Birisinin Hikayesi

Birisi var. Her şey normal. Her şey düzgün, mutlu mutlu yaşıyor bu birisi. Sabah uyanıyor, günlük rutinini yerine getiriyor. Nasıl yaşanabilirse öyle yaşıyor hayatını, ne eksik ne fazla. Dikkatli bakarsanız bazen güldüğünü bile görebilirsiniz bu birinin. Bir süre öncesine kadar hep böyle yaşıyordu bu biri. Şu anda da böyle yaşıyor, ya da böyle yaşıyor gibi… Continue reading Birisinin Hikayesi

Sebepsiz

Eskiden de aynı mıydım, yoksa bu aralar mı böyle oldum bilmiyorum. Artık eskiye dair sahip olduğum bir şey kalmadı. Değişiyorum her gün. Bilmiyorum ne yaptığımı çoğunlukla- bilmek de istemiyorum zaten. Beni rüzgarında sürükleyen birisi varsa bile o rüzgarda olmak hoşuma gitmiyor artık eskisi gibi. Büyüdüm mü, hissizleştirdi mi beni anlamıyorum. Sonuna kadar aynı hissederim sanıyordum-… Continue reading Sebepsiz

Başarısız İnci

Üç gemi kalkmış Napoli'den bilinmeyen bir zamanda. Birisi mavi, diğeri kahverengi , üçüncüsü de griymiş. Üçünün de ismi birbirlerinden gizlenmiş. Napoli halkı hiç birinin ismini bilmiyormuş zaten. Her denizci sadece kendi gemisinin ismini biliyormuş. Üç geminin de ismini bilen tek bir kişi varmış Napoli'de. Alberto Ganhligei isimli bu ayakkabıcı da tam gemiler limandan ayrılırken kalp… Continue reading Başarısız İnci

Kusursuz Cinayet Yoktur

En güzel kaybeden ben olacağım diye söze başladı evli olan. Saçları kızıl hayatı sırlıydı. Tam bir kızılderili olabilirdi birkaç yüzyıl önce farklı bir kıtada doğmuş olsaydı. Beckett benim için söylemiş sanki dedi sonra. Altına çalan kahverengi çalıyordu gökyüzünde ve evli/kızıl olan bu haftaki orkestra içinden seçmesi gerekenleri düşünüyordu. Finlandiya'ya hiç gitmemişti ve gördüğü güneşler hep… Continue reading Kusursuz Cinayet Yoktur

Kolaylık Tesisleri

Oldukça boş geçiyordu Ocak ayı. Yarım yamalak yürüyüşümle kolaylık tesisi diye adlandırılan yere doğru ilerledim. Tek isteğim karşımdakilerin beni ayıplamamasıydı. Ben ayıplanmaktan başka hiç bir şeyden korkmadım bu dünyada. Böyle olunca da, hiç dışarıya çıkamadım haliyle ayıplanmamak için. Ama buraya kadarmış, başka bir yolu yoktu. İsterseniz geriye dönüp hikayenin başını da açıklayabilirim size. Ama istemeyeceğinizi… Continue reading Kolaylık Tesisleri

Aklının İçinden

Hey, orada mısın ? Unuttun mu beni yoksa? Buraya hapsetmiştin, seni göremeyeceğim tek yere layık görmüştün beni. Kafanın içindeyim ve her gece tekrar ölüyorum burada. İlk geldiğimde seni aramıştım, gerçek seni bulabileceğimi düşünmüştüm. Gerçi ben buraya geldim mi, yoksa burada oldum mu bilmiyorum. Durumu daha fazla garipleştirmemek için geldim diyorum sadece. Evet, madem buraya hapsoldum,… Continue reading Aklının İçinden

Karar Vermek

Kafamdaki binlerce şey arasında olmak için hiç bir çaba göstermediğin akşamlardan biriydi. Olabildiğince sorun arasında, sadece senin ilgilenmeni bekliyordum oysa. Biliyorum bencildim, hep bencil olmuştum zaten. Sen en başta beni sevdiğinde de bencildim, şu anda ne hissettiğini bilmediğim anda da bencilliğimi yitirmedim. Ama şimdi, zora düştüğün her anda yüzüme çarpıyorsun bunu. Bense farklı bir yer,… Continue reading Karar Vermek

Basit Bir Gündü

Basit bir gündü. Sıradan kelimesini bile kullanmamı gerektirmeyecek kadar basit. Herkesin, hatta topluma mal olmuş insanların bile, nadir de olsa, böyle basit günler yaşayabileceğini düşünürsek, benim için oldukça normaldi bu. Böyle günleri seven insanlar vardır elbette. Bazı insanlar, çoğunluk hatta, yataktan kalktıkları ile gece uyudukları o zaman aralığında başlarına kötü bir şey gelmemesi için dua… Continue reading Basit Bir Gündü

Yaşam Soğukluğu ile Ben ya da Deli Mavi

Sadece ben de değil diye düşünüyorum, başkalarında da vardır herhalde. Son günlerde yaşamla aramızda belli bir soğukluk oluştu. Aslında tam olarak son günlerde denemez, belki de kendimi bildim bileli olan bir şeydi bu. Sadece hayatımın belirli dönemlerinde saklanmayı yeğliyordu. İşte bu aralar iyice açığa çıkmış durumda. Beraber geçiriyoruz günlerimizi artık- nereye gidersem arkamdan geliyor. Kurtulmayı… Continue reading Yaşam Soğukluğu ile Ben ya da Deli Mavi

Bul Beni

Gözlerini açıyorsun, tahmin ettiğin yerdesin yine, yatağında. Şansına küfredip kalkıyorsun ayağa. Bitecek bu kısır döngü sonunda, ben de biteceğim ama. Tuvalet, banyo, kahvaltı derken dışarıdaki hayatın içine akıyorsun. Araban yok, hiç düşünmedin almayı. Toplu taşımanın erdemine inanıyorum diyorsun arkadaşlarının yanında gülerek. Komik olmadığının farkındasın, gerçekte yaşamadığının farkında olduğun gibi. Otobüse biniyorsun, işe doğru bir buçuk… Continue reading Bul Beni