Over

https://www.youtube.com/watch?v=CtkvvWOZyWg Bazı şeyler vardır, ta en başından düzensizliğini fark edersiniz. İçinde sizi rahatsız eden bir şeyler vardır. Bu ne dersiniz, ben buna mı kaldım - gitmeliyim buradan. Bakmamalı- dinlememeli- sevmemeliyim bunu. Kaçmak istersiniz ondan, bu bazen bir film olur - Tinto Brass filmleri gibi belki. Bazen bir şarkı olur, bazen bir kitap, bazen de bir… Continue reading Over

Bizi Öldürmeyen Şey

Bizi öldürmeyen güçlendirir demişti.Klişe lafların kraliçesiydiAlışıktım bu laflarına.Önemli olan ileri bakmamız deyince susturdum ama.Yeter dedim anlamlı anlamlı bakıp yüzüne.Ne kaldı ileride artıkÖldük ikimiz de Karar verilecek birazdan nereye gideceğimiz.Ben normalde fazla aldırış etmezdim amaHaberi yokmuş gibi davranmasaydı o da.Sonuçta beni öldürüp intihar eden oydu.Ona bile razıydım daYine başlamasındı artık.Sustu başını öne eğerekBir arabada gidiyorduk, siyah… Continue reading Bizi Öldürmeyen Şey

Orion’lu Şiirler Güzeldir

Her gece yarısı on ikiyi çeyrek geçeİnsan biraz daha yaklaşır düşünmeyeDüşünmeye gereksizi  ve kalmanın biçiminiUzaya da gidemeyeceğini varsayarKaçış yolu binlercedir aslında onun içinAma her biri terk etmiştir on beş dakika önceBaşkasıyla kaçanlar çoğunluktadır rüyalarındaBir hiç için bırakanlar da vardır amaNasıl kendisi için bırakanlar varsa Dünyadaki bir sürü gereksiz şeyi aptalcaOn ikiyi çeyrek geçe insanCehaletinin sınırlarını… Continue reading Orion’lu Şiirler Güzeldir

Bağlı Değilsiniz?

Ekrandaki yazıyı gördüm. Bağlı değilsiniz yazıyordu. Ne zaman gelmiştim buraya? Baktım tekrar bilgisayara. Bağlanmayı sevmiyorum yazdım. Doğruydu, herkesin herkese deli gibi bağlı olduğu bu dünyada böyle kalabilmek istiyordum.  Niye buradaydım ben. Ekrandaki yazı değişti. Bağlanıyor... Olacak mıydı bu kadar seneden sonra? Bağlanabilir miydim gerçekten? Kim getirmişti ki hem beni buraya? Hemen karar vermem gerekiyordu. Dönüşü… Continue reading Bağlı Değilsiniz?

Bir Ahmağın Manifestosu

Gına gelirse ardı arkası kesilmeyen şiirlerdenBunaltırsa karşındaki bitmek bilmeyen sempati gösterilerindenHala bir şey söylemeye çalışıyorsa hiç bir şey bilmedenUyarmak gerek ahmağı, kendini sonsuza dek tüketmedenSadece aptalca davrananlar mı hatalı bu hayattaOnlar mı çekecek sevmenin- azalmanın- yokolmanın acısınıÇoğunluk mu her zaman kazanmak mı zorundaGerçekten önem vermek mi sadece kaybedenlerin hatasıHerşeye rağmen bir rüyada yaşıyosa insan, uyanmak… Continue reading Bir Ahmağın Manifestosu

Sinekkuşu ya da Rüzgar Olmak

Sıkıntıyla kıpırdanıyordu olduğu yerde adam. İlk defa böyle bir yere gelmişti. Çok izlemişti dizilerde, filmlerde. Ama nasıl olacağını bilmiyordu gerçekten bu işin Türkiye'de. Her şeyimizle özenti bir ülkeyiz diye düşündü, psikologlarımız neden farklı olacak ki. Irvin Yalom kitaplarını hatırladı. Yo Divan'ı değil, o son dönemde yazdığı genellikle yaşlılıklarla ilgili olan psikozları anlattığını. Neydi adı. Hatırlayamadı.… Continue reading Sinekkuşu ya da Rüzgar Olmak

Bilinmeyen Bir Şey -28

10 GÜN ÖNCE S - Sunucu AÇASÜKDS - Atakule'den çekilmiş Ankara Silüeti Üzerinde Konuşan Davudi Ses T - Turgut Bey BGMMFBBMG- BGM Meteorolojik Felaketler Birim Başkanı Melike Güngören GBYY - Gizli Bir Yabancı Yetkili GKBŞ- Geçmişten Karanlık Bir Şahıs GKBBŞ- Geçmişten Karanlık Başka Bir Şahıs S- İyi akşamlar, Batı Ankaranın Güçlü Kanalı , Batı Ankaranın… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey -28

Palyaço Balığı ile Deniz Anemonu

Sonsuz reenkarnasyonlarımın birindeBir akvaryumda  balık olarak yaşamıştımJapon, melek ya da pirana değilTopu topu palyaço balığı olarak kalmıştımKısa olurmuş hafızası palyaçolarınTıpkı ömürleri gibi akvaryumdaki komik balıklarınHayal ederken bir sonraki akşam yaşayacağım eviKurbanı oldum az gelişmiş gözlüklü bir şişmanınEğer siz de bolca gelip gittiyseniz dünyayaAşinasınızdır buradaki kozmik bekleme odasınaHürrem Sultan ve Gregor Samsa ile oturupGidecek canlılara bakarsınız,… Continue reading Palyaço Balığı ile Deniz Anemonu

Neden Saçma?

Bazen soruyorlar okurlarım, neden gerçekleri yazmıyorsunuz diye? Yok, ben yalan söylüyorum hep. Bana soru soran yok, benim bir okurum da yok zaten. Sadece o gazetelerde, dergilerde, kitaplarda, işte başka yerlerdeki yazarlara özeniyorum ben. Yazar olsam kesin okurum olurdu diyorum. Onlar da zeki olurlardı, beni okuduklarına göre ve böyle sorular da sorabilirlerdi elbette. Neden saçma? Gerçek… Continue reading Neden Saçma?

Duvar Yazıları – 33

Duvarcı kaldığı yerden çıktı, duvarının yanına gitti. İşine başlamadan önce kulaklığını taktı, dinleyecek bir şeyler açtı. Elektronik değil, ama klavye ile kemanın uyumunu seviyordu. Yok elektroniği de sevdiği zamanlar vardı. O eski güzel zamanlar. Duvarına henüz başladığı yıllar. O  günlerde kemancıların damda, müzik de henüz dünya üzerindeydi. Her önüne gelen bir şeyler çıkarmaya çalışmazdı. Çoğu… Continue reading Duvar Yazıları – 33