Cevapsız Sorular- 2 (Evet Yeni Başlık Bulamıyorum)

Yapılan her şey bir başka zamanda başkaları tarafından yapılan başka bir şeyin kopyasıdır demiş önemli birisi zamanında. Açıkçası bilmiyorum, ama demiş olması lazım bu yazdığım şey de kopyaysa. Nasıl özgün olacağız peki, ya da ben nasıl başarıyorum hala böyle şeyler yazmayı geceleri bu haldeyken? Bilmiyorum.

Bilmiyorum ve yazıyorum hiç bir şarkıdan korkmadan. Bir insan kaç defa sevebilir belirsizce? Ahlaksızlık günde kaç kadını yazıyor defterine şiirler halinde? Dünden önce farklı mıydım ben, dünden önce var mıydı dünya? Kutsal ya da değil kaç kitap okunmayı hak ediyor, güzel ya da değil kaç kadın sevilmeyi biliyor? Beşeri ilimlerden hangisi benim kadar başarısız olmuş mu hayatta? Neden korkaklar sürekli bana bakıyor aynadan? Özgün olmak iyi bir şey mi? Ya yalnız olmak? Değişiyor mu sürekli gölgeler etrafımdaki kafamdakilerin değiştiği gibi, yoksa ben mi çok densizim bu akşam? Sorular da cevapları kadar önemli midir sınavlarda, kim dolduracak yaprak testlerini sevgimizin, onu bile kaydırmadan işaretleyemediğimi öğrendiğin için mi gittin yoksa? Tek bir şişe şarap neden dolduramadı iki kadehe belirsizliğimizi? Yetmiyor mu alkol gizlemeye boşluğunun acısını, narkoz mu gerek illa ki? Bir yalanı yaşadığımız çok mu belliydi, yoksa sakladılar mı bizden çekilen fotoğraflarda gözlerimizi? Neden bekliyorum hala, yeni bir şey söyleyemeyeceksem, seni? Neden gelmiyorsun hala beklediğimi bile bile yağmur altında? Yoksa soğukta mı bekleseydim daha makbuldü, hayatım boyunca beklemişken seni, neden sorgulayamıyorum kendimi, ben niye gitmiyorum diye? Nesli tükenme tehlikesinde olan sadece aşkımız mı, yoksa her şey Darwin’in bir uydurması mıydı sadece? Yine mi gece oldu farkına bile varmadan, yoksa durdu mu zaman iki gece öncede, bir şey mi anlatmak istiyor bana? Bazı şeyler gerçekten bir şey anlatmaya çalışır mı bize, durduk yerde çalan Ben Harper , “Yalnız Kalmak İstemiyor” mu gerçekten? Her sabah uyandığımda sana seslenmeyeceksem avazım çıktığı kadar, avaz kelimesi neden kazandırılmış ki Türkçeye? Amber mi akik mi olduğunu bile bilmediği bir şeye karşı neden sevgi besler ki insanoğlu ve nasıl çekebilir o taş geçmişi bir mıknatıs gibi geri? Günahkar olan her oyun göz yaşları mı bırakmalıdır arkasında, kimse kimseyi sevmiyorsa nereden çıktı bu kalp sızısı? Yapılan her şey tekrarlanır mı bilinmeyen bir zaman sonra, ya da yaşanan her aşk tekrar yaşanacak mıdır faklı kişi ve öyküler ama aynı sevgiyle? Peki yine bırakıp gidecek midir ikinci tekil şahsı o aşkın? Ne saçma sorular, korkutmuyor mu bunlar seni? Cevaplarının var olma ihtimali kadar değil?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s