Aşk dediğin garip bir yanık lekesi Hafıza da en fazla iki gün zaten Yürüyüp duruyoruz yolarda bilmeden Yüzüyoruz nehrin kızmasına aldırmadan Köşelerde bir şey bulabiliriz diye Dövüşmek istiyoruz ölümüne Değebilecek tek şey için Kendimizin diye bilip atlıyoruz boşluğa Yalan hatırladığımız her şey oysa Yeni bir düş, yeni güneş, yeni hayat Oynar gibi yapabileceğimiz. Kumlar akmaya devam ediyor, Leke de kayboluyor yavaş yavaş Bu şiirdeki kurban kim diye soruyorlar Çıkıyorum bir adım öne çekingen Kader ya da rüya, tam bilemiyorum Kuralları hiç bir zaman öğrenemiyorum Kim anlıyor ki hem sonsuzluktan Mükemmel olan var mı aramızda Hala hatırlayan var mı yarattıklarını Dakikalar geçiyor önümüzden Yaşlar akıyor damla damla çöle Damarlarda alkol, gözlerde keder Neden ağlıyoruz, kimse bilmiyor Leke de yok artık ömrümüzde Hafıza ya da sadece iki günlük Kurbanı kimdi sahi bu şiirin?