Kaybolan Şiir

Bir dosyam var benim, “Yeni metin belgesi” gibi (adı farklı sadece) . Biliyorum birçok kişinin vardır böyle takıntıları. Sonuçta daktiloyu bıraktı herkes, bilgisayara evrildik bir şekilde Belki de sadece ben, yazım kötü olduğu, çok kötü olduğu için belki de. Evrimle teselli ediyorum belki kendimi. Yazdığım şiirin silinmesini aptallığıma değil de evrime bağlamak daha çok tatmin… Continue reading Kaybolan Şiir

Bekliyorum

Bir ağacın dibine oturduğum geceyi hatırlıyorum, bir öyküdeki yara izini farkettiğim gece. Siyaha doğru düştüğüm başka bir gece sadece ısrarla yeşilin tonlarını gözüme sokmak isteyenler var oysa Bu sadece başka bir hikaye, basit aşka dair, yüce şeyleri içermeyen ya da olabildiğince yüce olan Ceviz incir ağaçlar unutur. Rüzgar oysa, oradan buraya aktarır sevdalıların şarkılarını. İngilizce,… Continue reading Bekliyorum

Kötülük Üzerine Bir Deneme

Madem Eagleton yapmış ben de yapacağım diye atlıyorum hemen. Benim ondan neyim eksik değil mi Oxford’da profesörlük seviyesinde birkaç dalda uzmanlık ya da birkaç kürsü, ukala ukala konuştuğu bir çok kitap ya da .. neyse yani Kenan Evren modunda ben de çizerim diyorum ve giriyorum ben de kötülüğe. “Edebiyat nasıl okunur?”muş, sana mı soracağım nasıl… Continue reading Kötülük Üzerine Bir Deneme

Inferno-1 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

Nel mezzo del cammin di nostra vitami ritrovai per una selva oscura,ché la diritta via era smarrita. Yaşam yolumuzun ortasında karanlık bir ormanda buldum kendimi, çünkü doğru yol yitmişti Böyle çevirmiş Cehennem’in (Inferno) ilk kantosunun ilk üçlüğünü Rekin Teksoy. Evet, başlıyoruz İlahi Komedyaya. Inferno –Cehennem. Tom Hanks’in oynadığı  Yerebatan sarnıcının da olduğu sıkıcı filmi seyrettiyseniz… Continue reading Inferno-1 (Demek İlahi Komedya’yı da Okumaya Niyetlendin!)

Cumhuriyet’e

Günaydın Cumhuriyet. Gerçi sana dede demem lazım galiba ya da nine demem (İki yıl sonra dalya diyeceksin en amiyane tabirle). Aslında puantiyeli elbisesiyle "Liberte, Egalite, Frantelite" diye Fransız bayrağını neşeyle sallayan Republique'nin yanında seni hep bıyıklı bir erkek olarak düşündüm ben. Bıyığının şekli dönemden döneme değişse de o kızgın bakışların sadece doğum günlerinde yumuşuyordu sanki.… Continue reading Cumhuriyet’e

Bilinmeyen Marilyn

Marilyn Monroe’nun yukarıdaki fotoğrafını görmüş ve gülümsemişsinizdir eminim daha önce. Gazeteciler çoğunlukla bir karşıtlık, tezatlık (eş anlamlı kelimeleri böyle kullanmak daha artistik oluyor, pratikte hiç bir olayı olmasa da:) yaratmak için  kullanırlar bu resmi. Edebiyat tarihinin en zor kitaplarından biri bu aptal sarışının elinde! Öyle mi gerçekten? Aptal mı? Sarışın mı? Zor mu kitap? Gerek… Continue reading Bilinmeyen Marilyn

Gece Yarısı Şiiri

Gökyüzünde yıldız yok bu geceOysa Helios o tek yıldızın Hani o benim yıldızımın Üzerine arabasını sürünceHangi eskimo dayanabilirdi artıkGece uyurken söylenen şiirlereDiye başlamıştım bu geceyeKafiyeyse kafiyeÖlçüyse en alasındanBak saydım sekize kadarAliterasyon istesen onu da yapardımAma amatörce ameller amaçsızcaYakıyor yalnız yakındaki yaralarıAslında anlama da fazla takılmamalıNasılsa kafiye desen varYıldız yok amaAy son dördünAyın ilk dördünündeki gibi… Continue reading Gece Yarısı Şiiri

Hayat – Başka Bir Bakış Açısı

Antik çağlardan beri – ilk orta yeni yakın şimdi kısaca her çağda – filozoflar hayat hakkında tartışıp durmuşlar. Nedir hayat, niye? Benim de zamanında bolca girmişliğim vardı galiba konuya. Peki şimdi ne oldu da bununla ilgili – yeniden- ahkâm kesmeye başladım (Ya da başlayacağım)? Bir şey mi değişti eski çağlardan, eski yazılarımdan beri? Bilmiyorum belki… Continue reading Hayat – Başka Bir Bakış Açısı

Hazır mısın?

Her şeyini kaybetmeye hazır mısın?Her gün başka bir kumar oynamayaHenüz başlamadan bitirmeyeYa da sonuna kadar götürmeyeSadece gerçek olanı özümsemeyeYalanlardan ağlar örmeyeBu zamanaın dışına çıkmayaSadece bu kadar mı diye sormayaGüne gülümseyerek başlamayaAkşamları vedaya hazır olmaya hayataHer bıçakta başka bir kırmızı gülHer resimde başka bir gün bırakmaya arkadaBulutların üzerinde uçmayaBekleyip de duyamadığım şeylereVe olur olmaz şarkılara ağlamayaGeceleri… Continue reading Hazır mısın?

Kurt Vonnegut – Mezbaha No:5

Mezbaha No:5, 20 Yüzyıl Amerikan edebiyatının en başarılı isimlerinden biri olan Kurt Vonnegut’un en bilinen, en çok satan romanı. 1000 Kitapta 360 kişi okumuş yaklaşık 190 sayfalık bu romanı. 60-70 binlerin okuduğu Zweig kitaplarıyla karşılaştırınca az geliyor biraz insana. Çeşitli nedenler vardır elbette, pahalı olabilir kitapları telif ücretinden dolayı, ya da Amerikan Edebiyatına olan önyargıyı… Continue reading Kurt Vonnegut – Mezbaha No:5