Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 3 )

2.Kısım İkinci Yarı

4. Kısım İlk Yarı

Teddy Bloat’ın öğle yemeği saati, ama bugünkü öğle yemeği kasap kağıdına sarılı  vıcık vıcık  bir muzlu sandviçi şık kanguru derisi postacı çantasındaki diğer garip ıvır zıvırın yanına koyuyor – mini-casus kamera, bir kavanoz bıyık biryantini, meyan kökü kutusu, Yumuşak bir Ses için mentol ve kırmızı biberli Meloid’ler1 , altın çerçeveli reçeteli General MacArthur stili güneş gözlüğü, Annenin  onun için Garrard’a2 yaptırdığı ve oldukça zarif  olduklarını düşündüğü, her biri SHAEF’ın3 alevli kılıcı  şekline sahip gümüş ikiz saç fırçaları

Bu sırılsıklam kış öğlesinde hedefi; Grosvenor Meydanı’nın görüş alanının hemen dışında, başkentin resmi savaş rota ve koridorlarının biraz uzağında kalan, bir rehber kitapta yer almak için ne büyük ne de tarihi öneme sahip olan, gri taştan bir şehir evi. Daktilolar bir şekilde susabildiğinde (saat 08:20 ve diğer mitolojik saatlerde) ve gökyüzünde Amerikan bombardıman uçakları uçmadığında, Oxford Caddesi’ndeki araç trafiği de çok yoğun değilse; kızların dışarıya yerleştirdiği yemliklerde meşgul olan kış kuşlarının cıvıltılarını duyabilirsiniz.

Kaldırım taşları sisten kayganlaşmış. Günün o karanlık, sert, tütüne muhtaç, baş ağrıtıcı ve mide ekşitici tam ortası; bir milyon bürokrat özenle ölüm planları yapıyor , hatta bazıları bunun farkında bile; birçoğunun şimdiden ikinci veya üçüncü şişesini ya da kadehini devirmiş olması burada belli bir çaresizlik atmosferi yaratıyor. Ancak kum torbalarıyla tahkim edilmiş girişten (aslında meraklı tanrıların yavrularını hoşnut etmek için dikilmiş geçici piramitler) içeri giren Bloat, bunun zerresini hissetmiyor: Olur da yakalanırsa diye mantıklı bahaneler kurgulamakla meşgul, yakalanacağından değil ya, bilirsiniz ya…

Ana masadaki kız; sakız şişiren, iyi huylu ve gözlüklü bir ATS4  ona üst kata devam etmesini işaret ediyor. Personel toplantılarına, tuvaletlere ya da bir iki saatlik samimi bir içki seansına giden nemden ağırlaşmış yün kıyafetleri içindeki yaverler, onu gerçekten görmeden başlarıyla selam veriyorlar; bilindik bir yüz , kimdioarkadaşı, Oxford’dan kankalardı değil mi, hani şu koridorun sonundaki ACHTUNG’da çalışan teğmen…

Eski ev, savaşın gecekonducuları tarafından bölmelere ayrılmış. ACHTUNG, yani Müttefik Takas Merkezi Teknik Birimleri, Kuzey Almanya. Burası şu an neredeyse terk edilmiş durumda olan, siyah daktiloları birer mezar taşı kadar yüksek, bayat tütün kokan bir kağıt labirenti. Yerde pis bir muşamba, pencere yok: Elektrik ışığı sarı, ucuz ve acımasız. Bloat, Jesus College’dan eski dostu Teğmen Oliver (“Dörtnala”) Mucker-Maffick’e tahsis edilen ofise bir göz atıyor. Etrafta kimse yok. Dörtnala ve Yanki öğle

yemeğindeler. Güzel. Hadi bakalım eski kameramızı çıkaralım, şu akrobat lambayı açalım, şimdi de reflektörü tam şöyle bir doğrultalım…

