Sence (Bir Şişenin Macerası)

Güneş, sıcakSürükleniyorum dalgaların arasında bir o yana Bir bu yana, dalgalarlaSuratıma, boynuma vuruyor dalganın biriKırılmıyorumUtanmıyor musun? Kırılmıyor musun?What am i, where am i, why me?Bir çocuk taş aıyor sahildenBoynumun üstü kırılıyorBoynumun üstü yokGerek de yokMesaj içimde hala ulaştırmam gerekenNeden bütün şişeler yeşil olur diyor bir martıBen kahverengiyim oysaNeden bütün şiirler anlaşılmaz olur diye devam ediyorBen… Continue reading Sence (Bir Şişenin Macerası)

İki Dakka

Dur hele bi iki dakkaParçalama hemen her bir şeyiNe zamandır anlamıyorum olan biteniKaçak yaşıyorum bu bedende senden sonraYeni doğmuş, gözleri kapalıTertemiz bir kalp ağrısıİstanbul kadar da bulantılıSamanyolu kadar ahmakça dönüyor başımGerçek günahların arkasında saklıHer zaman olduğu gibiBirileri şarkı söylüyor uzaklardaAnlamıyorum, çeviren yok, yalnız bir zil sesiŞimdi İstanbulda olmak vardı anasını satıymYa da Şangri La, stabil… Continue reading İki Dakka

Gizli Bir Yer

Kendine ait gizli bir yerKocaman gülümseyip modern bir masala Günümüzde geçen bir masala başlamak içinÇok önemsemeyecekler biliyorParlamasına rağmen ateş böceği gibiOkumayacak bile çoğuÇok şey istiyordu eskiden Şimdi sadece gizli bir köşeHangi video ya da hangi rüyaydı Veda etmeden önce aklına düşenDaha tutkusunu tüketmeden Teneke adamlar çıkmıştı önüne hepBir korkuluk çok işine yarardı oysaBir de şu… Continue reading Gizli Bir Yer

En Yakın ve En Uzak Mesafe

“Günah yoktur” dedi kız. Ağlıyordu arkasına bakmadan. Ölü çiçekleri fırlattı ve devam etti yalanına. “Günah yoktur, hepimizin kanatları kırıldı bir kere” Ölüyordu yavaş yavaş, ölüyorduk hepimiz kırılmış çiçekler gibi. Her kitabı, her şarkıyı – özelikle kırılmış şarkıları- her hapishane hücresini okuduktan sonra bile benden daha fazla biliyordu hayatı ve güllerin kokusunu. “Bir şey vardı, evet.… Continue reading En Yakın ve En Uzak Mesafe

42

Pislik olmak güzel şeyKendinden mutlu olmak en baştaHassasiyetlere karşı hassaslıkOlabildiğince ama fazla hassaslaşmadanSilkilmeden kendine gelmek içinMutlu olmak güzel şey çünküKaç kişinin harcı maskesiz dolaşmakGizlisiz, saklısız, güvensiz, suratsızKaç kişi yazabilir korkusuzcaGerçekleri, hayata dair ve bilimumKorkakları, korkaklıklarını, hortkuluklarını, Yalanları hortlamaya yüz tutmuşKaç kişi gülebilir hiç bir şey yokmuş gibiO kadar zor ki bilsen Bir çınar gibi tek… Continue reading 42

Son Kez

Son bir akşam dahaSeni, bütün senleri bir dahaBir daha yaşamak içinAğlamak için bir kere dahaTüm o sıkıcı talimatların üzerindenBanyonun ışığını açık bırakıpSadece inanacaklarımı tekrar edipBir kez daha soğuk ve karanlıkEn karanlık, en soğuk, saçının kokusu,Bir daha önemsemeden dünyayıNe diyebilirim, ne yazabilirimNasıl atabilirim başımdakileriSenin, bütün senlerin adınaBütün katillerimin hatırınaNasıl saklayabilirim son bir defaYalanlarla bulanmış parmaklarımıNotalarla temizlemek… Continue reading Son Kez

Kaçış

Yürüyorum karanlığın içindeGünahlarım bağlı ayaklarıma Suçlarım, fırsatlarım, yasaklarımKış sanki ayaklarımın altındaYolun ortasından, Jüpitere görünmedenİçimdekini biliyorum umarsız Yürüyorum zincir sesleriyleHep böyle mi olacakBaşka tarafa bakarken yukarıdakiKaçacak mıyım yüzleşmedenŞeytanlarımla, kurbanlarımla, kendimleYürüyorum hiçliğin kıyısında Arıyorlar mı bilmiyorum beniO şarkıyı söylüyor mu halaİlk gün ve son gün arasındaki fark kadarO kadar ağır ki prangalarım O kadar ağır akıyor ki… Continue reading Kaçış

Yazmak İçin

Bu akşam ben Yazmak için yazacağım sadeceİyi insanlardan biri olduğum için Ya da bir amaç uğruna değilSiyah, beyaz, alev rengiYa da içimden geldiği gibi değilGünahlarımdan kurtulmakGeçmişi unutmak için hiç değilBir tek ismim var, unutamamÇok fazla şarkım var amaÇok fazla şiirKesemeyeceğim kadar sicimTek dal sigaram içemeyeceğimAçıklayamadığım onca zamanÖldüremeyeceğim onca benlikBu gece her şeyi soracağımYalnız yazmak için… Continue reading Yazmak İçin

Anlamıyorsun

Ne yaptığını bilmiyorsun, Anlamıyorsun olup bitenden Kullanıyorlar seni çocuk, hissetmiyorsunKaybolacaklar eninde sonundaSenin, benim, akvaryumdaki her japonunHava için çırpınan her canlınınBıkan her şeyin yok olacağı gibiAynı hikayeyi anlatıp duruyorsunÖzgür olduğunu bile düşünebiliyorBağırarak şarkı söylemek istiyorsunAma anlamıyorsun, anlamak istemiyorsunHangimiz istedik ki, sen ben, Jessie JamesMasum olduğuna inanıyor, ara sıra ağlıyorsunRüyalarını anlatmaktan korkmuyorsunAcılarını yazabilecek kadar cesursunÖzgür oluğunu sanıyorsun… Continue reading Anlamıyorsun

Hayaletler

Alnında zaman damlacıklarıAkıyor üzgün nehirlerinden kararsızcaNereye gidiyor bilmiyorumKalacaktı sanki yanımaDağlara, yağmura, başka bir anaKüfrediyorum her şeye umursamadanZamana nereye aktığını bilmedenSayılara da saygısızcaEskiden yazdığım şiirlere, deniz kızlarınaBiten güne, vazgeçen düne, sokaklaraDünyanın bütün şehirlerinde uzananBir yerlere çıktığı varsayılanDümen sularına, yaşam sularınaBütün o sulara bilmediğinizKontrolünü kaybettiğinizBilinmeyen yaşam parçacıklarınaDün gece yirmi üç elli dokuz sularındaAlnında bir tutam zamanTek gözü… Continue reading Hayaletler