Duvarcı pazartesileri günaydın diyen insanlara ters ters bakınmayı adet edinmişti. Işığın pazartesilere göre bir şey olmadığını düşünürdü hep nedense. Son yıllarda duvarlarını daha sıkı örmeye başlamıştı. Işık geçmesine tahammül edemiyordu. Etrafta gülen insanların sesleri kendisine ulaşsın istemiyordu. Sımsıkı kalmak içiyordu duvarı etrafında. Biraz da o yüzden kızmıştı pazartesi ışığı gördüğünü iddia eden kıza. Onun duvarın… Continue reading Duvar Yazıları-27
Etiket: Yazı
Yazamama
Bir şeyler yazmaya çabaladı. Becerebileceğini sanmıyordu. Başı ağrıyordu. Son günlerde fazlasıyla tekrar ediyordu bu. Gece ilerlerken bakıyordu hala bilgisayara. Çok uzaklardaki birisini düşünüyordu aslında. Ona güzel şeyler söylemeyi başarabilir miydi acaba? Bilmiyordu. Kendiliğinden güzel şeyler söyleyen birisi değildi aslında. Motivasyonsuz karpuz bile kesemezdi. Başı da ağrıyordu hem bu akşam. Düşündü, geçmişinden bir şeyler çıkarmaya çalıştı.… Continue reading Yazamama
Adsız Başlangıçlar – 2
Bu akşam biraz durgunsun sanki, dedi Sylvia. Tanıyordu beni. Sezdirmemeye çalışsam da saklayamıyordum kendimi ondan. Ne kadar olmuştu tanışalı şunun şurasında; 2 ay, 3 ay. hatırlamıyorum tam. Şu garip Doğu Avrupa gezilerinden birindeydi herhalde. Nasıl olduysa peşime takılıp gelmişti buraya. O günden beri de ayrılmamıştı hiç. Çoğunlukla insanları gerçekten tanımak için , bir ömür geçer.… Continue reading Adsız Başlangıçlar – 2
Duvar Yazıları – 26
Geceleri bazıları uyur tatlı yatağında, bazıları bekler dışarda soğukta, bazıları duvar yapmaya çalışır özensizce, bazıları ise kaçar sadece. Kovalayanlardan kaçıyordur dışardakilere göre, ama o her şeyden kaçıyordur. Olduğu kişiden kaçıyordur, kendinden. Ahval ve şeraitten kaçıyordur. İmkansızdan kaçıyordur. Bir daha yakalayamasın, her şey imkanlı olsun diye. Sarıdan, siyahtan, griden, tüm renklerden kaçıyordur ve renk bile olamamışlardan.… Continue reading Duvar Yazıları – 26
Duvar Yazıları-25
Vardı bir zamanlar "I've no mouth and I must scream" diye bir oyun. Onda gibi hissettim kendimi bu gece. Elbette daha haykıracak bir pozisyonum yok. En fazla öpmem gerekir birilerini, o da olmaz herhalde. Duvar yaparken birilerini öpen insan fazla bulunmaz. Ben de öyle birisi olursam prestij kaybederim gibi geliyor masonist camialarda. Sonra domates yanaklı… Continue reading Duvar Yazıları-25
Duvar Yazıları-24
Ama yine de çeşit çeşit duvarlar olduğu konusunda aynı fikirde olmayabiliriz. Halkı muasır medeniyetler seviyesine çekmeye çalışan didaktik duvarların yanı sıra, sadece müzik tutkunlarına hitap eden akustik duvarlar, youtube'da resim videoları izleyenler için estetik duvarlar, belli bir dönemi unutamayanlar için gotik duvarlar ve aşkla yoğrulmuş kalpler için vıcık vıcık, romantik duvarlar tabii ki vardır. Ama… Continue reading Duvar Yazıları-24
Duvar Yazıları-23
Bunca duvar diken birinin biraz da olsa ustalaştığını düşünürsünüz değil mi. Sonuçta her gece yeni baştan bir şeyler yapmaya çalışıyor bu adamlar. Haklısınız ama her zaman böyle değildi. Bir zamanlar hep aynı duvar yapılırdı geceleri. Etrafındakilere gösteriş olsun diye başlamıştı bu işe zaten. Sonuçta kimseyi soyutlamaya çalışmıyordu galiba kendisinden. Sadece biraz ilgi istiyordu belki. Her… Continue reading Duvar Yazıları-23
Adsız Başlangıçlar-1
Bazı geceler gökyüzüne bakıp yıldızları seyrederdi çocuk. Üzerinde on milyonların anlaştığı gibi geceler ayrı bir güzeldi. Yıldızlara bakıp düşünmeyi çok severdi. Dünyada aynı yıldızlara bakıp düşünen hayal kuran kaç kişi var diye, acaba gökdelenlerin tepesinden de aynı mı görünüyorlar bu yıldızlar, yoksa her bina ayrı yıldız manzarasıyla mı inşa ediliyor en baştan taa? Yıldızlara bakan… Continue reading Adsız Başlangıçlar-1
Duvar Yazıları – 22
Sonsuza kadar dans etmek isteyen insanlar tanıdım. Kendi küçük krallıklarındaki duvarlara, hiçbir şey yokmuş gibi bakıyorlardı. Sanki birileri o duvarları inşa etmemiş zamanında, ay ışığında tepelerinde dans etmemiş, son valsi yaparken karşısındakini öpmemiş gibi düşünüyorlar onlar. Sanki denizin altına dalıp denizkızları yerine hint tanrılarını bulamamışlar gibi zamanında ve her şeylerini aradıkları bu dişi tanrı ile… Continue reading Duvar Yazıları – 22
Kırmızı Kraliçe
Hava kapalıydı. Orta yaşlı ama genç kız o gün öğlene kadar yatağından çıkmamıştı. En sevdiği şeylerden biriydi yataktan yönetmek hayatını ve hayatları. İnsanlar güzel oldukça o da güzel oluyordu. İnsanların kalplerini yiyerek yaşıyordu o, böyle genç kalıyordu hep. Çok fazla masalımsı dizi seyredince böyle oluyor işte diye düşündü kızın eski bir kurban/sevgilisi. Ama ya gerçekse,… Continue reading Kırmızı Kraliçe




