Bakkal Amca

Bedavadan biraz pahalı dedi Hamit amca. Pis bakkal mı diyeceğim adama? Hamit amca diyor tüm mahalle, biliyor hepsi ne mal olduğunu. Yeni getirdiği Çin malı ıvır zıvırları satmaya çalışıyor herkese. Kazıklanmaya en uygun model de benim ona göre. Küçüklükten beri hastayım böyle şeylere ya, kırk yaşında adam, her geçişte takılıyorum buraya. Fıstık alacaktım sadece, Avni… Continue reading Bakkal Amca

Over

https://www.youtube.com/watch?v=CtkvvWOZyWg Bazı şeyler vardır, ta en başından düzensizliğini fark edersiniz. İçinde sizi rahatsız eden bir şeyler vardır. Bu ne dersiniz, ben buna mı kaldım - gitmeliyim buradan. Bakmamalı- dinlememeli- sevmemeliyim bunu. Kaçmak istersiniz ondan, bu bazen bir film olur - Tinto Brass filmleri gibi belki. Bazen bir şarkı olur, bazen bir kitap, bazen de bir… Continue reading Over

Orion’lu Şiirler Güzeldir

Her gece yarısı on ikiyi çeyrek geçeİnsan biraz daha yaklaşır düşünmeyeDüşünmeye gereksizi  ve kalmanın biçiminiUzaya da gidemeyeceğini varsayarKaçış yolu binlercedir aslında onun içinAma her biri terk etmiştir on beş dakika önceBaşkasıyla kaçanlar çoğunluktadır rüyalarındaBir hiç için bırakanlar da vardır amaNasıl kendisi için bırakanlar varsa Dünyadaki bir sürü gereksiz şeyi aptalcaOn ikiyi çeyrek geçe insanCehaletinin sınırlarını… Continue reading Orion’lu Şiirler Güzeldir

Bağlı Değilsiniz?

Ekrandaki yazıyı gördüm. Bağlı değilsiniz yazıyordu. Ne zaman gelmiştim buraya? Baktım tekrar bilgisayara. Bağlanmayı sevmiyorum yazdım. Doğruydu, herkesin herkese deli gibi bağlı olduğu bu dünyada böyle kalabilmek istiyordum.  Niye buradaydım ben. Ekrandaki yazı değişti. Bağlanıyor... Olacak mıydı bu kadar seneden sonra? Bağlanabilir miydim gerçekten? Kim getirmişti ki hem beni buraya? Hemen karar vermem gerekiyordu. Dönüşü… Continue reading Bağlı Değilsiniz?

Dilek Tut, Denize At

Bir dilek yazdım kağıda geçen gün. Sonra da bir şişeye koyup denize attım. Kızmayın hemen plastik değil, eski filmlerdeki gibi yeşil cam bir şişe. Baktım uzaktan yavaşça yüzüşüne. Nereye kadar giderdi acaba? Neden bilmiyorum, orada olmak istedim. Şişenin içinde onun gittiği yere kadar gidip, denizin sonunda aşağı düşmek belki öküzün boynuzundan. Ama nasıl emin olacaktım… Continue reading Dilek Tut, Denize At

Sinekkuşu ya da Rüzgar Olmak

Sıkıntıyla kıpırdanıyordu olduğu yerde adam. İlk defa böyle bir yere gelmişti. Çok izlemişti dizilerde, filmlerde. Ama nasıl olacağını bilmiyordu gerçekten bu işin Türkiye'de. Her şeyimizle özenti bir ülkeyiz diye düşündü, psikologlarımız neden farklı olacak ki. Irvin Yalom kitaplarını hatırladı. Yo Divan'ı değil, o son dönemde yazdığı genellikle yaşlılıklarla ilgili olan psikozları anlattığını. Neydi adı. Hatırlayamadı.… Continue reading Sinekkuşu ya da Rüzgar Olmak

Neden Saçma?

Bazen soruyorlar okurlarım, neden gerçekleri yazmıyorsunuz diye? Yok, ben yalan söylüyorum hep. Bana soru soran yok, benim bir okurum da yok zaten. Sadece o gazetelerde, dergilerde, kitaplarda, işte başka yerlerdeki yazarlara özeniyorum ben. Yazar olsam kesin okurum olurdu diyorum. Onlar da zeki olurlardı, beni okuduklarına göre ve böyle sorular da sorabilirlerdi elbette. Neden saçma? Gerçek… Continue reading Neden Saçma?

Olmamaya Özlem

Bir durup düşünelim. Kişisel gelişim kitaplarında ne çok duyarız değil mi? Onlar, yazarları daha doğrusu, gündelik hayat koşuşturmasında olan bizleri çok iyi tanıdıklarını zannederler. Herkes onların düşündüğü gibidir sonuçta. Herkes her şeyle çok meşguldür. İşlerinden başka hiçbir şeyi önemsemezler. Varsa yoksa işleri sadece. Kendini sevenleri görmezler . Ama artık her türlü problemin sonuna gelmişizdir. Parlak… Continue reading Olmamaya Özlem

Ceketini Unutan Adamı Yazan Kadın

Ceketini unutan adam diye bir başlık atmış daha gerisini getirememişti. Nereden gelmişti bu şey kafasına bilmiyordu. Hani bazı insanlar ilham der ye, o vardı sanki ortamda. O Muhammet demeyi tercih ediyordu gerçi. Ama diyemiyordu da , henüz o kadar cesur olmadığı zamanlardı. Namaz mı kılsam diye düşündü, bir iki rekat kendine getirebilirdi onu. Bilmiyordu ama,… Continue reading Ceketini Unutan Adamı Yazan Kadın

Yaşamak İçin Fazla Gerçek

Gerçekle başa çıkamayan bir düşük yaşam formuyuz biz gerçekte. Tek ortak yanımız beyinlerimizin etten yapılmış olması değil elbette ki. Yaşadığımız bölge ile doğru orantıda değişen bir duygu karmaşası var hepimizde. Bazılarımızın içinde her şey karmakarışık olmuş durumda, diğerleri ise ne yaptığını biliyor izlenimi veriyor hep, saklıyorlar ya da kendilerini. Bu duygularını bir yöne yönlendirdiklerini sananlar… Continue reading Yaşamak İçin Fazla Gerçek