Tüm ETO5 boyunca buna benzer, sadece üç kirli, solmuş krem rengi fiber levha duvar ve kendine ait bir tavanı bile olmayan bölmeler olmalı. Dörtnala burayı Amerikalı bir meslektaşı olan Teğmen Tyrone Slothrop ile paylaşıyor. Masaları birbirine dik açıyla duruyor, bu yüzden yaklaşık 90 derecelik gıcırtılı bir dönüş yapmadan göz teması kurmak imkansız. Dörtnalanın masası derli toplu, Slothrop’unki ise tam bir rezalet. 1942’den beri orijinal ahşap yüzeyine kadar temizlenmiş değil. Eşyalar en dibe dikkatle serpiştirilen bürokratik bir smegma6 tabakasının üzerinde kabaca katmanlara ayrılmış; milyonlarca küçük kırmızı ve kahverengi silgi artığı, kalem tıraş çöpleri, kurumuş çay veya kahve lekeleri, şeker ve süt tozu kalıntıları, bolca sigara külü, daktilo şeritlerinden kopup fırlamış ince siyah döküntüler, çürüyen ciltleme tutkalı ve toz haline gelmiş kırık aspirinler. Sonra bir yığın ataş, Zippo çakmaktaşları,lastik bantlar, zımba telleri, sigara izmaritleri ve buruşturulmuş paketler, tek tük kibritler, raptiyeler, tükenmez kalem uçları, aralarında bulunması zor günçiçeği moru ve çiğ kehribarın da olduğu her renkten kurşun kalem artıkları, tahta kahve kaşıkları, Slothrop’un annesi Nalline’in ta Massachusetts’ten gönderdiği Thayer marka kaygan karaağaç boğaz pastilleri, bant parçaları, sicimler, tebeşirler geliyor… Bunların üzerinde unutulmuş muhtıralar, boş devetüyü rengi karne defterleri, telefon numaraları, cevaplanmamış mektuplar, yırtık pırtık karbon kağıtları, aralarında “Johnny Doughboy İrlanda’da Bir Gül Buldu”nun da olduğu bir düzine şarkının karalanmış ukulele akorları (Dörtnala, “Oldukça şık düzenlemeleri var,” diye bildiriyor, “bir nevi Amerikalı George Formby7, eğer böyle bir şeyi hayal edebilirsen,” ama Bloat hayal etmemeye karar vermiş), boş bir Kreml saç toniği şişesi; bir Weimaraner köpeğinin kehribar rengi sol gözünü, bir elbisenin yeşil kadife kıvrımlarını, uzak bir bulutun grimsi mavi damarları, bir patlamanın turuncu halesini (belki de bir gün batımı), bir Uçan Kale’nin (B-17 Bombardıman Uçağı) gövdesindeki perçinleri, somurtkan bir takvim güzelinin pembe iç bacağını gösteren farklı yapbozların kayıp parçaları…G-2’den8 birkaç eski haftalık istihbarat özeti, kopmuş ve kıvır kıvır olmuş bir ukulele teli, çok renkli yapışkanlı kağıt yıldız kutuları, bir el fenerinin parçaları, Slothrop’un ara sıra bulanık pirinç yansımasını kontrol ettiği Nugget ayakkabı cilası kutusunun kapağı, koridorun sonundaki ACHTUNG kütüphanesinden alınan birkaç referans kitabı —teknik Almanca sözlüğü, bir Astsubay Özel El Kitabı veya Şehir Planı— ve genellikle, eğer araklanmadıysa veya çöpe atılmadıysa, bir yerlerde Slothrop sadık bir okuyucusu olduğu Dünyanın Haberleri gazetesi de bulunur.

