Televizyonda, Konuştuğumuzdan günler sonraKüçücük kutunun içinde Kim olduğunu bilemedenİstiyor musun gerçekten?Kelimeler, soldan sağa, sağdan sonaRehin tuttuğumuz kelimelerKendimizin şeytanı , kendimizin aziziÇoktan vazgeçilmemişse eğerKendi kanımızın kahramanıGökyüzü tepemize yıkılırkenÇocukluklar her yerde parçalanırkenKüçücük bir parça ışık içinHerkes olan biteni bırakabilirkenHala istiyor musun gerçekten?Off be güzelimHer şey çok eskidi artıkBağırıyorum sana sıfır derecedenBağırıyorsun hissediyorum en derindenKayboluyor ama sisin içinde… Continue reading İstiyor musun?
Etiket: Tutarsız
Her Halükarda Rüya
Elişi kağıtlarından gölgeler yaparkenAyırdına vardım hayatın birdenbireBütün bu saçma sefil tuzlu körfez şeyindeEn yalnız astronot, en suskun dalgıçEn karanlık gecede en haklı korkakBendim, Odyssey gibi aslında tek başınaNeye inandığımın bir önemi yokYa da neyi yok saydığımınBiliyorum çürük bir şey var buradaÇok eskilerden bir şeyleri hatırlatanDünyayı gri trenlerden görmeye alışmışPaslı denizlerde sürüklenen teknelerleVe evin yolunu bilmeden… Continue reading Her Halükarda Rüya
Yazılmış ama Tamamlanmamış Bir Öyküye
Değişen şekillerde nefes almaya karar verdiğim akşamlardan birisi. Çok sarsak hissetsem de kendimibir ışık gibi süzülmek, farklı öyküler arasında görünmeden, şanslı hissettiriyord beni. Hiç sokak lambaları arasında japon balığı tutmaya çalıştınız mı sis. Işıkla balık avlamak, ava giderken avlanmak,pastel tonlarında kalbiniz tarafından çizilen bir balık resmi, ya da eninde sonunda kafesleyebildiğiniz başka bir balık, bu… Continue reading Yazılmış ama Tamamlanmamış Bir Öyküye
Hayaletler
Hayaletler var her yerdeHer gün başka bir sevdiğimi öldürüyorumYolum çok uzun biliyorumHarbiden de leylak kokuyor bu geceÇimento bulutların üzerindeKara köpeklerini üstüme salıyorEvimden gittikçe uzaklaşıyorumGittikçe feryada dönüyor arkada şiirlerAğlıyor etrafta bir takım hayaletlerHayaletler de ağlarmış bazen diyorumHepsi değil amaHem gülün hem kanın rengi değil mi oHangi gün hak ediyor ki kızılıHangisi sonu, hangisi başlangıcıYaz bitmeseydi başka… Continue reading Hayaletler
Yalan
Çok şey yaşıyorsun,Çok şey yaşadığını sanıyorsunÇok şey biliyorsunÇok şey bildiğini sanıyorsunNe zaman güneş doğacakSen ne zaman doğacaksınNe zaman susacaksınBağırmıyorum, konuşuyorumBir şey bilmiyorumBir şey yapmıyorumBen hiç yaşamıyorumArkama bakmıyorumYaz bitti, soğuk esiyor artıkSarıl bana diyemiyorumDokun kalbime ısıt, hissetmiyorumHerkes biliyor beniYavaş yavaş ölüyorumMüzik çok tanıdık, sonunda ağladıklarındanSözler hakeza, yavaşlatıyor dünyayıBildiğim şeytanlar düşüyor sıraylaSen hala oradasınBen hâlâ buradaDaha fazla… Continue reading Yalan
Kuyruk
Yazamayacağım şiirler arifesinde,Başka bir aralık perşembesindeYüzlerce kişi arasında beklerkenHiç bir şeyin gerçek olmadığını keşfetmekleBir zamanlar kim olmadığımı anlamak arasındaHarcarken hiç de değerli olmayan vaktimiÇarkların dönmediği, bekleyenlerin küfretmediğiDekoderlere bolca ihtiyaç duyulan ancakTasarruf tedbirleri nedeniyle kimsenin çözemediği Mafya, polis ve Yüzbaşı Volkan arasındaKüçük bir alevi ilk ayırt edenBelki de en günahkar ya da ilk taşı atanŞeytanın sesini… Continue reading Kuyruk
Sence (Bir Şişenin Macerası)
Güneş, sıcakSürükleniyorum dalgaların arasında bir o yana Bir bu yana, dalgalarlaSuratıma, boynuma vuruyor dalganın biriKırılmıyorumUtanmıyor musun? Kırılmıyor musun?What am i, where am i, why me?Bir çocuk taş aıyor sahildenBoynumun üstü kırılıyorBoynumun üstü yokGerek de yokMesaj içimde hala ulaştırmam gerekenNeden bütün şişeler yeşil olur diyor bir martıBen kahverengiyim oysaNeden bütün şiirler anlaşılmaz olur diye devam ediyorBen… Continue reading Sence (Bir Şişenin Macerası)
İki Dakka
Dur hele bi iki dakkaParçalama hemen her bir şeyiNe zamandır anlamıyorum olan biteniKaçak yaşıyorum bu bedende senden sonraYeni doğmuş, gözleri kapalıTertemiz bir kalp ağrısıİstanbul kadar da bulantılıSamanyolu kadar ahmakça dönüyor başımGerçek günahların arkasında saklıHer zaman olduğu gibiBirileri şarkı söylüyor uzaklardaAnlamıyorum, çeviren yok, yalnız bir zil sesiŞimdi İstanbulda olmak vardı anasını satıymYa da Şangri La, stabil… Continue reading İki Dakka
Gizli Bir Yer
Kendine ait gizli bir yerKocaman gülümseyip modern bir masala Günümüzde geçen bir masala başlamak içinÇok önemsemeyecekler biliyorParlamasına rağmen ateş böceği gibiOkumayacak bile çoğuÇok şey istiyordu eskiden Şimdi sadece gizli bir köşeHangi video ya da hangi rüyaydı Veda etmeden önce aklına düşenDaha tutkusunu tüketmeden Teneke adamlar çıkmıştı önüne hepBir korkuluk çok işine yarardı oysaBir de şu… Continue reading Gizli Bir Yer
En Yakın ve En Uzak Mesafe
“Günah yoktur” dedi kız. Ağlıyordu arkasına bakmadan. Ölü çiçekleri fırlattı ve devam etti yalanına. “Günah yoktur, hepimizin kanatları kırıldı bir kere” Ölüyordu yavaş yavaş, ölüyorduk hepimiz kırılmış çiçekler gibi. Her kitabı, her şarkıyı – özelikle kırılmış şarkıları- her hapishane hücresini okuduktan sonra bile benden daha fazla biliyordu hayatı ve güllerin kokusunu. “Bir şey vardı, evet.… Continue reading En Yakın ve En Uzak Mesafe









