Kaç Kişi Gerek Ölümü Yenmek İçin

Ölüm vardı başlangıçta Katışıksız ve en sessiz olan Çıkışı arayan beceriksiz fareler gibi Yok oluşun sınırlarında yürüyorduk anlamadan Kapı sandığımız her gölge Ayaklarımıza yeni prangalar takıyor Gözlerimizi farklı hislere alıştırıyordu Tek bilinen umutsuzluk Ulaşılmak istenense boşluktu Kimsenin hayal edemeyeceği kadar derin Ama bir o kadar da anlamsız bir boşluk Ben aralarında en zayıf olanı Nasıl… Continue reading Kaç Kişi Gerek Ölümü Yenmek İçin

Orta Yaşta Uzun Cümleler Kurmamalı İnsan ya da Boş Hayat

https://www.youtube.com/watch?v=a5uQMwRMHcs Uzun cümleler kurmak istemiyorum artık Baş aşağı durmak da tehlikeli benim için Kalbim kaldırmıyor cumartesi gecelerini fazla Erken yatmam gerekiyormuş galiba fazla yaşamak için Yasak ilişki diyorlar senin için bana Unut diyorlar, o sadece başka bir zevk kaynağı Kahraman olmak neyimeymiş benim Çok yaşamazlarmış zaten onlar Akşamdan sabaha belki sadece mutluluk Bu yaşlarda yapılanlar… Continue reading Orta Yaşta Uzun Cümleler Kurmamalı İnsan ya da Boş Hayat

Bir Gün Anladığını Sanırsın

Anlamaz insan aslında Anladığını sanır sadece Olan biten, geçen gideni Sevip terkeden, sevmeden yaşayan Can yakan, anlamsızca çevrende dolaşan Olmasını istediğin halde farklı nefes alan Sessiz haykırışlarını Ya da sadece neden yalnız kaldığını Anladığını sanırsın sadece Etrafındaki duvarları örenleri tanıdığını Gözyaşlarını duyanların bağışladığını sanırsın Etrafına boş gözlerle bakarken bşir gün Ümit Yaşar okur ve Her… Continue reading Bir Gün Anladığını Sanırsın

Güneşle Giden

Döşemelik kumaşların daha yeni başladığı zamanlardı Her adımını özenle ve deliksiz başlıklarla saydığım İsa geldi ve ol dedi arkamdaki binlerce anahtara Şarkı söylemeye başladık onca itiraza rağmen hepimiz Paris savaştan yeni çıkmış üzgün ve bekar Asgaard nereden bulaştıysa baştan kokuyor en azından Gözlerimizin önünde eriyen gençliğinden eser yok Hiç biri, kimse gibi birisinin etkisinde kalmamış… Continue reading Güneşle Giden

Bugün Perşembe

Bugün perşembe Bir şeyler olması lazım belki Eskiden olduğu gibi Güzel bir şeyler hissetmem lazım Kader, aptallık, ne denirse densin Ne istediğini bilememek bile olabilir Şımarıklık ya da Ama bugün perşembe Ve ben aynıyım dünle Aynı gökyüzüne bakıyorum Aynı zamanda kapanıyor gözlerim En az dünkü kadar ölüyüm yine En az dünkü kadar yalnız Artık istemiyorum… Continue reading Bugün Perşembe

Susmak Lazım Ara Sıra

Bazen bir an geliyor hiçbir şey söyleyemiyor insan, insan olduğunun, güçsüz olduğunun farkına varıyor acımasızca. Dünyadaki her şey dönüyor etrafında, o duruyor ama. Basit birisi olduğunu anlıyor eninde sonunda. Bunların daha güzel günleri olduğunun bile bilincinde artık. Her şeyin her zaman kötüye gittiğinin olduğu gibi. Fibonacci sayıları gibi tüm hayat. Katlanarak büyüyor sorunlarımız, tahmin edilir… Continue reading Susmak Lazım Ara Sıra

Sıcak ve Issız

Saatlerce sıcak ve ıssız Sadece kendisine ayrılmış gibi Farkında mucizeleri alamayacağının Bekliyor ama umudunu kaybetmeden Bozmuyor moralini herşeye rağmen Orada hala avcı, arayan gözleri Sıcak ama pes etmemiş daha Tek bir ışık yeterli bekleyenlere İkisi de vermiyor ama Hareketsiz geçen saatler Sıcak ve yalnız Yüzyılların ataleti gibi Olmamalı belki diye düşünüyor avcı Teslim olmam gerek… Continue reading Sıcak ve Issız

Gözler

Gözlerde görünüyor her şey zaten İlk ateşin düştüğü günden beri her şey Sürprize yer yok içlerinde Ya da başka bir şarkıya bu gecenin olmayan Gözler, ruhun aynası- yalan makinesi Ayrılamadığım bir türlü Unutamadığım, uyuyamadığım düşünmeden Kaderim, inanmasam da Dönüşüm, olmam gereken nokta Hayallerimde özgür oluyorum bazen Rüzgar kadar hafif, dolaşıyorum rüyalarda Bir koku geliyor sonra,… Continue reading Gözler

Neden?

Neden rüzgar bu kadar korkak Yıkıp gitmek varken onca yılı Bizimle uğraşıyor başkası yokmuş gibi Bütün kemikleri titretebilecekken Neden tek amacı gözyaşlarımızı kurutmak Neden zaman bu kadar bağnaz Hep bir ölü toprağı var üzerinde Günler acımasız, saniyeler sevgisiz Her şey olması gerektiği gibi tekdüze Neden imkansız olmalı her şey biraz Neden sabahlar bu kadar umutsuz… Continue reading Neden?

Bana Kadar Şiir

Geceninki kadar mavi Işığınki kadar zengin Bir piyano tuşu kadar renkli Bir çocuğun elbisesi kadar sarı Güneş kadar etkisiz Ama sımsıcak kadar bunaltıcı Gökyüzü kadar insancıl İnsan kadar yalnız Herhangi biri kadar yalnız Yalnızlık kadar alışık Bir yol kadar uzun Günah kadar kısa Aşıklar kadar umutsuz Umut kadar kimsesiz Kelebekler kadar sessiz Şehir kadar değişken… Continue reading Bana Kadar Şiir