Slothrop’un masasının yanında, Bloat’un şu an minik kamerasıyla fotoğraflamakla olduğu, duvara iliştirilmiş bir Londra haritası var. Postacı çantası açılınca bölme, pişmiş muz kokusuyla dolmaya başlamış. Bunu örtmek için bir sigara yaksa mı? Burada hava pek de sirküle olmuyor, birinin içeri girdiğini anlarlar. Dört poz çekmesi yetiyor; klik zıp klik, ah bu işte ne kadar da becerikli hale geldi—biri içeri dalarsa kamerayı hemen çantaya atar, vıcık vıcık muzlu sandviçten yastık hem onu ifşa edecek sesi, hem de G-kuvvetinin vereceği zararı önler. Bu küçük macerayı finanse eden her kimse, renkli film için paraya kıyamamış olması ne kötü. Bloat, bunun bir fark yaratıp yaratmayacağını merak ediyor ama bunu sorabileceği kimseyi tanımıyor. Slothrop’un haritasına yapıştırılmış yıldızlar mevcut tüm spektrumu kaplıyor; gümüş renginden başlayıp (“Darlene” olarak etiketlenmiş), Gladys’le (yeşil) ve Katharine’le (altın) bir takımadayı paylaşıyor; gözler Alice, Delores, Shirley ve birkaç Sally arasında gezinirken—buralar çoğunlukla kırmızı ve mavi—Tower Hill yakınlarında bir küme, Covent Garden civarında mor bir yoğunluk, Mayfair ve Soho’ya, oradan Wembley ve Hampstead Heath’e kadar uzanan bulutsu bir akış… Her yöne doğru uzanan bu parlak, çok renkli, yer yer dökülen bir gökkubbe; Carolineler, Marialar, Anneler, Susanlar, Elizabethler.

Ama belki de renkler sadece rastgeledir, şifrelenmemiştir. Belki de o kızlar gerçek bile değildir. Bloat, haftalarca süren üstü kapalı sorulardan sonra (okul arkadaşın olduğunu biliyoruz ama onu işin içine dahil etmek çok riskli) Dörtnala’dan sadece şunu rapor edebildi: Slothrop bu harita üzerinde çalışmaya geçen sonbaharda, ACHTUNG için roket-bomba felaketlerini incelemeye gittiği sıralarda başlamıştı —belli ki ölüm mekanları arasındaki yolculuklarında kız peşinde koşmaya ayıracak vakti bulabiliyordu. Eğer birkaç günde bir o kağıt yıldızları oraya yapıştırmasının bir sebebi varsa da, adam bunu açıklamamıştıı —böbürlenme amacıyla yapılmış gibi de görünmüyor; haritaya şöyle bir göz atan tek kişi Dörtnala, o da daha çok cana yakın bir antropolog edasıyla yapıyor bunu: “Zararsız bir Yanki hobisi işte,” diyor dostu Bloat’a. “Belki de hepsinin çetelesini tutmak içindir. Oldukça karmaşık bir sosyal hayatı var,” ve bunun üzerine Lorraine ve Judy’nin hikayesine, homoseksüel polis memuru Charles’a ve nakliye kamyonundaki piyanoya ya da Gloria ile onun çekici annesini içeren tuhaf maskeli baloya, Blackpool-Preston North End maçı üzerine girilen bir sterlinlik bahise, “Sessiz Gece” şarkısının müstehcen bir versiyonuna ve imdada yetişen bir sise dair hikayelere dalıyor. Ancak bu masalların hiçbiri, Bloat’ın rapor verdiği kişiler açısından gerçek anlamda aydınlatıcı değil… Pekala. Şimdilik işi bitti. Çantanın fermuarı çekildi, lamba kapatıldı ve yerine çekildi. Belki Dörtnala’yı Snipe and Shaft’ta yakalamak için vakit vardır, dostane bir bardak bira için zaman bulunur. Galoşlu kızlardan oluşan bir akıntıya karşı, o zayıf sarı ışığın altında, sunta labirente geri dönüyor; ilgisiz Bloat gülümsemiyor, fingirdeşmeye vakit yok görüyorsun ya, hala teslim etmesi gereken bir paket var bugün…

2.Kısım İkinci Yarı

4.Kısım İİk Yarı

  1. Eski bir pastil markası ↩︎
  2. Londra’da eski bir kuyumcu ↩︎
  3. Müttefik Seferi Kuvvetleri Yüksek Karargahı ↩︎
  4. Kadın Yardımcı Birliği ↩︎
  5. Avrupa Harekat Alanı ↩︎
  6. Yağ ve vücut salgılarının genital bölgede birikmesi sonucunda oluşan ölü deri hücreleri ↩︎
  7. İngiliz Şarkıcı ve Ukulelelist ↩︎
  8. İstihbarat Başkanlığı ↩︎

Yorum bırakın