Adasını Seven Adam

Adalarla dolu bir yerde yaşıyormuş adam. Daha doğrusu o yerdeki adaların birinde. Dünya mı, başka bir gezegen mi olduğunu bilmiyormuş. Zaten onun zamanındaki insanlar da fazla bir şey bilmiyorlarmış çevre hakkında. Doğa olayları da karmaşık geliyormuş hepsine. Ama bizim adamımıza değil. O, diğerlerinin aksine tek başına yaşıyormuş adasında. Kendini bildi bileli burada yaşıyormuş, diye bir… Continue reading Adasını Seven Adam

Duvar Yazıları – 38

Hava kararmak üzereydi. Tam vaktinde diye düşündü . Mutluydu duvarcı o gün uyandığında. Sonuçta perşembeydi, kötü ne olabilirdi ki perşembeleri. Uzun zamandır yaptığı duvar da bir şeye benzemeye başlamıştı nasılsa. Kötü şeyleri görmeyecekti bugün. Her zaman olabiliyordu böyle saçmalıklar insan hayatında. Önem vermezseniz size dokunamazlar nasılsa demişti bir keresinde. Duvarına doğru yürümeye başladı. Son zamanlarda… Continue reading Duvar Yazıları – 38

Ne Oğrenmem Gerek?

Ne öğrenmem gerekiyor ki şu saçma hayatta?İnsanların yalan söylediğini mi?Ne kadar gereksiz olduğumu mu?Sahte şeyleri sevdiğimi mi hep?Dolunayın aslında bir şey ifade etmediğini mi?Hiç bir zaman mutlu olamayacağımızı mı?Hiç bir isteğimin gerçek olmamasını mı?Gurur duyabileceğim tek şeyin boşluk olduğunu mu? Sıkıcı olmamın en büyük meziyetim olmasını mı?Yazdığım aptal şeylelri kimsenin okumadığını mı?Artık bir şey yazmamam… Continue reading Ne Oğrenmem Gerek?

Yazamamak-2

"Hala bir şeyler yazabiliyorken yazmalıyım diye düşündü adam. Çok şey vardı aklında. Aktarma özürlüydü belki bir parça biliyordu. Nasıl kafasındaki o kadar şeyi aktarabilirdi ki birilerine? Obruk en basiti. Obruğu nasıl süsleyip püsleyerek ortaya koyabilirdi dalga geçileceğinden emin olmadan? Ya da bir yağmur damlası nasıl onca şey arasında bir önem taşıyabilirdi ki? Ayı düşündü ,… Continue reading Yazamamak-2

Aynalı Hikayeler-6

- Ya tam tersi olsaydı - O zaman bir dakika bile katlanamazdın bana - Çok yanlış tanımışsın beni - Ben seni tanımıyorum ki öyle bir zorunluluğum yok - Aşk olsun, hiç beklemezdim bunu senden - Ne beklerdin peki - Benim kadar olmasa da sen de biraz dikkat edebilirdin bana - Niye ki, ne olacaktı sonunda… Continue reading Aynalı Hikayeler-6

Felaket Sıkıcı

Felaketlerin en sıkıcısını bekliyorumEn hakiki, en doğal, en tehditkarAma sıkıcı olacak elbetteİnsan hayatı kadar sıkıcıEn azından benimki kadarBaşka bir şeyle başa çıkmam güç olurKalmak zorunda kalırım yine kendimleFelaket bekliyorum beni yıkacakYıkamasa da yıkar gibi yapacakBeni inandıracak kadar yeterAylar yıllar günlere gerek yokSaatler yeter de artar banaBasit biriyim sonuçtaHatta bir iki saat bırakabilir beni çaresizBakarım etrafa… Continue reading Felaket Sıkıcı

Seçmek ya da Seçmemek?

Seçim yapmak aslında bu dünyada bize tanınan tek özgürlük. Tek hakkımız. En önemli şey seçmek. Ya da en gereksiz olanı. İnsanlar mı ikiye ayrılıyor, seçen/seçmeyen diye , yoksa doğal olarak mı itiliyoruz bu karara? Doğa seçse bizim yerimize, her şey daha mı güzel olacak? Daha mı farklı, daha mı olması gerektiği gibi? Yanlış karar verdiğinde… Continue reading Seçmek ya da Seçmemek?

Masal vs.Gerçek or Saçma

Hayat size masal anlatanlarla doludur. Bazılarını bilinçli olarak siz tercih edersiniz. Bazılarınaysa maruz kalırsınız sadece. Bu masalların bazılarını küçüklükten beri adınız gibi bilirsiniz. Bazılarını da daha dinlememişsinizdir belki. İyi, kötü, güzel, çirkin, mantıklı, komik masallar hep vardır ve zevk alır insan bunlardan. Bazıları sonlarını hazırlasa da.  Bu masallar; "Bir zamanlar" ile de başlayabilir, "Son derece… Continue reading Masal vs.Gerçek or Saçma

Olduğu Kadar

Bana haketiğim değeri veriyorsunuz hepinizNe eksik ne fazlaOlması gerektiği kadar zaman ayırıyorsunuzNe eksik ne fazlaOlduğu kadar hepİstemiyorsunuz ama mecbur hissediyorsunuzSonuçta varım orada, hayatınızdaKoparmak istediğiniz koca bir et beni gibiNefret ediyorsunuz benden aslındaAma cesaretiniz yok kurtulmayaBensiz olamayacağını biliyorsunuz Bensiz dünyalarınızı hatırlamıyorsunuz artıkKimse beni sevmiyorAma kimse de yok edemiyor beniMahkumsunuz bana sonuna kadarBen?Ben de mahkumum kendim olarak… Continue reading Olduğu Kadar

52

Bir yerde okumuştum (Herkes biliyor nerede olduğunu aslında), hayatın anlamı 42'ymiş. Değil bence, jokersiz bir 52 daha çok uyuyor hayatımıza. Game Of Life dahil hayatı daha fazla yansıtan bir oyun var mıdır acaba? Şimdi ne saçmalıyor bu gereksiz diyebilirsiniz. Bana papaz mı diyorsun bre labut da diyebilirsiniz. Ama sonuçta blogun adı Saçmanın Bağladıkları ve ben… Continue reading 52