Bir adım , bir adım daha, irkiliyorsun suyun dokunuşuyla
O eski karpuz kokusu (çimen diyorlar şimdilerde) arkalarda kaldı
Sivrisinekler de öyle
O eski sevda kafandan ayrılmıyor bir türlü ama
Güneş düşmeye başlamış karşında hiç de yavaş olmayan bir şekilde
Bir iki beceriksiz kale ve yüzlerce gevşek beden arkalarda önemsemiyor seni
Tepende Waldo’yu arayan bir çift göz hızla geçiyor üstünden
Siyah filler, beyaz atla , bir adım daha
Bırakıyorsun kendini yeryüzüne nam’ı diğer okyanusa
Siroko diyorsun kendi kendine yüzüne vuran için
İşin aslı sen de bilmiyorsun neyin en olduğunu
Nerede olduğunu
Tam şu anda, tam şurada bırakılacak insan mıydım ben diyorsun
Çok olmuş oysa her şey için
Güneş hala gülümsemesine rağmen karşında
Kaç tane kara kedi geçti sen girene kadar kim bilir
Senin de gülümsemen gerekiyor belki
Gitme diye bağırmak
Ya da nerede olduğunu önemsemek yerine
İki yıl önce böyle değildi evet tam olarak
Suya ellerini batırıyorsun
O zaman alacağın çiçeği seçiyordun belki de
Onun da seni sevdiğini düşünüyordun
En azından bir geleceğin olduğunu düşünüyordun
Birisine anlatabileceğin
Su serin, hala ayaktasın, şu saçma okyanusta
Şimdi Akdeniz’de olmak vardı anasını satayım
Kötü insanlar değiliz demişti
Şimdi niye mezarına yürür gibi hissediyorsun?
Bir kişi sevseydi eğer kalan dünyadan
Bir adım daha, su serinliyor, güneş eğleniyor hala
Sabah daha kolay olurdu belki
Bırakıyorsun kendini, daha boş buralar
Fazla savaş yok kazandığın, sen de biliyorsun
Bırakıyorsun kendini bomboş buralar artık
Düzgün birisi olmak istedim diyorsun okyanusa
Uzaklardan bir se duyuyorsun sanki
Bağırıyorsun, ne yapmamamı istiyorsun diye
İnanmışsın elinden gelen her şeyi yaptığına
Daha ne istiyorsun benden
Bırakıyorsun kendini boşa geçmiş yıllardan sonra
Bırakıyorsun bilmiyorsun ederini
Bırakıyorsun ne olacağını bilmeden
Oyunun parçası olman gerekmiyor artık
Bırakıyorsun bir iki damla gözlerinde
Bırakıyorsun kendini
Güneşe doğru