Döşemelik kumaşların daha yeni başladığı zamanlardı Her adımını özenle ve deliksiz başlıklarla saydığım İsa geldi ve ol dedi arkamdaki binlerce anahtara Şarkı söylemeye başladık onca itiraza rağmen hepimiz Paris savaştan yeni çıkmış üzgün ve bekar Asgaard nereden bulaştıysa baştan kokuyor en azından Gözlerimizin önünde eriyen gençliğinden eser yok Hiç biri, kimse gibi birisinin etkisinde kalmamış Sus dedi göklerden gelen o yüce ses, sus ve dinle Bağırdık onca anahtarla beraber gökyüzüne ve sana Sayamadı hiç kimse gölgeleri yanı başımızda ağlayan Sayamadı kimse medeniyetten henüz çıkan bilmeyen Bırak dedin güneşli yolda yürürken bizsiz ve hissiz Eve dönecek misin -bilmiyorum - bana - düşünmüyorum Evrende değişen tüm ışıklar düzelir belki zamanla İhtiyaç duyulanlar özlenir belki alışkanlıklarda Yedi gün geçti, yasak olmayan kelimelerin arasından Yedi koca gün, güneşli ama bizsiz, senli ama hissiz Asgaard, Paris hepsi merakla bakmakta uzaklara Bir ses verdi İsa sonra, piyano başladı çalmaya Anahtarlar açıldı olanca dişleriyle, gök yarıldı Olması gereken tüm başlangıçlar ve sabahlar Seninle birlikte unutuldu, hepsi yarına kaldı Döşemelik kumaşların yeni toplandığı zamanlardı daha Işıksız kaldı son dünyam da sen gittiğinden beri