Bilinmeyen Bir Şey – 15

GÜNÜMÜZ

Bekleyen insanlar var dünyanın her yerinde şu anda. Ben bile, bu kalabalığa hiç kapılmayacağım diyen ben bile bekliyorum şu anda. Ne bekliyorum bilmiyorum. Biliyorum aslında da, gelince ne olacak onu bilmiyorum. Benim yüzümden bir şekilde mağdur olan birisi. Bir kız, güzel de. Bir şeyler var mı? Bilmiyorum. Olmak zorunda mı? Bilmiyorum. Bu bir kore filmi olsa hani birilerinin boş evlere girdiği, sonunda aşık olur hep o biri. Ama ben değilim kore, hint, arap, türk işte böyle filmleri seven biri. Öyle biri bile değilim. Yarınım belli değil. Dünüm belli ama, söyleyemediğim. Niye yaptım her şeyi bilmiyorum . Ya ben bir şey bilmediğim zaman aşırı sinir bozucu oluyorum.Ben bile tahammül edemiyorum kendime. Eğer bir şeyler hissetseydim, Matt Berringer gibi, I need my girl deyip ağlardım burada. Neyse her şeyi yaptım hemen hemen. O son şeyi yapamazdım ama, benim bile içimde biraz sevgi var bu dünyaya. Hak etmiyor. ASPAVA’dakilerin dedikleri her şeyi yaptım,   Şimdi sezon finalini beraber izleyebileceğiz dünyanın belki de Nihan’la . İstiyor muyum ben peki? Aslında sadece kaçmak istiyorum. Tanımıyor beni kimse gerçekte. Ben öyle biri değilim. Uygun koşullarda potansiyel seri katil olabilecekken şu olduğum kişi olmuşum. İşte annem bana hamileyken hiç süt içmemiş ondan herhalde . Bir de doğarken o Baby Genius şeylerinden, Mozart filan yerine, Sonata Pathetique dinletmişler bana. Bebekken olgunlaşmışım daha, dahi olmak yerine. Ama hep çocuk taklidi yapmışım. hala öyleyim. Taklit ediyorum her şeyi . Hepsini de çok başarılı şekilde becerebiliyorum. Bir tek ara sıra yalnızken yaptığım kendi taklidimde başarısızım. Oraya daha gelemedim, çalışamadım da hiç. Olmayan bir şeyi , fark edilemeyen ya da gerekmeyen bir şeyi daha kimse taklit edemedi. İşte gelirse gerçekten buraya Nihan, öldürmemişlerse, sorun değil bence aslında nasılsa elimden geleni yaptım, ama öldürmemişler de gelirse ne yapacağım. Nasıl farklı biri gibi davranacağım bunca şeyden sonra. Düşünmemeliyim bunları. Sadece ana odaklan, her zaman yaptığın gibi. Kendi imparatorluğumu kurmalıyım şu an için. Perşembeler, duvarlar olmamalı. Sadece şu an olmalı. Sadece o sonsuz siyah olmalı her zamanki içinde yüzdüğüm. Arkada yine dokunaklı sonat, hayatımın hiçbir anını müziksiz düşünmedim ben. İnsan bir şeyi hak ettiğini nasıl anlar. Peki insanın başka bir insanı gerçekten hak etmesi mümkün müdür? Böyle bir evren var mı yaşanan ? Ne yapacağım ben? Başka şeylere odaklanmam lazım. Mesela BGM’ye gittiğim ana.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s