Kolaylık Tesisleri

Oldukça boş geçiyordu Ocak ayı. Yarım yamalak yürüyüşümle kolaylık tesisi diye adlandırılan yere doğru ilerledim. Tek isteğim karşımdakilerin beni ayıplamamasıydı. Ben ayıplanmaktan başka hiç bir şeyden korkmadım bu dünyada. Böyle olunca da, hiç dışarıya çıkamadım haliyle ayıplanmamak için. Ama buraya kadarmış, başka bir yolu yoktu. İsterseniz geriye dönüp hikayenin başını da açıklayabilirim size. Ama istemeyeceğinizi… Continue reading Kolaylık Tesisleri

Dedektif Komikleri

hiç girmek istemiyorum, şeytan bile uğraşmıyor onlarla artık. Elindekiler çoğalınca satan olmuş , özüne dönmüş o da. Kötü esprinin doğasını araştırıyormuş bir de. Neden insanlar böyle şeylere çok takılıyor diye az dolanmadı etrafımda. Ama en fazla alıcısı olan dediğim gibi altıncı his bugünlerde. Singapur'daki tanrıların oğullarına yaptıkları sünnetlerde en çok onlar takılıyormuş. Arz talep dengesi… Continue reading Dedektif Komikleri

Beyaz Geceler – 2

      Akşam oldu, gece hatta. Kararsızlığın o tatlı bilmezliğinde yuvarlanıyorum yavaşça. Tam sıkıntı baremini aşacakken aydınlanıyor hava. Niye aydınlandı diye televizyona bakıyorum, saati göstermiyor bana. Kızıyorum, survivor var oysa- survivor'a kızılmaz, o kızar insanlara. Ben de klasik yollara mecbur kılındığım için kötü kötü düşünerek telefonuma bakıyorum. Elektrikler kesilmiş galiba- çalışmıyor saati, sadece bildirimler var, 1990'larda… Continue reading Beyaz Geceler – 2

Beyaz Geceler -1

Bir zaman gelecek, güneş hiç batmayacakSöyle insanoğluna, o zaman kimse rüya görmeyecekSadece ben isteyeceğim- muktedir ve doğurganVe hiç bir şiir yazılmayacak aya bir daha Simon L'horte-Bartiey Poltreistgwer-Heundergighn 4. Kitap 13. gün . Hala her yer aydınlık. Başta bir anlam verememiştik gecelerin olmamasına. İlk bir iki gün sadece şaşkınlık vardı, sonra yerini korku aldı haliyle. Şu… Continue reading Beyaz Geceler -1

Bir Yol Hikayesi

Saatler ilerledikçe daha da uzuyor yol, ya da sadece zaman donuyor belki. Durmak istiyorsun artık, biliyorsun herkes istiyor ama sen varsın sadece öne atılan, ilk kurban. "Ramazan bir dursak." "Yok abi, daha yol çok önümüzde".  Bitmez ki böyle gide gide yollar. İstesen hep gidersin zaten. Önünde hep çok yol olur. "Ölene kadar mı gideceğiz Ramazan."… Continue reading Bir Yol Hikayesi

Üç Kişi İçin Fazla

Arkamı dönüyorum. Orada hala. "Bu çalan ne?" diye soruyor, "60'ların hippi şeyleri gibi" "Sweet Smoke" diyorum, " O senin dediklerinden zaten" ."Sevmedim" diyor, zorunda değilsin ki zaten. Diyemiyorum ama.  Kapatıp başka tarafa bakıyorum. Bir kuş bir dalın üzerine konuyor. Konduğu gibi atomlarına ayrılıyor, görüyorum gözlerimle. "Çok içtim herhalde" diyorum, ama içmediğimi de biliyorum. O da… Continue reading Üç Kişi İçin Fazla

Resim Yapmak

Resim yapmaya başlasam diyorum. Yaşlılık alameti diyorlar, sen andropoza mı girdin diyorlar, orta yaşı geçkin kadınların en büyük tutkusu diyorlar, aldırmıyorum. Alıyorum boyalarımı, tuvalimi, paletimi. Döküyorum renkleri üstüne paletin . Bir bilene soruyorum, yeterli mi diye. Yeterli diyor, bilen. Ayrı mı kullanmak lazım diyorum renkleri. Sen bilirsin diyor bilen. O zaman sen ne biliyorsun diyorum.… Continue reading Resim Yapmak

Karma Öykü

Hırsız Obura döndü. Burada olmamızın bir açıklaması var mı, diye sordu. Yine aklı evvel birisi yedi ölümcül günah hakkında bir şeyler yazmaya karar vermiştir herhalde, dedi Obur. Peki, neden üç kişiyiz burada dedi Hırsız tekrar. Öfkeli birisini göremiyorum burada, şehvetli, gururlu ya da kıskanç da yok. Bir şurada pinekleyen adam var Tembel olarak nitelendirilebilecek. Anladığım… Continue reading Karma Öykü

İki Kişilik Diyaloglar – 3

- Malları İspanyol'a yolladıktan sonra Kurt Halil'i göreceksin - Abi ne malı, ne İspanyol'u cenazedeyiz - İşte, en çok İspanyol'u severdi Kurt Halil, sonra da malları, bi de annesini - Halil Abi de burda abi - Niye vurmadın mı onu? - Yok abi kıyamadım, onun yerine annesini vurdum, Deli Dumrul hesabı - Ne alakası var… Continue reading İki Kişilik Diyaloglar – 3

Aynalı Hikayeler-4

- Sıkıldığın zaman hep aynı şeyi yapıyorsun. - Ne yapıyorum? - Biliyorsun. - Bilmiyorum, söyle. - İşte böyle gereksiz diyaloglara sokuyorsun beni. - Aslında hayatta hiç "bir şey gereksizdir" diye düşünmemek lazım. - Yazacak daha mantıklı şeyler olsaydı girecek miydin sence bu işe? - Girerdim tabi, diyaloglar da önemlidir. - Yalan söylediğini biliyorum. - Biliyorsan… Continue reading Aynalı Hikayeler-4