Ay Bitene Kadar

Tabak gibi bir ay doğdu gecenin ardına
Ay sanıyorduk ya da biz orada olanlar
Birincisi anlatmaya başladı önce heyecanlı
"1803 sene, henüz akıllar durgun,
Kara bir kule, çevresi ak bir kale pamuktan
Bir hayalet peyda olmuş ortasında
Kale şifacısı, kimyacısı, kahramanı
Hep beraber krala gitmişler,
Çehresi ak bir sakalla kara kral
Bilgeymiş aynı zamanda Harun Reşid kadar
Hayaletler demiş sakalını oynatarak
Tembel ruhlardır, eskiyi arayan
Dakikalar kıyamaz silmeye onları
Tanrı -Yüce Tanrı- bağışlamasa da hiç birini
Kırmak lazım bağlarını ayrılmaları için
Ferman çıkmış, kan dökülmüş, bağlar kopmuş
Kule kızıla, kale karaya dönmüş
Hayalet kaybolmuş ama kral senesini görememiş"

Derken nefes nefese, ikincisi atladı
Onun da söyleyecek çok şeyi vardı
"1903 sene, Titanik henüz batmış
Kızıl bir kule, çevresinde kara bir kale
Bir hayalet çıkmış geceleri ortaya
Kale büyücüsü, fizisyeni, komutanı
Hep beraber krala gitmişler
Kara sakallı, al yüzlü bilge kral
En az Süleyman kadar akıllı
Hayaletler demiş gözlerini patlatarak
Yorgun ruhlardır, başlangıcı isteyen
Saatler dayanamaz çıkardıkları seslere
Tanrı -Yüce Tanrı- uygun görmese de hiçbirini
Yakmak lazım ilkleri, yok olmaları için
Ferman çıkmış, ateşler yanmış, ilkler bitmiş
Kule de külden beyaza, kale kandan ala dönmüş
Hayalet kaybolmuş ama kral bir aya kalmamış"

Üçüncüsü de tutamadı haliyle kendini
Patladı makineli tüfek gibi dibimizde
"2003 sene, milenyum henüz taze
Ak bir kule, kırmızı kalesi etrafında çevrili
Bir hayalet görünmeye başlamış içindekilere
İlim adamları, doktorlar, askerler
Hep beraber krala gitmişler
Mor gözlüklü, kırmızı ceketli kral
Cengiz Han kadar bereketli, O'nun kadar lider
Hayaletler demiş hayalarını kaşıyarak
Zavallı ruhlardır, sevdiklerini bekleyen
Günler ağlar, o büyük aşklar uğruna
Tanrı -Yüce Tanrı- tasvip etmese de hiçbirini
Boğmak lazım kalanları, unutulsunlar diye
Ferman çıkmış, darağacı kurulmuş, sevenler unutulmuş
Kule de Kale de uygun değilmiş zamana,
Koca bir saray yapılmış altından
Hayalet kaybolmuş ama Kral bir hafta yaşamamış"

Bana gelmişti sıra, tek tek baktım üçüne
Siliniyordu yavaş yavaş tepedeki tabak, ay kadar
Siliniyordu yavaş yavaş karşımdaki üç kral
"Sene 1803, sen ak sakallı
Sene 1903 sen kırmızı suratlı
Sene 2003, sen mor gözlüklü
Siz ve Tanrılarınız- Yüce Tanrı-
Yıkmaya çalıştınız tek tek beni
Kırdınız, yaktınız, boğdunuz herkesi
Bırakmam için, unutmam için her şeyi.
Sene 2103 şimdi, buradayım hala ben
Hala bekliyorum aşkımı, eskisi gibi
Siz bilge, akıllı, bereketli krallar
Siz ne bekliyorsunuz peki burada?"
Hava karardı, krallar kayboldu
Tek başıma mırıldanmaya başladım ben şarkımı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s