Sanki ciddi ciddi giriştik bu işe ha, yani başlıktan öyle anlaşılıyor galiba. Sokrates öncesi filozoflar deyince heyecanlanıyor insan biraz. Harbiden artık gidebileceğiz galiba güneye değil mi? Değil daha, bir iki şeye cevap vereyim önce. Sümer,Babil, Mısır vb. de felsefi düşüncenin önemsenmeyecek kadar az olduğundan bahsetmiştim. Ama elbette din hep vardı ve din de doğası gereği… Continue reading (Benim Gibi ) Aptallar İçin Kolay Felsefe – 103 – Sokrates Öncesi Filozoflar (ÖA Serisi)
Etiket: Yazı
(Benim Gibi) Aptallar İçin Kolay Felsefe – 101 (ÖA Serisi)
Yeni bir seriye başlıyorum kendimce. Siz deyin “Felsefe Tarihi” ben diyeyim “Sadece Felsefe”. İçerik böyle yani, olabildiğince basit, olabildiğince tekdüzeye indirerek mahvetmeye çalışacağım felsefeyi. En azından ben açık açık yapacağım bunu çoğu bilenin aksine. Ve sorular. Niye yapıyorum bunu? Yapacak daha mantıklı bir şey bulamadığım için. Yani hiçbir zaman toplumları felsefeye alıştırmak gibi bir hedefim… Continue reading (Benim Gibi) Aptallar İçin Kolay Felsefe – 101 (ÖA Serisi)
Hayat – Başka Bir Bakış Açısı
Antik çağlardan beri – ilk orta yeni yakın şimdi kısaca her çağda – filozoflar hayat hakkında tartışıp durmuşlar. Nedir hayat, niye? Benim de zamanında bolca girmişliğim vardı galiba konuya. Peki şimdi ne oldu da bununla ilgili – yeniden- ahkâm kesmeye başladım (Ya da başlayacağım)? Bir şey mi değişti eski çağlardan, eski yazılarımdan beri? Bilmiyorum belki… Continue reading Hayat – Başka Bir Bakış Açısı
Vive le liberte
Hayatımı etkileyen kararların çoğunu düşünmeden kalbimin bana söylediği şekilde aldım . Bazıları iyi çıktı bazıları ise fiyasko. Ama en azından - kararlarımı nasıl aldığımı bildiğim için- hiç bir zaman pişman olmadım onlardan. Hala da aynı şekilde devam etmekteyim. İtiraz eden olursa da onlara da benzer bir kararla bağlandığımı söylüyorum.
Kışı Yürümek
Yürüyorsunuz çimenlerin içinde. Ne zaman, nerede, önemli değil. Gözleriniz kapalı, benim gibi.Bİr iki damla sızıyor saçlarınızın arasından. Plansız gebeliğe benzer bir sıkıntı kaplıyor içinizi. Yalnız mıyım diye etrafınıza bakınmaya çalışıyorsunuz. Ama hala kapalı gözleriniz. Başlıyorsunuz şarkı söylemeye, bilmediğiniz bir şarkı aslında, hem de Fransızca, aradaki "Mais Je'taime"kelimelerinden anlıyorsunuz ya da anladığınızı sanıyorsuuz hepiniz ya da… Continue reading Kışı Yürümek
Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun?
Demek Ulysses’i okumak istiyorsun sorusuna verilen cevap genelde kolay gelsin oluyor. Zor bir kitap Ulysses edebiyatla hafiften haşır neşir olan herkesin bildiği gibi. Eleştirmenler, okuyucular ya da bloglarında kitabı inceleyenler demiyor sadece bunu. Joyce’un kendisi profesörlerin yüzyıllarca ne demek istediğini tartışacaklarını iddia ediyor olanca ukalalığıyla. Evet, adam çalışmış, yazmış, birçok şey denemiş, bir çok farklı… Continue reading Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun?
Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 18-Penelope
Merhabalar, nihayet tamamlıyoruz yolculuğumuzu. Hemen herkesin bir şekilde bir fikri olduğu Peneleope’a hoş geldiniz. Bu bölümde, şu ana kadar perde arkasında kalan ve Leopold Bloom ile Dublin ahalisi üzerinden tanımaya çalıştığımız Marion (Molly) Bloom’un kafasında bulacağız kendimizi. Ama her zaman olduğu gibi önce Odysseia’yı bitirelim ve şemalara bakalım. Penelope daha ilk bölümden beri bildiğimiz gibi… Continue reading Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 18-Penelope
Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 17-İthaka
Sondan bir önceki bölümdeyiz Ulysses’de. Eve dönüşün ikinci safhasında. Umarım Kirke’de halüsinasyona bolca doymuşsunuzdur, çünkü bu bölümde tamamen iç içe olacağız bilim ve gerçeklerle. Bölümün isminden de anlayabildiğimiz kadarıyla İthaka’ya dönüyoruz nihayet Odysseia’da da. Gerçi geçen bölümde dönmüştük, ama saraya giriyoruz artık. Hala dilenci kılığında Odysseus. Telemakhos da başka bir yoldan gelmiş. Bir çare arıyor… Continue reading Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 17-İthaka
Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 16-Eumaeus
Büyük bir yol kat ettik yolculuğumuzda. İlk önce Telemakhus’la birlikte babamızı bulmaya çalıştık, sonra Odysseus’un o zorlu maceralarına göğüs geldik ve artık Ithaka’ya varıyoruz bu bölümde. Kitabın (Ulysses) bu son kısmının adı da bununla uyumlu olarak Nostos (Eve Dönüş) Evet, Ithaka’ya dönüyor Odysseus nihayet Nausikaa’nın adasından sonra tek başına. Ama evinin bıraktığı gibi olmadığını Athena’dan… Continue reading Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 16-Eumaeus
Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 15-Kirke
Kitabın ikinci ana bölümünün sonuna geldik. Kirke Ulysses’in Gezintilerinin son bölümü. Aynı zamanda kitabın en uzun bölümü. 30-40’ar sayfalık bölümlerin aksine yaklaşık 150 sayfa. Ama gerek anlatım tekniği gerekse içerdiği sürreal halüsinasyonların yer yer anlatıma bile etki etmesi yaşadığımız bu deneyimi daha keyifli bir hale sokuyor. Kirke bu yolculukta defalarca ismini andığımız bir karakter. Odyessia’da… Continue reading Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 15-Kirke









