Gına gelirse ardı arkası kesilmeyen şiirlerdenBunaltırsa karşındaki bitmek bilmeyen sempati gösterilerindenHala bir şey söylemeye çalışıyorsa hiç bir şey bilmedenUyarmak gerek ahmağı, kendini sonsuza dek tüketmedenSadece aptalca davrananlar mı hatalı bu hayattaOnlar mı çekecek sevmenin- azalmanın- yokolmanın acısınıÇoğunluk mu her zaman kazanmak mı zorundaGerçekten önem vermek mi sadece kaybedenlerin hatasıHerşeye rağmen bir rüyada yaşıyosa insan, uyanmak… Continue reading Bir Ahmağın Manifestosu
Ay: Mayıs 2017
Sinekkuşu ya da Rüzgar Olmak
Sıkıntıyla kıpırdanıyordu olduğu yerde adam. İlk defa böyle bir yere gelmişti. Çok izlemişti dizilerde, filmlerde. Ama nasıl olacağını bilmiyordu gerçekten bu işin Türkiye'de. Her şeyimizle özenti bir ülkeyiz diye düşündü, psikologlarımız neden farklı olacak ki. Irvin Yalom kitaplarını hatırladı. Yo Divan'ı değil, o son dönemde yazdığı genellikle yaşlılıklarla ilgili olan psikozları anlattığını. Neydi adı. Hatırlayamadı.… Continue reading Sinekkuşu ya da Rüzgar Olmak
Bilinmeyen Bir Şey -28
10 GÜN ÖNCE S - Sunucu AÇASÜKDS - Atakule'den çekilmiş Ankara Silüeti Üzerinde Konuşan Davudi Ses T - Turgut Bey BGMMFBBMG- BGM Meteorolojik Felaketler Birim Başkanı Melike Güngören GBYY - Gizli Bir Yabancı Yetkili GKBŞ- Geçmişten Karanlık Bir Şahıs GKBBŞ- Geçmişten Karanlık Başka Bir Şahıs S- İyi akşamlar, Batı Ankaranın Güçlü Kanalı , Batı Ankaranın… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey -28
Palyaço Balığı ile Deniz Anemonu
Sonsuz reenkarnasyonlarımın birindeBir akvaryumda balık olarak yaşamıştımJapon, melek ya da pirana değilTopu topu palyaço balığı olarak kalmıştımKısa olurmuş hafızası palyaçolarınTıpkı ömürleri gibi akvaryumdaki komik balıklarınHayal ederken bir sonraki akşam yaşayacağım eviKurbanı oldum az gelişmiş gözlüklü bir şişmanınEğer siz de bolca gelip gittiyseniz dünyayaAşinasınızdır buradaki kozmik bekleme odasınaHürrem Sultan ve Gregor Samsa ile oturupGidecek canlılara bakarsınız,… Continue reading Palyaço Balığı ile Deniz Anemonu
Evcilik
Yapamazsın demiştin, istesen de sevemezsin beniBenimle oynar mısın çalıyordu tv'deOlsun oynarım demiştim, gerek yok kiBüyüyünce severiz birbirimiziYok demiştin, ben büyüyünce kimseyi sevmeyeceğimSen seveceksin, öpeceksin Evleneceksin belki, işe gideceksinÇocukların bile olacak hatta, öpeceksin yaO yüzden öpme beni oyun bile olsaKızmıştım, ama peki demiştim sonundaEvcilik oynayınca nasıl öpmez ki insanOlsun çocuk da ne olur dedim bir anBozuldu… Continue reading Evcilik
Neden Saçma?
Bazen soruyorlar okurlarım, neden gerçekleri yazmıyorsunuz diye? Yok, ben yalan söylüyorum hep. Bana soru soran yok, benim bir okurum da yok zaten. Sadece o gazetelerde, dergilerde, kitaplarda, işte başka yerlerdeki yazarlara özeniyorum ben. Yazar olsam kesin okurum olurdu diyorum. Onlar da zeki olurlardı, beni okuduklarına göre ve böyle sorular da sorabilirlerdi elbette. Neden saçma? Gerçek… Continue reading Neden Saçma?
Duvar Yazıları – 33
Duvarcı kaldığı yerden çıktı, duvarının yanına gitti. İşine başlamadan önce kulaklığını taktı, dinleyecek bir şeyler açtı. Elektronik değil, ama klavye ile kemanın uyumunu seviyordu. Yok elektroniği de sevdiği zamanlar vardı. O eski güzel zamanlar. Duvarına henüz başladığı yıllar. O günlerde kemancıların damda, müzik de henüz dünya üzerindeydi. Her önüne gelen bir şeyler çıkarmaya çalışmazdı. Çoğu… Continue reading Duvar Yazıları – 33
Sen Şarkı Söylerken
Sen şarkılar söylerken öyle uzakta tek başınaBen burada dinliyorum seniBilmiyorsun beni , fark etmiyorsunBilsen utanırsın belki, söyleyemezsinBen de söylemiyorum o yüzdenSen söylüyorsun ben dinliyorumHer sevgilim dediğinde ben üstüme alınıyorumHer yaş geldiğinde gözünden ben de ağlıyorumHer kaçırdığında sözleri koşup yakalıyorumGetiriyorum sanaBaşımı okşuyorsun, seviniyorumVe her ara verdiğinde nefes almak içinÖpüyorum dudaklarınıİşte o zaman hissediyorsun beni, kıpkırmızı oluyorsunBaşka… Continue reading Sen Şarkı Söylerken
Hiç Bir Şey Gerçek Değil
Yürüyoruz seninle gece yarısı sonsuzluğaYolda bizden başka kimse yok sandığımız andaFarklı arabalar geçmeye başlıyor yanımızdanKimi uzun limuzin ya da cenaze arabası gibiKimi kaplumbağa, kimi tilkiYürüyoruz hala istifimizi bozmadanSen rakı içmişsin biraz, ben brendyİkimiz de biliyoruz hiç bir şey gerçek değilSonsuzluk da yok gece deBir tek arabalar var yanımızdan vızır vızır geçen Onlar da yüz vermiyor… Continue reading Hiç Bir Şey Gerçek Değil
Adın Ne?
Zafer, Edasıyla oturmuş bilgisayar karşısındaZafer kutusunun değişik versiyonlarını dinliyor Gözlerindeki zafer kazanmışlık onun suçu değil ki Edaları da yersiz evet, yaşına uygun amaBize isim verenler sorumlusu yaptıklarımızın belki deDüşünmüyor muydu köşedeki façalı adamın babasıBugünleri, zamanında ona Mahmut adını koyarkenYa bilmiyor muydu Dürdane'nin annesiDürdane'nin 18'ine gelmeden koca dayağını tadacağınıİsimlerimizle varız hepimiz - eksik ya da fazlaBen… Continue reading Adın Ne?









