Değişmişti duvarcı günler geçtikçe, insanlar gittikçe. Ne yapacağını bilmiyordu. Başından beri ilk kez böyle kalmıştı. Duvar yapıyor muydu, farkında bile değildi. Normal bir hayat yaşadığını düşünüyordu herkes, hatta kendisini bile kandırabilirdi gündüzleri. Gidip geliyor, ara sıra gülümsemeyi bile başarıyordu. Ama geceleri? Ne yapacağını bilememişti özellikle ilk gece. İçerisinden bir şeyler gitmişti, duvarı paramparça olmuş kalmıştı.… Continue reading Duvar Yazıları-40
Yazar: Erhan
Tekrar
Tekrar başlamak istiyorum sessizce Gözlerimi kapayıp ödevimi yapmak Tekrar etmek istiyorum baştan sona Dünyanın elimden gelen tarafını Göz yaşı dökmek ya da dans etmek Yalnız, küçük bir kız çocuğu gibi Tek özlediğim baharın gelişi Tekrar gelsin istiyorum bahar Dans etmeyeceğim bir daha nasılsa Oblivion çalsa da sabahtan akşama Yağmur çisele de senin sokaklarında Ağlamayacağım bizim… Continue reading Tekrar
Saçma Sapan Şeyler – Alice
Lucy, Mary, Linda, Annie, Liz, Alice... Alice... Alice ismi her zaman duraklatır insanı, geçmişe döndürür. Okuduğunuz o kitabı, izlediğiniz çizgi diziyi, Johnny Depp'in oynadığı o filmi ya da o harika olduğu söylenen o garip yeri hatırlarsınız bir. Hangi yaşta olursak olalım çocukluğumuza etki etmiş bir karakterdir sonuçta Alice. Ama şöyle bir şey vardır Alice'le ilgili. Diğer… Continue reading Saçma Sapan Şeyler – Alice
Saçma Sapan Şeyler – Gatsby
İnternette Oscar ödüllerine bakarken alt sıralarda gördüğümüz ve fazla dikkat etmediğimiz "En İyi Uyarlama Senaryo" kategorisi, aslında edebiyat ile sinemanın kesiştiği nadir noktalardan biridir. Eskiden beri sinemacılar edebiyat tutkunlarına hitap edebilmek için, o çok sevdikleri kitapları filme uyarlamayı kendilerine görev addetmişlerdir. Bu bazen çok satan bir kitabın rüzgarından para kazanmayı istemek şeklinde olur, bazense hayranı… Continue reading Saçma Sapan Şeyler – Gatsby
Rüyaları Boyamak
Geceleri siz uyurken o kocaman evlerinizde Ben çıkarım çekmecenizden gizlice Ay girerken perdedeki boşluktan sinsice Girerim ben de, en mahrem yerinize Her beyin farklı, her düş başka bir macera Çoğunlukla mutsuzsunuz, karanlık her yer ama Geceleri siz boğuşurken rüya canavarlarınızla Ben boyarım öykünüzü hızlıca Turuncu, yeşil, mavi, en çok da pembe Mutsuz sonları hiç sevmiyorsunuz… Continue reading Rüyaları Boyamak
Kusursuz Cinayet Yoktur
En güzel kaybeden ben olacağım diye söze başladı evli olan. Saçları kızıl hayatı sırlıydı. Tam bir kızılderili olabilirdi birkaç yüzyıl önce farklı bir kıtada doğmuş olsaydı. Beckett benim için söylemiş sanki dedi sonra. Altına çalan kahverengi çalıyordu gökyüzünde ve evli/kızıl olan bu haftaki orkestra içinden seçmesi gerekenleri düşünüyordu. Finlandiya'ya hiç gitmemişti ve gördüğü güneşler hep… Continue reading Kusursuz Cinayet Yoktur
Saçma Sapan Şeyler- Divina Commedia
Çok bilinen ama okunmayan kitaplar bölümünde bu gün Dante'nin ölümsüz eserini irdelemeye çalışacağız. İlahi Komedya ya da Dante; Türk insanının (sokaktaki adam) karşısına ilk olarak Cahit Sıtkı Tarancı'nın "35 Yaş" şiirinde çıkmıştır. "Dante gibi yolun ortasında olmak" sözünün daha sonra bir çok kez ilgili ya da ilgisiz olarak kullanılmasına karşın, yazar/şairin en büyük yapıtı İlahi… Continue reading Saçma Sapan Şeyler- Divina Commedia
Serbest Düşüş
Neden kabullenmek istemiyorum hayata dair olan şeyleri. Tek başına göğüslemek zor geliyor değil mi? Tek tek yok ediyorum sevdiğim her şeyi. İyi ve güzel olan her şey dibe doğru iniyor benimle birlikte. Arada benden kurtarabilenler var tabi kendini, şanslı insanlar. Hala beraber indiğimizi düşünsem de ben onlarla, çok uzak bir dünyada yaşıyorlar onlar artık. Sadece… Continue reading Serbest Düşüş
Saçma Sapan Şeyler – Breakdown
Tek kişinin isminin ön planda olduğu müzik grupları oldum olası itici gelmiştir bana. Bon Jovi'nin bazı şarkıları gayet güzel evet, ama en azından zamanında Axl gibi güzel bir isim koysaydı grubuna daha az piyasa işi olurdu gibi geliyor bana. Bu düşüncem, bir parça büyüyüp Amerikan müzik endüstrisinin içyüzünü az da olsa öğrenince azaldı tabi ki.… Continue reading Saçma Sapan Şeyler – Breakdown
Cumartesi Bitmeden
Bilmediğim bir şarkı çalıyor, Cumartesi- bugün cumartesi, günlerin en can sıkıcısı. Bitemedim hala, bir parça yanıyorum hala köz köz. Korkuyorsun fark ediyorum hemen. Geçmişin büyüklüğünden korkuyorsun. Geleceğin belirsizliğinden korkuyorsun. Benim deliliğimden korkuyorsun. Haklısın, ben de korkardım, yağmur gibi. Beyazsın benim yanımda- konuşmak istemiyorsun. Kırmızı kartonlar var üzerinde, umarım ağlamıyorsun. Rahatladın mı, öldün mü bilmiyorum- görmüyorum… Continue reading Cumartesi Bitmeden









