Sekiz Renkli Şiir

Sekiz renkli bir ekrandan bakıyorum sana Ulaşmak istiyorum yalnızlığına, Kaçmak istiyorum ekranımdan, kendimden Her çiçek başka bir kahraman doğuruyor açarken Her akşam başka biri ölüyor ben delirdikçe Evet her gece istiyorum ben deliler gibi Korkutuyor bu bazen Kış,ilkbahar yaz ve nihayet sonbaharda Gizlemeye çalışırken sigara deliklerini Eski bir trompet ve bir tutam dumanla Kareler ve… Continue reading Sekiz Renkli Şiir

Yarılan Kafa ve Akıp Giden Bilinç (A Rh+)

Farklı insanlar için farklı hızlarla döner dünya. Uzak mesafelerde çember çizmek daha kolaydır belki de. Frene basan da olmadığı için hiç bir şey gerçek değilmiş gibi gelir insana.Hiçbir şey sizi kurtaramazsa ne kadar çok şey bildiğinizin ya da ne okuduğunuzun ne önemi kalır, ya da kaç defa ne yazdığınızın bir metin içinde. En baştan başlayalım… Continue reading Yarılan Kafa ve Akıp Giden Bilinç (A Rh+)

Kayıp Kehribarın Peşinde

Bilmediğim bir yerdeyiz, loş, sessiz, bizden başka hiçbir şey yok. Tatlı bir ekim rüzgarı esiyor. Oturuyoruz, hayır yürüyoruz yavaşça. Dudaklarımda tozlar, parmaklarınla siliyorsun, polenler diyorsun, portakal çiçeklerinden. Dilimle yokluyorum, gülümsüyorum. Sonra Kral çağırıyor beni, ayrılmak zorundayım diyorum. Sen gitmişsin zaten çoktan. Ben de terk ediyorum boşluğu, alevler geliyor zaten biz gidince. Yürüyorum intihar eden yaprakların… Continue reading Kayıp Kehribarın Peşinde

Gece, Melek ve Bir Sürü Saçmalık

Taksimetreyi kapattı. Tüm karanlığıyla gece serilmişti önüne. Gece yaratıkları diye düşündü. Ner...abi 20 liram var sadece olur mu? Olur muydu hiç, en az 60 yazardı orası. Maliyeti kurtarmaz koçum dedi üniversiteliye benzeyen çocuğa. Süklüm püklüm  indi arabadan Hayri. Ulan öğrenciyiz görüyorsun kabul etsen ne olur sanki, bir kere olsun yetişebilseydi şu son otobüse. Böyle giderse… Continue reading Gece, Melek ve Bir Sürü Saçmalık

Aşkın Hayali, Hayalin Aşkı

Bir kere düşmüşsen gecenin kanallarına Kapılmışsan o delici gözlerin derinliğine Zamanın gerisinde kalmaya razı olmuşsun demektir Gözlerini ayıramamak bir türlü salak gibi Aşık olmak tatlı kıvrımlara karşında duran Buna rağmen soğuk bir kasım rüzgarının nefesiyle Üflemek tepkisizce kuzeyden o sıcak tene Kuşlar eşliğinde yapılan tüm resitallerden Ya da her gün başka bir güne uyananan manyaklardan… Continue reading Aşkın Hayali, Hayalin Aşkı

Otomatik Şeker

Dört göz yola çıkmıştık. Konuşuyordu gözlerimiz haliyle. En sağdaki 852 bin dedi. Saman yolunu düşündüm, oraya kadar gidecek miydik? Önemli mi dedi en soldaki. Fazla uyuyan yoktu arkalarda. Biz de uyumamaya karar erdik. Ateş, su, toprak, hepsi farklı düşünüyordu hakkımızda. Asla uyanma demişti soldan üçüncü ve sağdan ikinci göz. Uyuyor numarasını yaptığını en başta anlamıştım… Continue reading Otomatik Şeker

(Benim Gibi ) Aptallar İçin Kolay Felsefe – 104 – Sokrates (ÖA Serisi)

Evet kendinden öncekilerle geçen bölüme adını veren Socrates/Sokrates ya da Sokrat’a geldik nihayet. Anladığım kadarıyla Sokrat ismin Fransızca okunuşu ve ülkemizdeki ilk yazılı kaynaklar (matbaa vb. uzar bu konu)  genelde Fransızca olduğu için eskiden beri Sokrat olarak bilinmekte filozof. Ama son 20-30 yıl içinde internetle ve dünyayla kaynaştıktan sonra hemen herkes Sokrates’i kullanmaya başlamış eski… Continue reading (Benim Gibi ) Aptallar İçin Kolay Felsefe – 104 – Sokrates (ÖA Serisi)

Ortadaki

Yaşamak için önce ölmeli dedi solumdaki Ben cumartesileri tekrar doğarım dedi sağımdaki Teneke gibiydi sesi Halkın adına konuşuyordu sanki Yorgundu da gözlerinin altındakilerden belli Başlangıç hep zor olmuştu benim için Solumdaki hızla tekrar girdi söze Dönmemişti oysa döneceğim dedikten saatler sonra bile Pazarlar oysa en kara dönemi yalnızların Dedi sağımdaki tekrar teneke sesiyle Bir ona… Continue reading Ortadaki

Kim Olduğumu Bilirsin Belki Sen

Kim olduğumu unuttum. Hala yazıyorum ama. Kim olduğumu hatırlarken de yazıyordum, şimdi de yazıyorum. Bu kez herkesin etrafına sarılı o bissürü hayattan yazıyorum ama. Gayet kolay. Gidiyor su gibi, kara kara kelimeler. Eskisi gibi ısssız değil galiba dünya. Fazla s'li ama. Sanki arkamda sürekli konuşan bir Johhny, bir de Mary var. Benim kim olduğumdan bahsediyorlar… Continue reading Kim Olduğumu Bilirsin Belki Sen

(Benim Gibi) Aptallar İçin Kolay Felsefe – 101 (ÖA Serisi)

Yeni bir seriye başlıyorum kendimce. Siz deyin “Felsefe Tarihi” ben diyeyim “Sadece Felsefe”. İçerik böyle yani, olabildiğince basit,  olabildiğince tekdüzeye indirerek mahvetmeye çalışacağım felsefeyi. En azından ben açık açık yapacağım bunu çoğu bilenin aksine. Ve sorular. Niye yapıyorum bunu? Yapacak daha mantıklı bir şey bulamadığım için. Yani hiçbir zaman toplumları felsefeye alıştırmak gibi bir hedefim… Continue reading (Benim Gibi) Aptallar İçin Kolay Felsefe – 101 (ÖA Serisi)