Bir Yaz Gecesi Melodramı

Akşam ezanından iki dakika önce istemeden açtı gözlerini. Karşısındaki camda koca bir ay vardı ortasından bir şerit geçen. Sağa baktı, yan yana üç küçük ay daha gördü camlarda. Orijinaline bakacak durumu yoktu henüz, kalkmak istemiyordu daha. Uyurken galiba tabak çatal sesleri duymuştu bir yerlerden. Acıkmış mıydı? Yoo, erik yemişti uzanmadan önce, halıya da damlatmıştı hatta.… Continue reading Bir Yaz Gecesi Melodramı

Mutsuz Olma Sanatı

Bir cinayet romanındaki tek masum insan olmak mı daha çekici yoksa buraya yazdığım onca aptalca şeye rağmen hala mutsuz olmam mı bilmiyorum açıkçası. Mutsuzluk göreceli mi diye sorabilirsiniz haliyle bana ve size verecek bir cevabım olmaz bu saatte muhtemelen. Ben bilmiyorum ki, neden mutsuz olduğumu. Muhtemelen mutlu olma sebebimi de bilmiyordum mutluyken. Ne yapmam lazım çok… Continue reading Mutsuz Olma Sanatı

Bir Detaylandırma – 1K Öykü Otobüsü (2)

Bir kadın sesiyle yerimden sıçradım. Önümde oturan kadın muavine bağırmış, sıcak su dökmüş birisi herhalde. Cehennemi tanımıyorsun daha. Yanıma baktım, ev cücesi gitmiş, muavin gömleği giymiş uzun saçlı, nefesi içki kokan birisi gelmiş. Bana baktı ve “İkinci bir hayata başlamak istesen nereyi tercih edersin?” diye sordu. Anlamış mıydı acaba? "Yok" dedim, "ben içecek bir şey… Continue reading Bir Detaylandırma – 1K Öykü Otobüsü (2)

Paydos Sireni

Paydos sireni bozulmuş dün. Her bölümün başına birisi geçmiş paydos diye bağırıyor. O bile dayanamadı bu ortama. Haftaya 14 yılım bitecek burada. Salih Amca 31 yıldır burada. Hamit benimle geldi hemen hemen- o kaza nedeniyle altı ay uzak kalmasaydı o da 14 yıllık olacaktı. Gençler de var tabi. Hepimiz paydos sirenini bekliyorduk, o bağırtıları duyunca… Continue reading Paydos Sireni

Mutlu Aileler, Mutsuz Aileler

Anna Karenina'nın başında "Mutlu Aileler birbirine benzer, ama her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir" der Tolstoy. Ama mutlu bir ailenin içindeki mutsuz bir bireyi anlayamaz Tolstoy hiç. Gerçi kendisi ilerleyen yaşında mutsuz bir aile oluşumuna katkıda bulunmuşsa da kendi tarzında, o ölünce ailesindeki herkes mutlu olmuştur eminim. Sevmem fazla Tolstoy'u, çok okuduğumdan değil- gereksiz bir… Continue reading Mutlu Aileler, Mutsuz Aileler

Kartlar ve Günler

Kartlar ve Günler diye bir film çekmeyi düşledim dün gece yarısı.Ne kadar fazla kart olursa günler o kadar azalacaktı. Günler çoğaldıkça ama kartlar hükmünü kaybedecekti garip kalabalıkta. Dışarı çıktım gece gece, kartlara bakmam lazımdı hayalimdeki. Her gün olur muydu bilmiyorum ama. Trajik bir araba sesi duydum tam da olmasını istediğim yerde. Trajik doğru kelime değildi… Continue reading Kartlar ve Günler

Issızlık

https://www.youtube.com/watch?v=wpg8jBFaj3c Issızlık... düşünebildiğim tek şey bu herhalde. Gece beynimin içinde bir nota gibi durmadan sıkıştırıyor orayı. Issız mı kaldım ben böyle, sensiz/sessiz mi kaldım? Nasıl olduğunu bilmiyorum, zaten ne zaman tam manasıyla bilebiliriz ki önümüze geleni? Ne zaman karar verebiliriz çalacak bir sonraki notaya? Bu yüzden kayboluyoruz zaten adımıza verilen kararların arasında ya da arkamızdan… Continue reading Issızlık

Dede – Torun Diyalogları

"Ve kutunun açılmasıyla bütün felaketler, savaşlar, yıkımlar, kötü olan ne varsa uçup gitti, dağıldı dünyaya. Pandora kutuya baktığında tek bir şey gördü sonra, en zor anlarımızda bize destek olan umudu." "Ama o zaman umudun da kötü bir şey olması gerekmiyor mu dede" "Nereden baktığına bağlı,bazıları için iyi olan diğerlerinin sonu olabiliyor" "Çok politik konuşuyorsun dede,… Continue reading Dede – Torun Diyalogları

Beş Kardeşim Var Benim

Beş tane kardeşim var benim. Her şeyi hesaplayarak başlıyorum güne. Arka yollardan yürüyerek gidiyorum, kimse görmeden saatimi tamamlamaya çalışıyorum.Kimseye bırakmıyorum pabucumu, güçlü olmam lazım- beş kardeşim var benim. Günlerim ahmaklıkla ve yorularak geçiyor çoğunlukla. Her an ölüm tehlikesiyle karşı karşıya, hep biraz daha zorlayarak, sonuna ulaşmaya çalışıyorum günlerin. Ama benim sonum gelecek gibi oluyor günün… Continue reading Beş Kardeşim Var Benim

Çay ve Rıhtım ve Piyano ile Kaybetmek

“Mersin limanında, rıhtımdaki Romen bandıralı konteyner gemisine yükleme yapılırken, kilidi kırılan konteynerden düşen bir piyano, oradan geçen çay yüklü bir kamyonun kontrolünü kaybederek denize uçmasına sebep oldu. Kayıp ve arama çalışmaları devam ediyor” Ne kadar saçma bir haber dedim kendi kendime ve televizyonu kapattım. Suratımda başarmanın verdiği tatmin nedeniyle oluşan çarpık bir gülümseme olsa da,… Continue reading Çay ve Rıhtım ve Piyano ile Kaybetmek