Yeni Başlangıçlar

Teker teker bıraktı tohumları Andra Her kurbana bir tohum Her başlangıç için bir Farkında değildi o zamanlar henüz Güneyden gelen güvercinin Haberi yoktu değişimden Teker teker suladı hepsini Her tohum için tek bir damla gözyaşı Her masum için tek Sıcak bir rüzgar önce Sonra da onu gördü uzakta Önce gözlerini çizdi kızın Ressam Yıldız yıldız… Continue reading Yeni Başlangıçlar

Yedi Yaşlı Adam– Charles Baudelaire (Başka Bir Çeviri)

Kalabalıkların şehri, rüyalarla dolu. Güpegündüz hayaletler yolculara bulaşır Her yerinde gizem, sanki bir ağacın özsuyu Güçlü bir devin damarlarında dolaşır. Bir sabah, her nasılsa, kasvetli bir sokakta, Sisin boylarını büyüttüğü evler andırıyor İki iskeleyi, yükselmiş bir nehrin kıyısında. Ve işte, sahne de bir aktörün ruhuna benziyor Kirli sarı bir sis taşıyor dört bir yana doğru.… Continue reading Yedi Yaşlı Adam– Charles Baudelaire (Başka Bir Çeviri)

Maskeler

Maskeler Adam Çığlık Kadın Bir türlü çıkmayan ay Hep beklenen an Çırpınış Yakarış Gözleri kanlı Yeni uyanmış Göğsü karanlık Aklı orada kalmış Aşk Kırmızı çizgi Boğaz keser gibi Gözyaşı Garip gerçekten Yaz kış dinlemeden Yılan Gizlice yaklaşan Gölgesi bile yok Gerçekten ağladı mı? Keşke daha önce… Çok uzakta kaldı Bilmem artık kaç ışık yılı Ya… Continue reading Maskeler

Eli Kolu Bağlanmış

Geniş bir nehrin ortasında Elim kolum bağlanmış Karanlık her yer Ben göremiyorum ya da kimse yok Ailem Sevdiklerim Beni uzaktan tanıyanlar Sevmeyenler daha çok Gitmiş hepsi Yıldızlar var ama Yıldızları görüyorum Ay bir de, tabak gibi diyorlar ya Hepimiz bir yerinden hayatı Kendimize, şahsımıza, güruhumuza özel Bir yerlerinden kemiriyoruzx Farkettirmemeye çalışarak Bir gün bitiriceğimize inanarak… Continue reading Eli Kolu Bağlanmış

Gerçekte Yaşanmadı

Tebrikler, yeni bir hayat kazandınız Makinelerin ve köprülerin şahitliğinde Başka bir zaman ve başka bir yerde Belki de buz gibi bir okyanusta Cennete yakın, cehennemin dibinde Bugün, yarın, dört gün önce Baharatla dolu bir prenslik Ya da gözleri açık bir yolda Köşedeki boya dükkanında Rüyanızdaki o kırmızı bankta Televizyondaki o kanlı parkta Su birikintisinde yüzen… Continue reading Gerçekte Yaşanmadı

Tempus Fugit

Zaman uçuyor, bazen bir martı Bazen bir kar tanesi Bazen bir çocuğun şapkası Bazense ateşten kaçan küller gibi Arkasında bıraktığı Garip bir insan müsveddesi Bir kaç da geçmiş kırıntısı Kıpırdanıyor işte biri Akşam, herhangi bir akşam Bekliyorsun, kafanda başka bir yarın Düşünüyorsun ihtimalleri Gözlüğünde tereddüt işaretleri Pencereden yansıyan çaresizliğin Siliniyor yavaş yavaş izler Uçuyor arkasına… Continue reading Tempus Fugit

Başka Bir Gecenin Hikayesi

Gecenin soğuk fısıltıları arasında Daha bir olmamış saat, beş dakika var Herhangi birinin hikayesi karşımdaki Buradaki kimse seni hak etmiyor Ben dahil diyor kadın gözlerime bakıp Gözyaşları kaçmak için fırsat kolluyor Yağmurun işi o kadar zor değil ama Bir araba farı, bir kalp çıtırtısı Dönüyoruz sanki atlıkarınca melodisi Başım ya da sadece, anlamak zor Belki… Continue reading Başka Bir Gecenin Hikayesi

yakında

Yakında Uzay zaman sürekliliğinde herhangi bir anda Yabancılarla tekinsiz bir dünyada Belki tam da hikayenin döndüğü noktada Hızlıca uykuya dalıp kaçacağım. Yakında Bütün renkler seslerini kaybedince Kimse özgürlük için şarkı söylemeyince Sağırlar için yazılan tangolar tükenince Karanlıkla dans ederek uzaklaşacağım. Yakında Hayaller kurşunları geçirmeye başlayınca Aşkın ölümün diğer adı olduğu ortaya çıkınca Tutkular artık o… Continue reading yakında

Perşembelerin İnsan Hayatındaki Yeri

Dışarı atılıyorum isteksizce Yangın yeri bir dünyaya Güneş saldırıyor önce Perşembe, sonra, yapıyor dansını Tüm başlangıçlar ve bitişlerde Aşk ve diğer burjuva oluşumlarda Tüm yükselişlerde ve suçlanışlarda 3 kez ve bir kere daha kurtarılışlarda Belki de pazartesi sabahı Liverpool'da Unuttuğum -denediğim- günlerle Üstünü çizdiğim- yalan söylediğim- anlarda Gittiğim her deniz, yattığım her şehirde Zamanın dışımda… Continue reading Perşembelerin İnsan Hayatındaki Yeri

İki Günlük Hafıza

Aşk dediğin garip bir yanık lekesi Hafıza da en fazla iki gün zaten Yürüyüp duruyoruz yolarda bilmeden Yüzüyoruz nehrin kızmasına aldırmadan Köşelerde bir şey bulabiliriz diye Dövüşmek istiyoruz ölümüne Değebilecek tek şey için Kendimizin diye bilip atlıyoruz boşluğa Yalan hatırladığımız her şey oysa Yeni bir düş, yeni güneş, yeni hayat Oynar gibi yapabileceğimiz. Kumlar akmaya… Continue reading İki Günlük Hafıza