Hava kararmak üzereydi. Tam vaktinde diye düşündü . Mutluydu duvarcı o gün uyandığında. Sonuçta perşembeydi, kötü ne olabilirdi ki perşembeleri. Uzun zamandır yaptığı duvar da bir şeye benzemeye başlamıştı nasılsa. Kötü şeyleri görmeyecekti bugün. Her zaman olabiliyordu böyle saçmalıklar insan hayatında. Önem vermezseniz size dokunamazlar nasılsa demişti bir keresinde. Duvarına doğru yürümeye başladı. Son zamanlarda… Continue reading Duvar Yazıları – 38
Kategori: Diğer Yazılar
Aynalı Hikayeler-6
- Ya tam tersi olsaydı - O zaman bir dakika bile katlanamazdın bana - Çok yanlış tanımışsın beni - Ben seni tanımıyorum ki öyle bir zorunluluğum yok - Aşk olsun, hiç beklemezdim bunu senden - Ne beklerdin peki - Benim kadar olmasa da sen de biraz dikkat edebilirdin bana - Niye ki, ne olacaktı sonunda… Continue reading Aynalı Hikayeler-6
Seçmek ya da Seçmemek?
Seçim yapmak aslında bu dünyada bize tanınan tek özgürlük. Tek hakkımız. En önemli şey seçmek. Ya da en gereksiz olanı. İnsanlar mı ikiye ayrılıyor, seçen/seçmeyen diye , yoksa doğal olarak mı itiliyoruz bu karara? Doğa seçse bizim yerimize, her şey daha mı güzel olacak? Daha mı farklı, daha mı olması gerektiği gibi? Yanlış karar verdiğinde… Continue reading Seçmek ya da Seçmemek?
Masal vs.Gerçek or Saçma
Hayat size masal anlatanlarla doludur. Bazılarını bilinçli olarak siz tercih edersiniz. Bazılarınaysa maruz kalırsınız sadece. Bu masalların bazılarını küçüklükten beri adınız gibi bilirsiniz. Bazılarını da daha dinlememişsinizdir belki. İyi, kötü, güzel, çirkin, mantıklı, komik masallar hep vardır ve zevk alır insan bunlardan. Bazıları sonlarını hazırlasa da. Bu masallar; "Bir zamanlar" ile de başlayabilir, "Son derece… Continue reading Masal vs.Gerçek or Saçma
Soru Soran
"Tarihin hiç bir dönemi bu kadar kötü olmamıştı" Tarihin her aşamasında duyduğumuz bu cümle, bize neyi anlatmakta? Hayatın yüzyıllar geçtikçe kötüleştiğini mi? Yoksa insanların bitmez tatminsizliğini mi? Her şey iyiye gidiyor desek kendimizle çelişmiş oluruz değil mi? Hepimiz vahşi bir dünyada yaşadığımızın bilincindeyiz, gerçek sebep bu mu? Elimizi versek kolumuzu kaptırırız deyimi sadece bizim gibi… Continue reading Soru Soran
52
Bir yerde okumuştum (Herkes biliyor nerede olduğunu aslında), hayatın anlamı 42'ymiş. Değil bence, jokersiz bir 52 daha çok uyuyor hayatımıza. Game Of Life dahil hayatı daha fazla yansıtan bir oyun var mıdır acaba? Şimdi ne saçmalıyor bu gereksiz diyebilirsiniz. Bana papaz mı diyorsun bre labut da diyebilirsiniz. Ama sonuçta blogun adı Saçmanın Bağladıkları ve ben… Continue reading 52
Geceyarısı Mavisi
https://www.youtube.com/watch?v=3p41aRfW0BE Mavi geceden başka neyin rengi olabilir ki? Sonsuza dek dinleyebilir insan geceyi onunla. Herkesin kendine has bir mavisi vardır. Ama hava kararıp insanlar mağaralarına çekilince, sadece bir ses duyulur o mavilikte. Gece yarısına özgü bir renktir o. Anlayanlar vardır o mavide. Bırakanlar ve bırakılanlar vardır. Hangisinin olduğunu bilmeseler de; o ses, mavinin en kendileri… Continue reading Geceyarısı Mavisi
Gecenin Ninnisi
https://www.youtube.com/watch?v=XaSVkb_XLt4 Uyumak için ayırdığım gecelerden biriydi. Gözlerini gözlerimin önüne koymuş, onlara bakarak kararsızlığa doğru seyrediyordum. Bir ninni bekliyordum geceden. Genç olduğum zamanlardan gelecek bir ninni belki de. Tam gözlerimiz kapanmak üzereyken piştice, gece kendine geldi ve başladı müzik. Pastoral bir şeyler umuyordum kendisinden, fazla yakıştıramasam da. Ama o kendisine ait olanı, en karanlık olanı döküyordu… Continue reading Gecenin Ninnisi
Aynalı Hikayeler -5
- Derdin ne , niye anlatmıyorsun bana hiç bir şeyi - Bir şeyim yok, biliyorsun her şeyi zaten - Nasıl bir şeyin yok, daha yeni bırakmadın mı onu? - Bırakamadım da bıraktım gibi karışık - Nasıl karışık? - Öyle işte, zorlama - Hep karışık mı olacak hayatın senim? - Senin sanki çok normal? - Haliyle,… Continue reading Aynalı Hikayeler -5
Fiction vs Non-Fiction
Kitaplar ikiye ayrılıyormuş fiction ve non fiction olarak. Üretilmiş ve çalışılmış olarak çevirebiliriz bunları türkçeye. Ya da bunca yıldır yaşayan bunca edebiyat emekçisi (kendilerine öyle diyorlardır herhalde) bunları çevirmek için başka kelimeler bulmuştur. Önemli değil, sonuçta farklıdır iki tür de. Bir türe yemek kitapları, maket yapımı, herhangi bir üçüncü dünya ülkesindeki yolsuzluklar ya da ubuntulu… Continue reading Fiction vs Non-Fiction






