanki, içini çekip kendi kendine: “Karşı çıkan kim bu bölgeye girmeme 8’inci Kanto’ya ve 9. Bölüme hoş geldiniz İlahi Komedya serimizde. Hala 5. Çemberdeyiz ama. Fazla yol katetmeyeceğiz bu kantoda (en azından kara üstünde). Ama toplamda aksiyon daha fazla bir önceki kantoya oranla.130 dizede heyecan, korku , nefret, çaresizlik,umut, her… Continue reading Inferno-8 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)