Bundan yaklaşık 2 yıl evvel yıllar önce yapamadığım bir şeyi yapıp Ulysses'e başlamıştım. Başlamıştım derken, yabancı sitelerden bölüm bölüm okuyup kendimce açıklıyordum Söylenti dergisinde. 6'ncı bölüm olan Hades'e kadar gelmiştik. İşleri yarım bırakmak karakterimin en önemli parçalarından olsa da yeni bir başlangıç yapmak istiyorum Ulysses'e. Tabi o yazıları kullanacağım başlangıç olarak. O zamandan bu yana… Continue reading Saçma Sapan Yazılar-Nedir Ulysses?
Etiket: Yazı
Yazmam Lazım
Sait Faik gibi yazmasam delirecektim noktasındayım, ama şiir ya da hikaye değil. Sadece klavyedeki harflere basmak istiyorum boş bir şekilde, belki bir şeyler çıkar kendiliğinden, melodi olur yağmur gibi tesadüfi, yoksa bir şey yok kafamda. Çok şey var aslında ama yeri değil şu anda. Aslında artık hiç bir zaman yeri olmayacak kafamdakilerin. Yeni şeyler lazım… Continue reading Yazmam Lazım
Aptal bir Ağlama Hikayesi
Aptal bir ağlamanın hikayesi bu. Başaranlar ve başaramayanlar diye iki taraf var. Güneş çoktan batmış - kafan oldukça yoğun, yeldeğirmenleri gibi dönüp duruyor şarkılar etrafta. O kadar beklemene rağmen alışamamışsın hala. Çıldırmış içinde bir şeyler- dizginlemeye çalışmışsın şu saate kadar. Ne yapacağını bilmiyorsun. Duş alıp uyumakla, intihar arasında gidip geliyor sarkacın. Başaramayacağını biliyorsun ikisini de.… Continue reading Aptal bir Ağlama Hikayesi
Saçma Sapan Şeyler- Adı Fazla Duyulmamış Nobel Sahipleri -Grass (1999)
Bu kez daha yakın bir tarihten, biraz daha bilinen bir yazarı kattık dosyamıza. Günter Grass genç okurların Yaşar Kemal'in ölümünün ardından yazdığı yazıyla, bizimse Teneke Trampet'deki cüce Oscar'la tanıdığımız bir yazar. 1999 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüş. Önce hayatı tabii ki. 1927'de şu an Gdansk olarak Polonya sınırlarında bulunan ama iki dünya savaşı arasında… Continue reading Saçma Sapan Şeyler- Adı Fazla Duyulmamış Nobel Sahipleri -Grass (1999)
Ölene Kadar Uzak
Dünya dursa ilk nereyi görmek isterdin dedi bana. Eskisi kadar anlayışlı. İlk günkü kadar güzel. Benim o günlerim çoktan geride kaldı dedim. İnanmıyordum oysa. Her zaman ilk görmek istediğim onun olduğu yerdi. Her zaman bulunmak istediğim oydu. Dönüyor başım ve dönüyor dünya ne yazık ki. Durdurabilseydim keşke sadece bir kez . Dünya, olan biten her… Continue reading Ölene Kadar Uzak
Kırık Bir Rüya
Bağırıyordu avaz avaz. Empati yoksunu herif, ne anlarsın sen kadın ruhundan. Uzakta, sarı bir gülün içinde gördüm onu. Tanıdık bir kadın yüzü, sinirli ama. Uçarak yaklaşmaya çalıştım. İtiyordu sesiyle beni. Nerede olduğumu anlayamadan gözden kaybetmiştim., ama sesi hala kulaklarımda yankılanıyor. Bir şarkı vardı, kayıp bir şarkı, ya da kayıp olması gerekiyormuş da sanki benim kulağıma… Continue reading Kırık Bir Rüya
Şansım ve Ben
Uzun zaman oldu, yapmadıklarımdan pişman olmak yerine yazmayı yeğleyişim. Çok hatalar yaptım bu andan sonra, ama hiç pişman olmadım. Şimdi de benzer bir şekilde yazıyorum, içimden geldiği gibi değil ama - sadece parmaklarımın istediği gibi. Utanmıyorum hiç bir şeyden artık, ben değilim bu çünkü. Başka bir Erhan buradaki, evde bu klavyenin başında oturandan apayrı birisi… Continue reading Şansım ve Ben
Susmak Lazım Ara Sıra
Bazen bir an geliyor hiçbir şey söyleyemiyor insan, insan olduğunun, güçsüz olduğunun farkına varıyor acımasızca. Dünyadaki her şey dönüyor etrafında, o duruyor ama. Basit birisi olduğunu anlıyor eninde sonunda. Bunların daha güzel günleri olduğunun bile bilincinde artık. Her şeyin her zaman kötüye gittiğinin olduğu gibi. Fibonacci sayıları gibi tüm hayat. Katlanarak büyüyor sorunlarımız, tahmin edilir… Continue reading Susmak Lazım Ara Sıra
Başlayamama
https://www.youtube.com/watch?v=1qmKk7fj9Ug Başlamam gerek biliyorum , ama nereden. Her zaman bir yolunu bulurum aslında başlamanın. Bu kez neden olmuyor ki? Bir şeyin olmasını mı bekliyorum başlamak için? Hiç bir şey yetmiyor artık, neden bilmiyorum. Kaç gün oldu gideli, üç mü daha? Çok uzun geldi bu kez.Bir hafta olmuştur diyordum. Gelmeyeceğinden belki, kesin konuştu giderken. Başlamam lazım… Continue reading Başlayamama
Ne istiyorum?
Ne istiyorum. Bilmiyorum açıkçası, beğenilmek mi, beğenmek mi, yardımcı olmak mı, her şeyi bilmek mi, ukalalık yapmak mı, yoksa sadece keyif almak mı yaşadığım hayattan. Gerçekten bildiğim bir şey yok ne istediğime ilgili. Büyük değil, normal hedefim bile olmadı hiç hayatımda. Benim için yazılan şeyi yaşadım çoğunlukla. Okul, meslek tesadüfi gelişti hep. Kadere inanmasam da… Continue reading Ne istiyorum?








