Yapamazsın demiştin, istesen de sevemezsin beniBenimle oynar mısın çalıyordu tv'deOlsun oynarım demiştim, gerek yok kiBüyüyünce severiz birbirimiziYok demiştin, ben büyüyünce kimseyi sevmeyeceğimSen seveceksin, öpeceksin Evleneceksin belki, işe gideceksinÇocukların bile olacak hatta, öpeceksin yaO yüzden öpme beni oyun bile olsaKızmıştım, ama peki demiştim sonundaEvcilik oynayınca nasıl öpmez ki insanOlsun çocuk da ne olur dedim bir anBozuldu… Continue reading Evcilik
Yazar: Erhan
Neden Saçma?
Bazen soruyorlar okurlarım, neden gerçekleri yazmıyorsunuz diye? Yok, ben yalan söylüyorum hep. Bana soru soran yok, benim bir okurum da yok zaten. Sadece o gazetelerde, dergilerde, kitaplarda, işte başka yerlerdeki yazarlara özeniyorum ben. Yazar olsam kesin okurum olurdu diyorum. Onlar da zeki olurlardı, beni okuduklarına göre ve böyle sorular da sorabilirlerdi elbette. Neden saçma? Gerçek… Continue reading Neden Saçma?
Duvar Yazıları – 33
Duvarcı kaldığı yerden çıktı, duvarının yanına gitti. İşine başlamadan önce kulaklığını taktı, dinleyecek bir şeyler açtı. Elektronik değil, ama klavye ile kemanın uyumunu seviyordu. Yok elektroniği de sevdiği zamanlar vardı. O eski güzel zamanlar. Duvarına henüz başladığı yıllar. O günlerde kemancıların damda, müzik de henüz dünya üzerindeydi. Her önüne gelen bir şeyler çıkarmaya çalışmazdı. Çoğu… Continue reading Duvar Yazıları – 33
Sen Şarkı Söylerken
Sen şarkılar söylerken öyle uzakta tek başınaBen burada dinliyorum seniBilmiyorsun beni , fark etmiyorsunBilsen utanırsın belki, söyleyemezsinBen de söylemiyorum o yüzdenSen söylüyorsun ben dinliyorumHer sevgilim dediğinde ben üstüme alınıyorumHer yaş geldiğinde gözünden ben de ağlıyorumHer kaçırdığında sözleri koşup yakalıyorumGetiriyorum sanaBaşımı okşuyorsun, seviniyorumVe her ara verdiğinde nefes almak içinÖpüyorum dudaklarınıİşte o zaman hissediyorsun beni, kıpkırmızı oluyorsunBaşka… Continue reading Sen Şarkı Söylerken
Hiç Bir Şey Gerçek Değil
Yürüyoruz seninle gece yarısı sonsuzluğaYolda bizden başka kimse yok sandığımız andaFarklı arabalar geçmeye başlıyor yanımızdanKimi uzun limuzin ya da cenaze arabası gibiKimi kaplumbağa, kimi tilkiYürüyoruz hala istifimizi bozmadanSen rakı içmişsin biraz, ben brendyİkimiz de biliyoruz hiç bir şey gerçek değilSonsuzluk da yok gece deBir tek arabalar var yanımızdan vızır vızır geçen Onlar da yüz vermiyor… Continue reading Hiç Bir Şey Gerçek Değil
Adın Ne?
Zafer, Edasıyla oturmuş bilgisayar karşısındaZafer kutusunun değişik versiyonlarını dinliyor Gözlerindeki zafer kazanmışlık onun suçu değil ki Edaları da yersiz evet, yaşına uygun amaBize isim verenler sorumlusu yaptıklarımızın belki deDüşünmüyor muydu köşedeki façalı adamın babasıBugünleri, zamanında ona Mahmut adını koyarkenYa bilmiyor muydu Dürdane'nin annesiDürdane'nin 18'ine gelmeden koca dayağını tadacağınıİsimlerimizle varız hepimiz - eksik ya da fazlaBen… Continue reading Adın Ne?
Aldatma/Aldatılma
Kendimden habersiz otururken belki Dünya benden habersiz, ben hiç kimsedenSen biliyorsun beni amaBelki ondan aldatıyorsunBen daha gözlerini görmedenKaçıyorsun uzaklaraGözlerini de beraber götürüyorsunHer gece nefeslerini takip ediyorum eksik var mı diyeBenden gizli aldığınYa da benim rüyama sakladığınAy da yok, dünya bilmiyor ne olduğunuAldatmış o da besbelli, ama dünya sezdirmiyorBazen bir gözyaşı görüyorum hindistanın dibindeSen benimkini görmüyorsun… Continue reading Aldatma/Aldatılma
Olmamaya Özlem
Bir durup düşünelim. Kişisel gelişim kitaplarında ne çok duyarız değil mi? Onlar, yazarları daha doğrusu, gündelik hayat koşuşturmasında olan bizleri çok iyi tanıdıklarını zannederler. Herkes onların düşündüğü gibidir sonuçta. Herkes her şeyle çok meşguldür. İşlerinden başka hiçbir şeyi önemsemezler. Varsa yoksa işleri sadece. Kendini sevenleri görmezler . Ama artık her türlü problemin sonuna gelmişizdir. Parlak… Continue reading Olmamaya Özlem
İnanmak Başarmaktır
İçeri gir dedi kapıdaki koca gözlüklü adamFazla konuşmadan girdim, tek çarem buydu o andaNormalde söz dinlemem hiç, laftan anlamamBöyle gerek, ciğeri beş para etmezlerin dünyasındaSarı,geniş ve bir o kadar da zengin bir salonEmpati kurmaya çalışırım böyle durumlardaKadını o zaman gördüm ilk, her japon gibi minyonBiliyorum saygılı olmak gerekiyordu aslında o ortamdaKadın bana baktı, ben ona,… Continue reading İnanmak Başarmaktır
Bıktım Dedim Gölgeye
Bıktım dedim gölgemeYo, senden değilBöyle boş boş yaşamaktan Bezginlikten, benim olmayanHayır bezmekten bıktım, bezdirilmektenDüşünememekten bıktım senin kadarDüşünceli olamamaktan yeterinceDüşünceli insanlardan da bıktımHer şey onlarla başlamıştı çünküÇok düşünceli olduklarından hep düşündüler beni Benim kendimi düşünmediğim kadarDüşüncesiz kaldım ben de bunca düşüncenin arasındaSaçmalamaktan bıktımVurmadılar çünkü her saçmaladığımdaGörmekten bıktım her şeyiGöremeyenlerden bıktım beni ve gördüklerimiGörememeyi özleyip bir şey… Continue reading Bıktım Dedim Gölgeye









