O kadar kolay değil yeni bir insan tasarlamak. Öyle Sims'deki gibi yapamıyorsun hemen, biraz uğraşmak gerekiyor. Tabi normal bir insandan bahsediyorum, toplumumuzun en az yarısını oluşturan düz prototipten değil. Bir takım fikirleri olan, gerektiğinde kafasında bazı şeyler oluşturabilen, sevinmesi de ağlaması da gerçek olan bir insan. Başkaları dedi diye sırf, sesini yükselten biri değil, dünyayı… Continue reading Mükemmel Tasarım
Etiket: Gelişigüzel
Duvar Yazıları – 30
Uzun büyük duvarlar yaptığı günler eskide kalmıştı. Artık bütçe fazla değildi. Bölmek zorundaydı her şeyi. Küçük sade şeyler yapıyordu. Kendine bir şey ifade etmeyen şeyler. Dünyadaki herkes böyle mi acaba diye çok düşünmüştü bir zamanlar. Sonra bunu anlamak için dolaşmaya başladı tüm dünyayı. Tüm dünyadaki duvarcıları görmek istiyordu. Herkes nasıl şeyler yapıyordu? Avrupada genel olarak… Continue reading Duvar Yazıları – 30
Beklerken
Olsun, dedim karşımdakine. Ne olacaksa olsun , bıktım bu bekleyişten. Sonunun iyi olmadığını tahmin edebiliyordum. Beklemekle ilgili çok şarkı dinlemiştim çünkü. Bir şey şarkıya dökülmüşse gerçektir diye saçma bir düşünce vardı kafamda atamadığım. Karşımdaki adam fazla ilgili görünmüyordu. O hep öyleydi zaten. Dışarıdan bakan birisi karizmatik olarak görebilirdi belki. Ama tanıyorum ben onu, o bakışı,… Continue reading Beklerken
Bilinmeyen Bir Şey – 26
11 GÜN ÖNCE ------------------------ Kız Ankara'nın karanlık sabahında apartmanın kapısından çıktı. Bileğinde altları birleşik çift üçgenli dövmesi görünüyordu. Etrafında kendisine yiyecekmiş gibi bakan insanlara aldırmadan kulaklıklarını taktı. Spottify'daki en üsteki parçayı açtı. Atan bir kalbin yardımıyla karanlıkta yolumu bulmaya çalışıyorum. İsveç'teki günlerini hatırladı. Normal bir yaşam sürdüğü günleri. Niye gelmişti ki bu salak şehre? İstanbul… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 26
Bilinmeyen Bir Şey- 25
GÜNÜMÜZ Dün isim verdim yeni yaşayacağım hayata, herkesin yapması gerek bence. Selçuk olacak bundan sonra ismi. Neden öyle bilmiyorum , sadece vermek istedim, Selçuklularla ilgisi yok. En azından Büyük Selçuklularla, Anadolu belki. Oldum olası severim Anadoluyu, üstünde yaşayanlardan bağımsız olarak. Doğusu batısı kuzeyi,ortası ve güneyi bu kadar farklı insanlardan oluşan başka bir kara parçası… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey- 25
Bilinmeyen Bir Şey – 24
11 GÜN ÖNCE Sümer gözlerini açtı. Her sabah gibi tavanın köşesindeki siyah nokta yine rahatsız etti. Hiçbir şey değişmiyordu. Perdeyi açtı. Yağmur yağıyordu, güneş de vardı ama. Hava garip bir turuncuya bürünmüştü. Birkaç gündür garip şeyler olduğunu neden sonra fark etti. Sonra da umursamadı her türk insanı gibi. “Daha kötü ne olabilir “ ile… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 24
Bilinmeyen Bir Şey – 23
GÜNÜMÜZ Peş peşe gelen eksik aksak yedi tane cüceyi düşünün bir, hepimize keyif verir başta, çünkü öyle şartlanmışız Pavlov'un köpeği gibi. Oysa onların içi dünyalarına girebilsek bir, pamuk prenses öncesi ve sonrası nasıl fırtınalar yaşadıklarını görsek, emimin arkamıza bile bakmadan kaçarız pembe dizi bağımlısı değilsek. Hatırlıyorum ben de şirin babaya karşı ayaklanmayı başlatacak obur… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 23
Eller
Ellerine baktı, farklı bir zamanda başkasına aitlerdi sanki. Falcıların hayat çizgisi dedikleri şey, yarıda kesilmiş gibiydi. İnsan, kendinin kendisi olduğunu nasıl anlar bir kedisi bile yoksa onu bekleyecek, bilmiyordu. Kedinin olayla ne ilgisi vardı, onu anlayacak durumda da değildi zaten. Çözmeliydi olan biteni, tek yolu buydu kurtulmak için içinde olduğu durumdan ya da bedenden. Tekrar… Continue reading Eller
Bilinmeyen Bir Şey – 19
GÜNÜMÜZ Bazı anlar vardır, yazmak istemez insan bir şeyler .Ama mecburdur buna. Hayat öyle emretmiştir çünkü kendisine. Çeşitli yollardan ilk çağlardan itibaren kendisi için verilen emirler ulaşmıştır ona. Fransadaki mağara resimlerinden , yohannanın inciline bir çok şeyde geçer bu emirler . Sırf onun içindir, yazması için bir şeyler. Bulandırmak için kafaları. Yazının icadından önce de… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 19
Bilinmeyen Bir Şey – 17
GÜNÜMÜZ O şeyi gönderen uzaylılar olsaydı, az gelişmiş bir ırk olduklarını düşünürdüm. Ama dünyayı değiştirebilecek bir güçten gelince, insanın birileri benimle alay mı ediyor diye düşünesi geliyor. Akrostiş mi kaldı allahaşkına artık günümüzde. Bir de şifreliymiş gibi yollamış salak. Nasıl anlatsam sana ilk harflere baksana nüansında bir şiirden nasıl bir ciddiyet beklenebilir ki? Biraz… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 17




