Inferno-11 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

“Biraz ara vereceğiz inişimize, duyularımız bu pis kokuya alışsın diye; burnumuz duymaz olur, alışınca iyice.” Merhabalar, şimdiden söyleyeyim bu bölüm diğerleri gibi bol resimli, maceralı ya da cehennem yaratıklarıyla dolu olmayacak. Hani televizyon dizilerinde filler episode (doldurma bölümü?)’lar olur, ana senaryoya katkısı olmaz sadece vakit geçirmek bir hafta daha öteye gitmeye yarar, bu da öyle… Continue reading Inferno-11 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

İnandığımız Masallar  101– Yaratılışlar (2.Bölüm)

Hatırlar mısınız bilmiyorum, bu serimizin geçen bölümünde Yunan Mitolojisindeki Yaratılış kavramına başlamıştık.  Unuttuysanız (epey bir zaman geçti çünkü) buradan bakabilirsiniz. En son Titanların dönemi başlamış Kronos  kanlı bir şekilde başa geçmişti, bakmaya üşenenler için.  Tabii başa geçtikten sonra verdi sözleri tutmayarak Kyklop’ları ve Hekatonkheir’leri yeniden Tartaros’a göndermişti. Bir de bağrı yanık bir anne vardı hatırlarsınız,… Continue reading İnandığımız Masallar  101– Yaratılışlar (2.Bölüm)

(Benim Gibi ) Aptallar İçin Kolay Felsefe  – 106– Aristo(teles) (ÖA Serisi)

Evet uzun (çooook uzun) bir aradan sonra Yunan Felsefesinin üç büyüklerinin sonuncusu (ama etki olarak en büyüğü) ile karşınızdayız:  Aristo – ya da Aristoteles (Kimsenin ünlü tragedya yazarı Aristophanes ile karıştırmayacağına emin olduğumdan bundan sonra Sokrates ve Platon’un aksine Aristo diyeceğim lakayt olma pahasına) Aristo deyince aklınıza ne geliyor. Filozof? Mantık? Düşünen adam?  Bana aslında… Continue reading (Benim Gibi ) Aptallar İçin Kolay Felsefe  – 106– Aristo(teles) (ÖA Serisi)

Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun?

Demek Ulysses’i okumak istiyorsun sorusuna verilen cevap genelde kolay gelsin oluyor. Zor bir kitap Ulysses edebiyatla hafiften haşır neşir olan herkesin bildiği gibi. Eleştirmenler, okuyucular ya da bloglarında kitabı inceleyenler demiyor sadece bunu. Joyce’un kendisi profesörlerin yüzyıllarca ne demek istediğini tartışacaklarını iddia ediyor olanca ukalalığıyla.  Evet, adam çalışmış, yazmış, birçok şey denemiş, bir çok farklı… Continue reading Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun?

Gül Hep

Geç saatlerToparlanmak içinHatırlamak içinDüşmek içinDünyanın son demleriHala rüzgar nedenseHala atlar koşuyorYeni bir şey yokKimse bir şey bilmiyor sankiOyuncaklar yerli yerindeSon çıkıştan kaçan yokKör tüm aşıklarBen, biz, kör olamıyoruzKoku her zamanki i gibiSenden bana doğru, gül hepMelekler, hayır daha küçükBilmiyorum ne olduklarınıGülüyorlar hepDünyanın son demleriSakınmaya çalışıyoruzRüzgardan, atlardanÇekilmeye çalışıyoruz kenaraDünyayı unutmaya çalışıyoruzAyrı düşüyoruzBugün ayrı düşüyorsunUnutmaya çalışıyorum bugünüRenkli… Continue reading Gül Hep

Sen

Sen soluncaRengini kaybediyor tüm saatlerGünler nefes alamıyor, yollar tıkalıYağmur ıslatmıyor insanı eskisi gibiKitaplar donuk bir ayna misaliAynı karanlık insan çıkıyor karşıma her yerdeKeyfi yok bahçelerin, şiirlerin, hayallerinYararı yok akan nehrin ışıksızÇikolata damlalarından oluşsa bile yaşamTuzsuz peynir tadı geliyor sen solunca Sen gülünce amaTüm şairler yarışıyor gözlerini çizmek için Sıcak tonlar işgal ediyor acımasızca tüm filmleriDizeler,… Continue reading Sen

