Fiction vs Non-Fiction

Kitaplar ikiye ayrılıyormuş fiction ve non fiction olarak. Üretilmiş ve çalışılmış olarak çevirebiliriz bunları türkçeye. Ya da bunca yıldır yaşayan bunca edebiyat emekçisi (kendilerine öyle diyorlardır herhalde) bunları çevirmek için başka kelimeler bulmuştur. Önemli değil, sonuçta farklıdır iki tür de. Bir türe yemek kitapları, maket yapımı, herhangi bir üçüncü dünya ülkesindeki yolsuzluklar ya da ubuntulu… Continue reading Fiction vs Non-Fiction

Duvar Yazıları – 37

Bir şeyler yaklaşıyordu, duvarcı gökyüzüne baktığında hissetti bunu. Ay daha dolduramamıştı kendini ve duvarcının gözlerini. Dışarı çıktı. Duvarına doğru yürürken kendisiyle hesaplaşıyordu. Başka bir şey olarak gelseydi dünyaya, mesela non-fiction kitapların gereksiz ama çok bilinen yazarı, her şey daha kolay olurdu herhalde. Kimse sorgulamazdı kendini, kötü kötü bakmazdı yaptığı duvarlara. Herkes hayatının bir yerinde bu… Continue reading Duvar Yazıları – 37

Sensiz ve Ben

Buradayım ben halaKaçıncı dünyanı değiştirdin sen bilmiyorumBir kez daha deniyorsun elindeki seçenekleri herhaldeGözlerini kapatıp kimi bekliyorsun bu kez acabaBen önümdeki şişeye bakıyorumBitiyor, şişelerin kaderi bu sonuçtaKimin için üzülüyorsun bu kezKimi üzdüğünü düşünüyorsun ya daKim öpecek bu kez gözünü kapatınca seniHangi ülke 12 puan verecek Türkiye'yeBen televizyon başında sana bakıyorumEs kaza hatırlar diye gözlerimi kaçırıyorumHangi şanslı… Continue reading Sensiz ve Ben

Yeşil Alev

Yeşil alevler içindeki dünyadaSadece seni sevdiğimi düşünüyorumKim yaktı, ne zaman böyle olduUmrumda değil Sadece sen orada ol yeter banaYeşil alevler içindeAma benim yanımdaBen yalnız kalmayı sevmiyorum hiçGarip aptal insanlarla yaşayacağına Benimle yan istiyorumYeşil alevler içindeAma sadece bana aşık,Benimle kaybet dünyalarıBenimle kazan en basit ama senin olanıSon defa beni gör Benim son defa senin hayatını yaşayacağım… Continue reading Yeşil Alev

Dedektif Komikleri

hiç girmek istemiyorum, şeytan bile uğraşmıyor onlarla artık. Elindekiler çoğalınca satan olmuş , özüne dönmüş o da. Kötü esprinin doğasını araştırıyormuş bir de. Neden insanlar böyle şeylere çok takılıyor diye az dolanmadı etrafımda. Ama en fazla alıcısı olan dediğim gibi altıncı his bugünlerde. Singapur'daki tanrıların oğullarına yaptıkları sünnetlerde en çok onlar takılıyormuş. Arz talep dengesi… Continue reading Dedektif Komikleri

Kırık Saçma Rüyalar

Saçma rüyalarla doluyum hepSaçma ve kırık rüyalarlaBir kişi bile cesaret edemiyor ellerimden tutmayaÇok fazla insanlık var her yerdeBen kalmışım bana ama sadeceGüzel şarkılar dünde kalmışBir tek kendi rüyalarımdan sorumluyum İnsanlar terk edebilirler dünyayıBana kadar var bu rüyalarKimlerin kırdığını bilmiyorumKimlerin birleştirmeye çalıştığını daYetenekli değil ama hiçbiri, eksik hep parçalarSaçma hepsi, bütünleri kadar Saçma acıyı getitirmiş, doğru… Continue reading Kırık Saçma Rüyalar

Yalnızlık Kaçınılmaz

Toplumun ayırdıklarını yalnızlıklar birleştirir." demiş Albert Camus zamanında. İnsanların toplum tarafından yalnızlığa itildiği, yalnızlıkların da sanal boşluklarda ne olduğunu bilmeden birbirine çarpa çarpa gezindiği günümüzün bir fotoğrafını çekmiş sanki adam. Ama cep telefonunun kamerasından değil, zamanının o köhne, kocaman, siyah beyaz makineleri ile. Hepimiz yalnızız biraz, kaç kişiyle birlikte yaşarsak yaşayalım. Bu sözü hemen her… Continue reading Yalnızlık Kaçınılmaz

Gene Güneş Doğacak- Saçma, Güneş Doğmaz ki Hiç

Gene bir perşembeGene bütün dünya bana karşıKimse için en ufak bir anlamım yok,İstediğim de bu aslında, başka çarem yokDünya haince dönüyor etrafımdaDurdurmayı biliyordum eskidenBaşaramadım ama zamanında Doğru anda doğru yerde olamadığım gibi hiçGene geliyor sonbaharGene  salakça bakacağım yanımaBu kez gülmeyecek kimse bana oradan Keşke demeseydim keşke hiç diyeceğim Keşkeler olacak ama benim özetimHala mı, evet… Continue reading Gene Güneş Doğacak- Saçma, Güneş Doğmaz ki Hiç

Boş Dünyalar

Bomboş dünyalar yaratmak istiyorum,Kimsenin diğerini anlamadığı insanlarla birlikte.Kimse istemeyecek başkasını, yetecek kendineHis diye bir şey de olmayacakDünya kadar boş olacak insanların da  içiAbartıya gerek yok, sahte gülüşler yeterliAkşam eve gidince düşünmeyecekler oradaUzaktaki belirsiz birileriniUzun uzun şiirler yazmak zorunda hissetmeyecek kimseBir tek diziler olacak, müziğe gerek kalmayacakBen de, bir daha sen demeyeceğim içten kimseyeBakmayacağım gökyüzüne sırf… Continue reading Boş Dünyalar

Je taime

https://www.youtube.com/watch?v=bVvkcaY5khc Son defa delirdiğimiz geceydi seninleDeğişik ırklara sahiptik ikimiz deBizi öteye götüremeyecek çocuksu ırklaraHiç kimse orada olduğumuzu bilmiyorduFransızca bilmiyorduk biz deYerin kulağı var demiştin senBende müzik kulağı vardı amaJe taime çaldım sana piyanodaKolaydı çünkü seni kandırmak deliykenAğlamadık ama ikimiz de, en azından görünürdeİkimizin dini de belliydi o şarkıdan sonraSen ben sen olunca nasıl olacağını düşünürkenÖptün… Continue reading Je taime