Dedektif Komikleri

hiç girmek istemiyorum, şeytan bile uğraşmıyor onlarla artık. Elindekiler çoğalınca satan olmuş , özüne dönmüş o da. Kötü esprinin doğasını araştırıyormuş bir de. Neden insanlar böyle şeylere çok takılıyor diye az dolanmadı etrafımda. Ama en fazla alıcısı olan dediğim gibi altıncı his bugünlerde. Singapur'daki tanrıların oğullarına yaptıkları sünnetlerde en çok onlar takılıyormuş. Arz talep dengesi… Continue reading Dedektif Komikleri

Beyaz Geceler – 2

      Akşam oldu, gece hatta. Kararsızlığın o tatlı bilmezliğinde yuvarlanıyorum yavaşça. Tam sıkıntı baremini aşacakken aydınlanıyor hava. Niye aydınlandı diye televizyona bakıyorum, saati göstermiyor bana. Kızıyorum, survivor var oysa- survivor'a kızılmaz, o kızar insanlara. Ben de klasik yollara mecbur kılındığım için kötü kötü düşünerek telefonuma bakıyorum. Elektrikler kesilmiş galiba- çalışmıyor saati, sadece bildirimler var, 1990'larda… Continue reading Beyaz Geceler – 2

In-A-Gadda-Da-Vida

   Tek başınaydı adam kendini bildiğinden beri. İstediği her şey veriliyordu. Geçen gün sırf bunu denemek için bir su aygırı istemişti üstüne binmek için. 10 dakika sonra üstündeydi. Gözdesiydi O'nun, biliyordu. Uçan teyzeler, değişik yaratıklar vardı etrafında. Her gün istediği her şeyi yiyebiliyordu. Tatlı, sebze , meyve işte ne aklına gelirse. Hiç sönmeyen bir mangal… Continue reading In-A-Gadda-Da-Vida

Boğazda Bir Pazar Sabahı

Soğuk, sert bir rüzgar esiyor. Burnumu dolduran deniz kokusu. Klasik Çanakkale kışı. Sabahki sis dağılıyor yavaş yavaş. Saçma bir gemi geçiyor boğazdan. Durup bakıyorum. Normalde gemilere bakıp hayal kurmak yaptığım şey değil. Bakıyorum bu kez ama. Standart sabah sıkkınlığı var; iş, güç, aile, saçma şeyler. O gemide düşünüyorum kendimi, hiç bir farkımın olmayacağına eminim ama.… Continue reading Boğazda Bir Pazar Sabahı

Neyi Bilebiliriz?

Neyi bilebiliriz normalde gerçekten? Gördüklerimizi mi, duyduklarımızı, yaşadıklarımızı, bize anlatılanları? Bize gösterilenleri? Ben doğduğum günü biliyorum. Emin miyim,evet. Neden eminim bu kadar ? Bilmiyorum. Orada mıydım? Bilinç olarak sanmıyorum. 1492'de keşfedildi Amerika. Nereden biliyorum, nasıl inanıyorum 500 yıl öncesinin bana yutturulan bilgilerine?  Bugün hava çok soğuk. Nereden biliyorum? Güvenebiliyor muyum duyularıma gerçekten? Çevremdeki insanların duyularına?… Continue reading Neyi Bilebiliriz?

Son Giden

"Bundan sonra ne yapacaksın" dedi, Süleyman. "Sen beni biliyorsun kalamam buralarda" dedim. Kalamazdım gerçekten de, gitmem lazımdı buralardan. Nereye, nasıl bilmiyordum. Ama gidecektim, kaçacaktım ya da, onu biliyordum. Tek ihtiyacım olan üstümde gezecek bir mouse okuydu. Tek başıma hareket etmeyecektim herhalde. Eski model bir macera oyununda olmayı düşünmek daha çok hoşuma gidiyordu. Guybrush Threepwood gibi… Continue reading Son Giden

İki Kişilik Diyaloglar

- Malları İspanyola yolladıktan sonra Kurt Halil'i göreceksin - Aç karnına mı tok karnına mı - O söyler sana, ama sakın hız sınırını aşma, sollamak için de olsa aşma. Önemli bu - Ambulans olursa sollarım ama - Hayır ambulanslar çıkmayacak o yola zaten, hepsi ayarlandı - Aynadan okunanlar da mı - Aynadan okunanlar da -… Continue reading İki Kişilik Diyaloglar

Aynalı Hikayeler- 3

Hiç sevmiyorum onu. Geçen ay gördüm ilk kez. Hani şu yerlerde gezmeme, hapishanemden çıkmama ilk kez izin verdikleri gün. Nasıl sevinmişti koca aptal, yerde ilerliyorum ya. Kadının da ödü kopmuştu bir yere çarpıcam diye. Neyse kazasız belasız ilerlerken çıktı karşıma aptal cüce. Benim gibi yerdeydi o da. Salak salak bakıyordu bana. Tabi fazla uzağı göremiyorum,… Continue reading Aynalı Hikayeler- 3

Kestirme

"Bilimkurgu mu? Hiç anlamam" dedi Kartal. Nerden çıkarmıştı şimdi sevgilisi böyle bir yarışmayı ki. Ara sıra bir şeyler karalıyordu, Sinem'in çok beğendiği, ama bilimkurguya hiç girmemişti. "Yok be kızım " diye devam etti, "Ben kim, bilimkurgu kim, hem öyle yarışmalarda kazanacaklar bellidir şimdiden. Hayatını buna adamış insanlar var sonuçta". Ne kadar ısrar ettiyse de Sinem,… Continue reading Kestirme

Hayatın Anlamı

Hayatın anlamı üzerine çok düşünen biriyim desem yalan olduğunu anlarsınız, beni bilen biriyseniz eğer. Çünkü çok uzun zaman önce fark ettim hakkında binlerce yıldır kafa patlatılan bu sorunun cevabını. Yazıda flashback yapabilme kabiliyetine sahip birisi olsaydım, doğduğum ana, o ebenin kıçıma şaplak vurduğu (Doktor gelmemiş bana) o muhteşem ana dönüp, kavrayışımı açıklayabilirdim size (Bu tekil… Continue reading Hayatın Anlamı