Dede – Torun Diyalogları

“Ve kutunun açılmasıyla bütün felaketler, savaşlar, yıkımlar, kötü olan ne varsa uçup gitti, dağıldı dünyaya. Pandora kutuya baktığında tek bir şey gördü sonra, en zor anlarımızda bize destek olan umudu.”

“Ama o zaman umudun da kötü bir şey olması gerekmiyor mu dede”

“Nereden baktığına bağlı,bazıları için iyi olan diğerlerinin sonu olabiliyor”

“Çok politik konuşuyorsun dede, tıpkı televizyondaki insanlar gibi”

“Böyle efsane, her yerde aynı yazıyor, ben uydurmuyorum ki, anlat dedin anlattım işte.”

“Gerçek hayat böyle bir şey değil ama. Yunanlılar pek aptalmış zamanında”

“Ee, siz çok akıllısınız sanki, nasıl bir şey peki gerçek hayat dediğin şey bay her şeyi bilen”

“Bir kere insanlar ikiye ayrılmıyor iyi ya da kötü, diye- az iyi çok kötüler de var, birazcık kötü olanlar da, hatta hiç bir şey yapmayıp bütün gün bu konuda konuşmalar bile var.”

“Aslında Yunan mitolojisinde de tanrılara saf iyi ya da kötü diyemeyiz zaten. Zeus tanrıların kralı olmasına rağmen, günümüzde kötü olarak değerlendirilebilecek bir çok işe imza atmıştır.”

“O zaman kötü değil miymiş peki o imzaları?”

“Bilmiyorum, o zamanlar önemli insanlar öyle yaptıkları için iyi olarak da bilinebilir belki”

“Peki bizim mitolojimiz nasıl olurdu sence dede?

“Ne demek o?”

“Yani günümüzde tanrıların kralı nasıl birisi olurdu sence?”

“Olmazdı ki, tanrılar yok artık o zamanki gibi”

“Olsaydı diyorum zaten ben dede”

“Herhalde iyi birisi olurdu”

“Kimin gibi mesela?

“O kadar iyi birisi gelmiyor aklıma, ama otoriter de olurdu galiba- onca tanrıya da sözünü dinletebilmesi lazım.”

“Yıldırım mı olurdu onun da silahı?”

“Olabilir, ama ateş de olabilir belki, ne saçma şeyler soruyorsun bana sen.”

“Yunanlılar da saçma şeylere inanmış ama”

“O zamanlar herkes saçma şeylere inanıyormuş zaten”

“Neyse ki şimdi öyle değil”

“Yani”

“Peki Pandora ne yapmış kutudaki umutla daha sonra”

“Ne bileyim, hikaye buraya kadardı, devamını sen getirebilirsin- yeterince geniş hayal gücün”

“Bence o umut hiç bir şeye yaramazdı ki orada, o kadar deprem, savaş kıtlık ya da kötü adamlara karşı umudun ne önemi var?”

“Bir de düşün o umudun olmadığını, insanlar bir kaç kötü karşında hemen teslim olup dünyayı onlara bırakacaktı. Umut sayesinde onlara karşı çıkabildiler. O kalmasaydı eğer ki kutuda, her kötü insanın karşısına bir kahraman çıkmaz, sona ermeyeceği düşünülen çaresiz dönemler asla bitmezdi.”

“Yine politik konuşuyorsun sanki dede”

“Nereden çıkarıyorsun, umudu sordun söyledim ben de”

“İnanıyor musun peki sen bütün bunlara”

“Adım kadar eminim, iyilik her zaman kazanır?”

” Hangi iyilik? Hem senin adın da acayip ki dede, tamam Yunan asıllısın ama Epitmet ne demek ya, Ekmelettin gibi, Ahmet diye değiştirseydin keşke”

“Tamam , sen iyice azdın bu akşam, hadi yat artık”

“Yarın akşam şu kitabı okuyacak mısın? Hani şu batan yolcu gemisi”

“Transatlantik, bilmem, boş yere umut etme bence”

“Eee, sen de böyle cinliklere başvurma bence”

“Neler öğreniyorsun şu internetten, aklım almıyor hiç. Peki okurum – ama sen zaten biliyorsundur onu.”

“Baktım tabi, nasıl sinir ederim yoksa seni. Güç seninle olsun. İyi geceler”

“Olsun bari. İyi uykular”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s