“Günah yoktur” dedi kız. Ağlıyordu arkasına bakmadan. Ölü çiçekleri fırlattı ve devam etti yalanına. “Günah yoktur, hepimizin kanatları kırıldı bir kere” Ölüyordu yavaş yavaş, ölüyorduk hepimiz kırılmış çiçekler gibi. Her kitabı, her şarkıyı – özelikle kırılmış şarkıları- her hapishane hücresini okuduktan sonra bile benden daha fazla biliyordu hayatı ve güllerin kokusunu. “Bir şey vardı, evet.… Continue reading En Yakın ve En Uzak Mesafe
Etiket: Gelişigüzel
örümcekler
örümceklerdünyanın kalbinden her ikisinden deçizdiğin her yuvarlaktasaklı her itirafındakutsalların için değiş tokuş ettiğinher uzun şarkı ya da ömürdaha uzağa götürecekörümcekleryorgun bir ninni sankiayrılırken duyduğumböyle değildi ben çıkarken eritmemişti daha dudaklarındudaklarımı hissedebiliyordumdenizi bırakmıştım kendi halineörümcekleri unutmuştummilyonlarca günü verebilrimyeni olmaz ama kaleler alacak hep filimigüzel yüzler esir edecek mayısısıcak bir esinti dünyanın kalbindenher ikisinden dekafirler hep vuracak… Continue reading örümcekler
Son Kez
Son bir akşam dahaSeni, bütün senleri bir dahaBir daha yaşamak içinAğlamak için bir kere dahaTüm o sıkıcı talimatların üzerindenBanyonun ışığını açık bırakıpSadece inanacaklarımı tekrar edipBir kez daha soğuk ve karanlıkEn karanlık, en soğuk, saçının kokusu,Bir daha önemsemeden dünyayıNe diyebilirim, ne yazabilirimNasıl atabilirim başımdakileriSenin, bütün senlerin adınaBütün katillerimin hatırınaNasıl saklayabilirim son bir defaYalanlarla bulanmış parmaklarımıNotalarla temizlemek… Continue reading Son Kez
Kaçış
Yürüyorum karanlığın içindeGünahlarım bağlı ayaklarıma Suçlarım, fırsatlarım, yasaklarımKış sanki ayaklarımın altındaYolun ortasından, Jüpitere görünmedenİçimdekini biliyorum umarsız Yürüyorum zincir sesleriyleHep böyle mi olacakBaşka tarafa bakarken yukarıdakiKaçacak mıyım yüzleşmedenŞeytanlarımla, kurbanlarımla, kendimleYürüyorum hiçliğin kıyısında Arıyorlar mı bilmiyorum beniO şarkıyı söylüyor mu halaİlk gün ve son gün arasındaki fark kadarO kadar ağır ki prangalarım O kadar ağır akıyor ki… Continue reading Kaçış
Yıkmak İstiyorum
Yıkıp atmakKutsal ya da en temiz olanıBoş, yalnız, daha da yalnızBağımsızlık, kendimlik uğrunaGeri adım atmadan her bir kemiğim adınaAna dilim ve her dilinde şu kuleninYıkmak, parçalamakÇığlıklarını, beyazlarınıayak bileklerinin, rüyalarımıSuçlarımı, yalanlarımı, tüm yalanlarımıSaklandığım şehri, Bitmemiş, kalmamış, kaçtığım her şeyiYok etmek önemsemedenÖnemseyerek ya da,Önemseyerek, daha da küçülerek sürekliNefesimi tutarak bin kere öleneBin kere unutana kadarYıkılması, bozulması gerekeniAptallarla… Continue reading Yıkmak İstiyorum
Yazarken
Düşünüyor insan yazarken- gerçekten bunları benden başka okuyacak kimse var mı diye. Yani laedri olarak gönderebilirim tabii ki her daim dünyaya, ama benim altımda benimle alay etmeden okuyacak, benim yazdığımı bilecek… İşte burada duraksıyor insan. Etrafta başkaları da varken yazmak çok garip değil mi? Sanat sanat içinse yazmak da benim için sadece. Diğer herkesi, ıvır… Continue reading Yazarken
Yazmak İçin
Bu akşam ben Yazmak için yazacağım sadeceİyi insanlardan biri olduğum için Ya da bir amaç uğruna değilSiyah, beyaz, alev rengiYa da içimden geldiği gibi değilGünahlarımdan kurtulmakGeçmişi unutmak için hiç değilBir tek ismim var, unutamamÇok fazla şarkım var amaÇok fazla şiirKesemeyeceğim kadar sicimTek dal sigaram içemeyeceğimAçıklayamadığım onca zamanÖldüremeyeceğim onca benlikBu gece her şeyi soracağımYalnız yazmak için… Continue reading Yazmak İçin
Anlamıyorsun
Ne yaptığını bilmiyorsun, Anlamıyorsun olup bitenden Kullanıyorlar seni çocuk, hissetmiyorsunKaybolacaklar eninde sonundaSenin, benim, akvaryumdaki her japonunHava için çırpınan her canlınınBıkan her şeyin yok olacağı gibiAynı hikayeyi anlatıp duruyorsunÖzgür olduğunu bile düşünebiliyorBağırarak şarkı söylemek istiyorsunAma anlamıyorsun, anlamak istemiyorsunHangimiz istedik ki, sen ben, Jessie JamesMasum olduğuna inanıyor, ara sıra ağlıyorsunRüyalarını anlatmaktan korkmuyorsunAcılarını yazabilecek kadar cesursunÖzgür oluğunu sanıyorsun… Continue reading Anlamıyorsun
Kurtarılmak ya da Dönüş
Statik küçük kafalar içindeYa da batmakta olan bir neslinZarar vermeye eğilimliNe istediğini bilmeyenBilmek de istemeyenYakıp yıkmak istediğimBaşka bir disney filmiBeni artık sevmiyorsun diyenBen yalnızım buradaSen yalnızsın oradaYürüyoruz aynı düz çizginin üstündeUlaşamıyoruz haliyleBambaşka tavşan deliklerindeKendimiz olmaya çalışırkenBen üç yüz on üçüncü Sen iki yüz kırk sekizinci maskedeKime inandığımızı bile bilmeden"İyiyim çok şükür" belki deYa da kör,… Continue reading Kurtarılmak ya da Dönüş
Mahkeme
Eski şarkılar konuştu önceAffedilmeyi dilediler tüm suçlamalardanYarın olmamış, hiç yaşanmamış gibiKüçük kıyafetleriyle dokunulmazlık istedilerYeterince çektimemişler gibi insanlaraBirlikte ama yalnız kalanlar girdi sonra sözeBeni bu kadar seven bir adamaBu kadar seven bir kadına beniRastlamadım demek istediler, diyemedilerAşk bulacak eninde sonunda zaten deyip geçtilerSabah güneşi, o minik aralıktan sızanEpey hazırlık yapmıştı aslında Karanlıktan ve gölgelerden bir de… Continue reading Mahkeme









