Bisikletlere olan antipatim nedeniyle okumaya niyetlendiğim bu kitaba başlarken –daha önceki izlenimlerimden dolayı- Sırp yazar Svetislav Basara’nın bu romanını post-modern, absürd, ara sıra kafkaesk özellikler taşıyan bir edebiyat ve tarih parodisi olarak düşünmüştüm. Tam da o dönem – daha ilk bölümdeki Berbat Charles’ın hatıralarını okurken – şöyle bir mail aldım. Göndericisi belli olmayan (ve spam… Continue reading Bisikletçi Kumpası – Sevetislav Basara
örümcekler
örümceklerdünyanın kalbinden her ikisinden deçizdiğin her yuvarlaktasaklı her itirafındakutsalların için değiş tokuş ettiğinher uzun şarkı ya da ömürdaha uzağa götürecekörümcekleryorgun bir ninni sankiayrılırken duyduğumböyle değildi ben çıkarken eritmemişti daha dudaklarındudaklarımı hissedebiliyordumdenizi bırakmıştım kendi halineörümcekleri unutmuştummilyonlarca günü verebilrimyeni olmaz ama kaleler alacak hep filimigüzel yüzler esir edecek mayısısıcak bir esinti dünyanın kalbindenher ikisinden dekafirler hep vuracak… Continue reading örümcekler
Jenny Joseph – Uyarı
Yaşlandığımda mor giyeceğim, Üstüne uyumsuz ve yakışmayan kırmızı bir şapkayla. Emekli maaşımı brendi ve yaz eldivenlerine harcayacak, Saten sandaletler alıp tereyağına paramız yok diyeceğim. Yorulduğumda kaldırıma oturacağım, Mağazalardaki beleş ürünleri mideye indirecek, tüm alarmlara da basacağım, Bastonumu park korkuluklarında sürükleyecek, Gençliğimdeki ciddiyetimi telafi edeceğim.Yağmurda terliklerimle dışarı çıkacak, Başkalarının bahçelerinden çiçek toplayacağım, Ve tükürmeyi öğreneceğim. Sen de korkunç gömlekler giyebilir, daha da şişmanlayabilirsin, Bir oturuşta üç… Continue reading Jenny Joseph – Uyarı
Son Kez
Son bir akşam dahaSeni, bütün senleri bir dahaBir daha yaşamak içinAğlamak için bir kere dahaTüm o sıkıcı talimatların üzerindenBanyonun ışığını açık bırakıpSadece inanacaklarımı tekrar edipBir kez daha soğuk ve karanlıkEn karanlık, en soğuk, saçının kokusu,Bir daha önemsemeden dünyayıNe diyebilirim, ne yazabilirimNasıl atabilirim başımdakileriSenin, bütün senlerin adınaBütün katillerimin hatırınaNasıl saklayabilirim son bir defaYalanlarla bulanmış parmaklarımıNotalarla temizlemek… Continue reading Son Kez
Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 2
İkinci kısma hoş geldiniz. Hatırlayamayanlar için “Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap”a belli bir sistem dahilinde seçtiklerimi “TEMBELLER” için değerlendirmeye başlamıştım geçen yazıda. Burada da devam ediyorum vakit kaybetmeden (gerçekte epey kaybettim ama). Bu kez 102. sayfadan başlamayacağım ama. Tarihler biraz oynasın diye 50’lere gideceğim. Bundan sonra da elimden geldiğince karışık (hatta random sayı üreteciyle)… Continue reading Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 2
Mein Kampf Hakkında – George Orwell (1940)
Mart 1940, İkinci Dünya Savaşı henüz başlamış. Orwell İspanya İç Savaşındaki mağlubiyeten sonra İngiltere'ye kaçabilmiş. Tribune dergisinde yazmaya yeni başlamış. İşte o günlerde yazdığı bir kitap eleştirisi yazarın o zamanlar Hitler'in yanında olan Stalin'den çok daha öngörülü olduğunu ortaya koyuyor. Orijinal metin linkte, çevirisi ise aşağıda. "Mein Kampf’ın İncelemesi - Adolf Hitler Hurst ve Blackett’in… Continue reading Mein Kampf Hakkında – George Orwell (1940)
Kaçış
Yürüyorum karanlığın içindeGünahlarım bağlı ayaklarıma Suçlarım, fırsatlarım, yasaklarımKış sanki ayaklarımın altındaYolun ortasından, Jüpitere görünmedenİçimdekini biliyorum umarsız Yürüyorum zincir sesleriyleHep böyle mi olacakBaşka tarafa bakarken yukarıdakiKaçacak mıyım yüzleşmedenŞeytanlarımla, kurbanlarımla, kendimleYürüyorum hiçliğin kıyısında Arıyorlar mı bilmiyorum beniO şarkıyı söylüyor mu halaİlk gün ve son gün arasındaki fark kadarO kadar ağır ki prangalarım O kadar ağır akıyor ki… Continue reading Kaçış
Ellerinde Bir Şey Vardı
Bütün gözler üzerindeSuçlayan, sorgulayan, kararanArdında müphem bir savaşın izleriKapatınca gök mavisi gözleriniKaderin bıraktığı yaralar topraktanAlana kadar vurmuş belliAdı çağlıyor birden bütün dillerdeKorkuyor gizi çözülmüş gibi Bir şey çıkmıyor dudaklarından Bir iki dakika daha olsaydı keşkeÜç beş fazla el daha kalksaİnsanlığın elleri her şeyi yıkanEn doğru zamanı beklemeliydi belkiAy tam tepede, umut yok çocuklardanAv tam karşısındaydı… Continue reading Ellerinde Bir Şey Vardı
Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 1
Evet, içimde ukde olmuş bir diziye başlıyorum nihayet. 1001 serisini hepiniz bilirsiniz. Hani ölmeden önce yapmamız gereken şeyleri biz bordro kölelerine büyük bir şevkle emreden şu kitap serisi. İşte ansiklopedilerle büyüyen her çocuk gibi kataloglanan şeylerin manyağı olan ben de bu kitapların bir kaçını temin etmiştim zamanında. Ve elbette ki ömrümün o kadar uzun olmayacağının… Continue reading Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 1
Yıkmak İstiyorum
Yıkıp atmakKutsal ya da en temiz olanıBoş, yalnız, daha da yalnızBağımsızlık, kendimlik uğrunaGeri adım atmadan her bir kemiğim adınaAna dilim ve her dilinde şu kuleninYıkmak, parçalamakÇığlıklarını, beyazlarınıayak bileklerinin, rüyalarımıSuçlarımı, yalanlarımı, tüm yalanlarımıSaklandığım şehri, Bitmemiş, kalmamış, kaçtığım her şeyiYok etmek önemsemedenÖnemseyerek ya da,Önemseyerek, daha da küçülerek sürekliNefesimi tutarak bin kere öleneBin kere unutana kadarYıkılması, bozulması gerekeniAptallarla… Continue reading Yıkmak İstiyorum