Aynı Her Şey, Herkes

Biri oturur bir kitap yazar, biri onu beğenir film yapar, biri o filmden etkilenip bir şarkı yapar, biri o şarkıyı alır bir şiire gömer, biri o şiiri beğenir âşık olur, aşk büyür, yağmur olur, orman olur, ayrılık olur, mezar taşı olur. O mezar taşından kocaman bir hikaye çıkar, kitap olur, hayat böyle dönüp durur. 46… Continue reading Aynı Her Şey, Herkes

Aşkın Karpuz Hali

Aşk, gözyaşı, karpuz kabuğu Garip bir yuva Zaman geçiyor, hisler aşınıyor Esip geçiyor bir cool hali İsmin, kurtulamıyor kimse Gemiler yapılıyor, gemiler kalkıyor Ateşler yakılıyor, ateşler atılıyor Dost topraklardan, doğuruyor Miles Davis geçip giden zamanı En kötüsünü düşünüyor aşk İçiyoruz,içiyoruz,içiyoruz Bilmediğimiz insanlarla dans ediyoruz Kimse aldırmıyor yukarıdakine Kulenin ne zaman biteceğine Tek kurşunu var Eros'un… Continue reading Aşkın Karpuz Hali

Bekliyorum

Bir ağacın dibine oturduğum geceyi hatırlıyorum, bir öyküdeki yara izini farkettiğim gece. Siyaha doğru düştüğüm başka bir gece sadece ısrarla yeşilin tonlarını gözüme sokmak isteyenler var oysa Bu sadece başka bir hikaye, basit aşka dair, yüce şeyleri içermeyen ya da olabildiğince yüce olan Ceviz incir ağaçlar unutur. Rüzgar oysa, oradan buraya aktarır sevdalıların şarkılarını. İngilizce,… Continue reading Bekliyorum

Serde ERKEKLİK Var

Bir daha denedimBir daha kaybettimBu senin kavgan değilBu sıradan bir delilik değilBilmediğim, unuttuğum bir aşkÇok fazla bira içipKorkularımı, kontrolümüKüçük bir sandaldaki gençliğimiVe daha içerideki bir çok şeyiKaybettiğimi, kaybettiğimiziKabullenmem lazım belkiAma yine deBilmek güzel, bir gemi olduğunuBizi bir şekilde limana ulaştıracakBir köşeden diğerineDolaşan şarkı beynimdeDoğru mu yalan mıBir hata mıydım sadeceYanlış zamanda tüketilenBelki de o doğru… Continue reading Serde ERKEKLİK Var

Başka Bir Kesik Dize

Ya dünya dedi göğebakan günahkar Dünyayı bir kere hatırlayınca Olmamış gibi yapamazsın hiçbir şeyi En az üç kere Üç kere üzerine gelir tüm dalgalar Hiç kimse anlamaz Anlamamış gibi de yapamaz ama Her şey, sen, kadının, o inzivanız Evrendeki her şey Gidiş ve geliş olmak üzere En az üç kere gelir üstüne Şimdi ve diğer… Continue reading Başka Bir Kesik Dize

Inferno-10 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

Gözlerimi onun yüzüne çevirmiştim bile; göğsünü kabartmış, başını kaldırmış duruyordu, sanki Cehennem’i lanetliyordu. Merhabalar, bir haftalık bir aradan sonra tekrar beraberiz. Geçen kantoda Dite’nin kapısından girdikten sonra gördüğümüz mezarlar arasındayız 6. Çemberi anlatan bu kanto boyunca. Tıpkı 6. Kantodaki gibi daha çok dünyevi/politik olaylarla ilgileneceğiz bu bölümde de. Geçen bölümde Vergilius burasının sapkınların çemberi olduğunu… Continue reading Inferno-10 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

Başkalaşma

Boynundaki damarın titremesi Bardaktaki pembe dudak izi Başka bir rüyadan arta kalanlar Baş etmeyi öğrendim ama hayatla Binlerce at gelirken bile üstüme Bastırmayı öğrendim yanan yüreğimi Belki güneşi de dize getireceğim Bir gün belki, çok fazla düşünmeden Bırakacağım artık hayal kurmayı Bambaşka dünyaları dolaşmayı Beraber geçirilen saatler Beyaz papatya uzatan bir şarkı Bana kadar kalan… Continue reading Başkalaşma