Ne Zaman?

https://www.youtube.com/watch?v=5cLm5m6Lld0 Hani bir yağmur yağar da bazen, hani insan düşünür- bu düşünme bir çok şeyin konusu olsa da (filmler, şarkılar, kitaplar, işte insanı ağlatacak ne varsa) kaçamadım ben de klişelere kapılmaktan - insan düşünür, ben gerçekten bunu mu hak ediyorum diye. Her şeyinizi vermişsinizdir bir şeye ya da bir kişiye zamanında. Söz bile vermişsinizdir. Ne… Continue reading Ne Zaman?

Dolu ve Mutlu

Yağmur tanesi gibi olmak isteyen insanlar tanıdım hayatımda. Bazıları hiç ummayacağınız koca koca adamlar, başarılı, henüz benim gibi dünyadan ümidini kesmemiş, her seferinde koca saçmalıklarla karşılaşmayanlar jakuzilerinde keyif halindeyken. Ama onlar bile dünyanın bu ağırlığını kaldırmak istemiyorlar. Yağmur damlası kadar bağımsız ve bağımlı olmak istiyorlar. Onun gibi hassas ve güçlü. Diğer yağmur damlalarını düşünmemek istiyorlar,… Continue reading Dolu ve Mutlu

Mükemmel Tasarım

O kadar kolay değil yeni bir insan tasarlamak. Öyle Sims'deki gibi yapamıyorsun hemen, biraz uğraşmak gerekiyor. Tabi normal bir insandan bahsediyorum, toplumumuzun en az yarısını oluşturan düz prototipten değil. Bir takım fikirleri olan, gerektiğinde kafasında bazı şeyler oluşturabilen, sevinmesi de ağlaması da gerçek olan bir insan. Başkaları dedi diye sırf, sesini yükselten biri değil, dünyayı… Continue reading Mükemmel Tasarım

Yeni Hayatıma Başlamadan Önce

Çok güveniyordum kendime o zamanlar. Toy değildim fazla, ama çok güveniyordum gerçekten. Her şeyi yapabilirim, herkesi yenebilirim, güneşi bile dize getirebilirim sanıyordum. Sting "Don't Stand So Close To Me"yi mi söyledi? Ben hemen "Stand by me"yi çıkarıyordum zulamdan. George Lucas sanat mı yapmaya çalışıyor? Ben hemen sanat toplum içindir ekibini topluyordum, aşık atışması için. Aşık… Continue reading Yeni Hayatıma Başlamadan Önce

Korkularımızın Üstüne Gitmeliyiz

Korkularınızın üstüne gitmelisiniz dedi aile kasabımız o sabah. Her sabah uyandırmaya gelir, dilimin altına bir parça dana ciğeri bırakırdı eskiden. Sonra korkularının üstüne gitmeye başladı o da . Artık sabahları korkularıyla yüzleşmeye geliyor sadece odama. Diğerleri gibi. En çok manifaturacıyı seviyorum, ne olduğunu bilmesem de. Onun korkusu ateşten fanila giymek, gömleğinin  içine. Her sabah zor… Continue reading Korkularımızın Üstüne Gitmeliyiz

Beklerken

Olsun, dedim karşımdakine. Ne olacaksa olsun , bıktım bu bekleyişten. Sonunun iyi olmadığını tahmin edebiliyordum. Beklemekle ilgili çok şarkı dinlemiştim çünkü. Bir şey şarkıya dökülmüşse gerçektir diye saçma bir düşünce vardı kafamda atamadığım. Karşımdaki adam fazla ilgili görünmüyordu. O hep öyleydi zaten. Dışarıdan bakan birisi karizmatik olarak görebilirdi belki. Ama tanıyorum ben onu, o bakışı,… Continue reading Beklerken

Eller

Ellerine baktı, farklı bir zamanda başkasına aitlerdi sanki. Falcıların hayat çizgisi dedikleri şey, yarıda kesilmiş gibiydi. İnsan, kendinin kendisi olduğunu nasıl anlar bir kedisi bile yoksa onu bekleyecek, bilmiyordu. Kedinin olayla ne ilgisi vardı, onu anlayacak durumda da değildi zaten. Çözmeliydi olan biteni, tek yolu buydu kurtulmak için içinde olduğu durumdan ya da bedenden. Tekrar… Continue reading Eller

Sokakta Arayış

Önceden de dar mıydı sokak bu kadar? Çok olmuş çıkmayalı hücremden, senden beri. Sırası değil şimdi. Hiç böyle geçmemiştim buradan-- nasıl geçmemiştim? Aynı dar sokaklar, dünkü gibi, her günkü gibi. başka bir şey düşünmek lazım mümkünmüş gibi. Belki etraftaki şeylere konsantre olursam bir kaç dakika unutabilirim seni. Cumba hala var mıydı bu şehirde? Varmış demek… Continue reading Sokakta Arayış

“Living a Lie”

Ne zaman ciddi konuşmaya başlamam lazım , ne zaman sulu olmam bilmiyorum. Benim karakterimde yok böyle şeyler. Benim karakterim de yok zaten, "living a lie"ım sadece. Ben olamadım hiç, bir  iki şiirde yazdığım gibi. Bazı şeyler konuşulmadan olmaz dediler, kaçtım ben hep. Kaçınca kurtulabilirim sandım kafamın içinde olmayan şeylerden. Kafamın içindeki şeyler beni yakaladı ama… Continue reading “Living a Lie”

Yazamama

Bir şeyler yazmaya çabaladı. Becerebileceğini sanmıyordu. Başı ağrıyordu. Son günlerde fazlasıyla tekrar ediyordu bu. Gece ilerlerken bakıyordu hala bilgisayara. Çok uzaklardaki birisini düşünüyordu aslında. Ona güzel şeyler söylemeyi başarabilir miydi acaba? Bilmiyordu. Kendiliğinden güzel şeyler söyleyen birisi değildi aslında. Motivasyonsuz karpuz bile kesemezdi.  Başı da ağrıyordu hem bu akşam. Düşündü, geçmişinden bir şeyler çıkarmaya çalıştı.… Continue reading Yazamama