Daha bir saat vardı bitmesine.İkimiz de oturmuş karşılıklıBakıyorduk birbirimize anlamsızca,İlerideki saate bir de.O konuştu önceHavadan sudan nasıl oluyorsa öyle.Ben başka şeyler bekliyordum ama,Hava su da olurdu gerçi."Evet" dedim, "güzel her şey, hava, suZaten insan bırakınca arkada, güzel olur hep."Gülümsedi,Aşinaydı ironiye besbelli."Senin ihtiyacın ne biliyorum,Şu an her şeyi serseler önüne,İstersin sadece orada olmayan seyi.Belki de bekliyorsun… Continue reading Son İki
Yazar: Erhan
Duvar Yazıları – 30
Uzun büyük duvarlar yaptığı günler eskide kalmıştı. Artık bütçe fazla değildi. Bölmek zorundaydı her şeyi. Küçük sade şeyler yapıyordu. Kendine bir şey ifade etmeyen şeyler. Dünyadaki herkes böyle mi acaba diye çok düşünmüştü bir zamanlar. Sonra bunu anlamak için dolaşmaya başladı tüm dünyayı. Tüm dünyadaki duvarcıları görmek istiyordu. Herkes nasıl şeyler yapıyordu? Avrupada genel olarak… Continue reading Duvar Yazıları – 30
Korkularımızın Üstüne Gitmeliyiz
Korkularınızın üstüne gitmelisiniz dedi aile kasabımız o sabah. Her sabah uyandırmaya gelir, dilimin altına bir parça dana ciğeri bırakırdı eskiden. Sonra korkularının üstüne gitmeye başladı o da . Artık sabahları korkularıyla yüzleşmeye geliyor sadece odama. Diğerleri gibi. En çok manifaturacıyı seviyorum, ne olduğunu bilmesem de. Onun korkusu ateşten fanila giymek, gömleğinin içine. Her sabah zor… Continue reading Korkularımızın Üstüne Gitmeliyiz
Beklerken
Olsun, dedim karşımdakine. Ne olacaksa olsun , bıktım bu bekleyişten. Sonunun iyi olmadığını tahmin edebiliyordum. Beklemekle ilgili çok şarkı dinlemiştim çünkü. Bir şey şarkıya dökülmüşse gerçektir diye saçma bir düşünce vardı kafamda atamadığım. Karşımdaki adam fazla ilgili görünmüyordu. O hep öyleydi zaten. Dışarıdan bakan birisi karizmatik olarak görebilirdi belki. Ama tanıyorum ben onu, o bakışı,… Continue reading Beklerken
İstememek
Bekliyorum biri itsin diye beni arkamdan Hakkını vererek itebilecek özel biriAma yere yapışmamak için koşmaya zorlayanUzaklaşmadan dünyamdan, bırakmadan eskiyiSadece çıkarsın yeter beni bu fazdan Parçalamak istiyorum içine düştüğüm ağı Nereye gideceğimi bilmiyorum, çıksam yeter belkiBulmak için yeniden, o terk ettiğim tırtılıBilgisiz bir parça, ve de hantal ve sevimli, Güzel değildi fazla, gerçekti ve çarpıcıBaşıma gelenlerle… Continue reading İstememek
Uzayda Kaybolanlar İçin Yardımcı Yayın
Uzayda kaybolan her insan gibiEn başta yıldızlara gittim ben de Serenat yapan var mı uzaklardan diyeYalanmış o da söylenen her şey gibiHep o şişko gözlüklü resmi tarih yüzündenDünyadayken de hiç haz etmezdi benden Burada da peşimi bırakmadı tilkiÖlü bir uydunun arkasına saklandımDuyamayınca sesimi dünyaya döndü hemenHiç beklemezdim, çok kolay vazgeçti bendenSes konusunda da yalan söylemiş… Continue reading Uzayda Kaybolanlar İçin Yardımcı Yayın
Reçete
Bir fincan antidepresan yazıyorum sizeÖpüşmeniz gerek bir de yemeklerden sonra ikişer dakikaKimi bulduysanız değil amaFizyolojik durumunuz için fazla iyi olmaz yoksaSevdiğiniz birini öpeceksiniz Dudaklarınız çatlayana kadarDudaklar önemli yemeklerden sonraDiğer egzersizler isteğe bağlıAma düzelemezseniz öpmezseniz onu günde üç defaYa da daha fazla, ara öğün varsa işin içindeAntidepresanı da komşunun çocuğuna verebilirsinizZaten bir fincan dediğin ne kiEn… Continue reading Reçete
Bilinmeyen Bir Şey – 26
11 GÜN ÖNCE ------------------------ Kız Ankara'nın karanlık sabahında apartmanın kapısından çıktı. Bileğinde altları birleşik çift üçgenli dövmesi görünüyordu. Etrafında kendisine yiyecekmiş gibi bakan insanlara aldırmadan kulaklıklarını taktı. Spottify'daki en üsteki parçayı açtı. Atan bir kalbin yardımıyla karanlıkta yolumu bulmaya çalışıyorum. İsveç'teki günlerini hatırladı. Normal bir yaşam sürdüğü günleri. Niye gelmişti ki bu salak şehre? İstanbul… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 26
Bilinmeyen Bir Şey- 25
GÜNÜMÜZ Dün isim verdim yeni yaşayacağım hayata, herkesin yapması gerek bence. Selçuk olacak bundan sonra ismi. Neden öyle bilmiyorum , sadece vermek istedim, Selçuklularla ilgisi yok. En azından Büyük Selçuklularla, Anadolu belki. Oldum olası severim Anadoluyu, üstünde yaşayanlardan bağımsız olarak. Doğusu batısı kuzeyi,ortası ve güneyi bu kadar farklı insanlardan oluşan başka bir kara parçası… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey- 25
Bilinmeyen Bir Şey – 24
11 GÜN ÖNCE Sümer gözlerini açtı. Her sabah gibi tavanın köşesindeki siyah nokta yine rahatsız etti. Hiçbir şey değişmiyordu. Perdeyi açtı. Yağmur yağıyordu, güneş de vardı ama. Hava garip bir turuncuya bürünmüştü. Birkaç gündür garip şeyler olduğunu neden sonra fark etti. Sonra da umursamadı her türk insanı gibi. “Daha kötü ne olabilir “ ile… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 24







