Saçma Sapan Şeyler- Ölmeden Önce…/404

Bugün üzerine eğileceğimiz sayı 404, bir önceki gibi aklıma gelen ilk sayılardan birisi olduğu için seçtim 404’ü , dikkat çekici bir anlamı yok. Belki klasik yapıştırıcı 404 ya da 404 not found gibi ibarelerden sizin de kolaylıkla aklınıza gelmiştir bir çok defa. Hata ile özdeşleştirilmiş bir sayı, bir de yapıştırma ile. Çeşitli felsefi düşüncelere itebiliyor insanı. Ekşi sözlüğe baktım başka bir yerde kullanılıyor mu diye; Alman bir hip-hop grubu varmış bir de Alsancak’da bir bar. (Belki kapanmıştır şimdi.) Ha bir de yüzümüzün yanında iki elimizin dört parmağını açtığımız bir versiyonu daha varmış- hemen kapattım sonra. Sonuçta ölmeden önce yapacağımız şeyler bu kadar gereksiz olmamalı.

Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap: 404

Günaydın Geceyarısı (Good Morning, Midnight) – Jean Rhys

Bu kez Karayip Adalarında doğan bir İngiliz yazarın 1939’da çıkarttığı bir kitapla karşınızdayız. Jean Rhys daha çok Jane Eyre’e bir devam niteliğinde yazdığı Geniş Geniş Bir Deniz (Wide Sargasso Sea) kitabıyla tanınsa da, Emily Dickinson’ın bir şiirinden ortaya çıkan bu eser de -ilk çıktığında olmasa da- 1957’de radyoya uyarlanmasıyla büyük bir ilgi görmüş. Daha önceki üç kitabının bir devamı niteliğinde yazdığı bu eserde Rhys, dönemin favori tarzı bilinç akışına benzer bir yöntem kullanıyor ve bir kadının iki dünya savaşı arasında geçen; bunalımını, umutsuzluğunu, hassaslığını, ve yalnızlığını anlatıyor. Bir kadın romanı olarak tanımlanabilecek bu eser Pınar Kür çevirisi ile Can Yayınlarından dilimize kazandırılsa da yeni baskısı mevcut olmadığından bulunması da biraz zor.

Emily Dickinson’un bahsettiğim şiiri:

Good Morning—Midnight—
I'm coming Home—
Day—got tired of Me—
How could I—of Him?
Sunshine was a sweet place—
I liked to stay—
But Morn—didn't want me—now—
So—Goodnight—Day!
I can look—can't I—
When the East is Red?
The Hills—have a way—then—
That puts the Heart—abroad—
You—are not so fair—Midnight—
I chose—Day—
But—please take a little Girl—
He turned away!

Bu da naçizane çevirim (Aşağılayacaklar şimdiden atlayabilir)

Günaydın- Geceyarısı
Eve geliyorum-
Gündüz- benden yoruldu
Nasıl ondan - yapabilirim?
Günışığı güzel bir yerdi
Kalmak istedim-
Ama Sabah- istemedi beni- şimdi
Bu yüzden- İyi Geceler- Gündüz
Bakabilirim- değil mi?
Doğu ne zaman olur Kırmızı?
Tepelerin- bir yolları var- o zaman
Kalpleri bırakan- yurtdışında
Sen- hiç de adil değilsin- Geceyarısı
Ben- Gündüzü seçiyorum
Ama- lütfen küçük bir Kız al
Çünkü O arkasını döndü.

Ölmeden Önce Almanız Gereken 1001 Albüm:  404

Van Halen- Van Halen

1978’deyiz bu kez. Eddie Van Halen’in bateride kardeşi Alex, basta Michael Antohny ve solist David Lee Roth ile kurduğu grubun ismi ve ilk albümleri Van Halen. Çıktıklarında yeni Led Zeppelin denilen grubun 80’lerin en bilinen glam metal gruplarından biri olması tesadüf değil. Günümüz gençliği Glee’de çalan “Jump” ile tanısa da Van Halen’ı, bu çıkış albümlerinde Runnin’ with the Devil, On Fire, Jamie’s Crying gibi sonraki yıllara ilham vermiş bir çok şarkı var. Ve tabi televizyon jeneriklerin vazgeçilmez şarkısı Ain’t talkin’ ’bout love ‘ı da unutmamak lazım.

Ölmeden Önce Seyretmeniz Gereken 1001 Film: 404

The Manchurian Candidate (Mançuryalı Aday ) 

2004 yılında yeniden çevirimi yapılan bir politik gerilim filmi var bu kez listemizde. 1962 yılında John Frankheimer’in yönetiği bu klasikte Frank Sinatra, Laurance Harvey ve Janet Leigh başrollerde. Soğuk savaş döneminde geçen film Amerikalı bir politikacının oğlunun, beyninin yıkanmasıyla birlikte uluslararası bir komünist komplonun parçası oluşu anlatılıyor genel olarak. Günümüzde çekilen versiyonunda da Denzel Washington ve Merly Streep’in oyunculuklarıyla kaliteli bir yapım ortaya çıksa da bu ilk film, gerek çekim tekniği gerekse ilginç konusu nedeniyle, yapılan en iyi politik gerilim filmlerinden biri olarak tarihe adını bırakmış.

Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Resim : 404

King Gustav I Vasa of Sweden Addressing Men from Dalarna in Mora – Johan Gustaf Sandberg

İsveçli ressam Johan Gustaf Sandberg’in 1836’da yaptığı bu eser , İsveç Kralı Gustav Saga’nın 1520’de köylüleri Danimarka Kralına karşı ayaklandırmaya çalışmasını resmediyor. Resim İsveç Ulusal Müzesinde bulunmakta. Sandberg resmi ilk yaptığı sıralarda kral ulusal bir kahraman olarak görülüyormuş ve resim Upsala katedraline’de büyük bir Fresk olarak çizilmiş. Katedraldeki fresk silinse de, şu yıllarda tarihi resimlere olan ilginin fazlalığından olsa gerek, Sandberg’in resimleri yeniden popülerlik kazanmış. Tabi buradaki Mora İsveç’teki bizim bilmediğimiz, Yunanistan’ın Mora yarımadası değil.

Ölmeden Önce Dinlemeniz Gereken 1001 Şarkı: 404

This Town Ain’t Big Enough for Both of Us – Sparks

60’ların sonunda Ron Mael ve Kardeşi Russel trafından kurulan Sparks grubu benim ilk kez duyduğum farklı bir grup. 19 albümleri varmış ve klavye ağırlıklı rock yapıyorlar. Farklı albümlerde farklı tarzları deniyorlar demek daha doğru galiba ya da, güzel şarkıları var dinlediğim kadarıyla, Iron Butterfly’ı hatırlattı bana biraz. Bu şarkı Kimono in My House albümünde geçiyor. Dinlemek, denemek lazım, Spotiffy ve Youtube’da mevcut.

Bir başka üç basamaklı sayıda görüşünceye dek, herkese mutlu okuma, seyretme veya dinlemeler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s