555 gün olmuş o kara başlangıçtan beri. 500. yazıyı yazmak için bilgisayarın başına oturduğumda aklımdan bu geçmiyordu elbette. O zaman masum bir şeyler yazıp bu sıkıntılı görevi hemen bitiririm diyordum kendi kendime.Oysa o hırslı yaratık arkamdan gelip fısıldamaya başladı, bu 500. seferde de. "Aynı olabilir mi acaba? Ne güzel olur değil mi hem? Sen bak… Continue reading 500/555
Etiket: Gelişigüzel
Belki de Alışman Lazım
https://www.youtube.com/watch?v=7D2gzdbFMMs Neresinden başlayacaksın hayata? En sevdiğin yeri sona mı bırakacaksın Her zaman olduğu gibi? Saklanacak mısın seni arayan gözlerden? İnandıracak mısın yine kendini Olabilecek en mükemmel şeyi yaşadığına? Bataklıkta olduğunu bilmene rağmen hep Göremiyor mu o ela gözlerin? Kaç parça umut kaldı içlerinde? Kaç ayrı rengi var iyimserliğinin ? Hissedemiyor musun etraftaki kokuşmuş yalnızlığı? Bir… Continue reading Belki de Alışman Lazım
Başka Bir Akşamüstü Şiiri
Farklı dakikalarda buluyoruz birbirimizi Farklı türleriyle sevginin belki Hep aynı olanı arıyoruz aslında "Those were the days" çalsın istiyoruz kulağımızda Huzur doğrusu değil ama ilk akla geleni Bağımlılık belki dışarıdan bakıldığında Değil ama, her zaman olduğu gibi Bilmediğim başka bir kelime daha, insanlara özgü Bir kaç dakika daha geçiyor Yine yakalayamıyorum seni Hayaller kuruyorum belki… Continue reading Başka Bir Akşamüstü Şiiri
Bir Yaz Gecesi Melodramı
Akşam ezanından iki dakika önce istemeden açtı gözlerini. Karşısındaki camda koca bir ay vardı ortasından bir şerit geçen. Sağa baktı, yan yana üç küçük ay daha gördü camlarda. Orijinaline bakacak durumu yoktu henüz, kalkmak istemiyordu daha. Uyurken galiba tabak çatal sesleri duymuştu bir yerlerden. Acıkmış mıydı? Yoo, erik yemişti uzanmadan önce, halıya da damlatmıştı hatta.… Continue reading Bir Yaz Gecesi Melodramı
Karışık Zamanlar, Karışık Topraklar
https://www.youtube.com/watch?v=TlBIa8z_Mts Çok karıştırdık galiba Zamanında uyarmıştınız oysa kibarca Kalabalık, kabalık, sonra da zorbalık Gün geçtikçe sorunlar artıyor Dünya an be an daha fazla yanıyor Seksenlerdi galiba, belki de doksanlar Hala umudun olduğu yıllar Bizim neslimiz yapabilir diyordunuz o zamanlar Bakıp gülüyoruz şimdi o masum zamanlara Siz hiç karışık görmemişsiniz abi be ya Hiç kötü bir… Continue reading Karışık Zamanlar, Karışık Topraklar
Çıkarken ve İnerken
Hiç nehir görmeden ömrü boyunca Gökyüzüne tırmandı elleri ve ayaklarıyla Eski günlerinin hatırına Bir kaç tane de çivi vardı yanında Tahmin ediyordu orada da yalnız olacağını Dünyadan bir farkı yoktu ki aksinin Aptal tüyler çevreledi ama yüzünü Tekrar genç hissediyordu sanki Güneş gözlüğü bile bir değişikti Güneş yoktu ama, sadece ay, o da yarım yamalak… Continue reading Çıkarken ve İnerken
Gitmeyecek Mektuplar
Sevmiyorum hayatı ben, sürekli kaybediyorum çünkü. Her zaman daha büyük oluyor hem. En son kaybedişim en büyük oldu işte. Ben hayatımda kimseyi sevmemişim daha önce biliyorum. Bitti diyordum her seferinde, her seferinde tekrar yaşıyorum aynı acıyı ben. Nefret ediyorum bu hayattan ama bırakamıyorum aynı zamanda. İhtiyacım var aynı zamanda bu hayata, gözlerimi kapayıp hayal etmeye,… Continue reading Gitmeyecek Mektuplar
Kitap Tavsiye Etmek Üzerine
Bir kitap sitesinde en çok karşılaşılabilecek şey kitap tavsiyesi istemek, bana da soruyorlar haliyle insanlar. Erhan bugün Allah için ne yaptın diye, onları öteleyerek kitap tavsiyesi isteyenlere dönüyorum hemen. Zor iş bir kitabı tavsiye etmek, sonuçta kefil olmak gibi bir şey kredi çeken birisine. Beğenmezse eğer tavsiyeyi alan okur , çoğunlukla beğenir gibi yapıyor, sonuçta… Continue reading Kitap Tavsiye Etmek Üzerine
Mutlu Aileler, Mutsuz Aileler
Anna Karenina'nın başında "Mutlu Aileler birbirine benzer, ama her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir" der Tolstoy. Ama mutlu bir ailenin içindeki mutsuz bir bireyi anlayamaz Tolstoy hiç. Gerçi kendisi ilerleyen yaşında mutsuz bir aile oluşumuna katkıda bulunmuşsa da kendi tarzında, o ölünce ailesindeki herkes mutlu olmuştur eminim. Sevmem fazla Tolstoy'u, çok okuduğumdan değil- gereksiz bir… Continue reading Mutlu Aileler, Mutsuz Aileler
Issızlık
https://www.youtube.com/watch?v=wpg8jBFaj3c Issızlık... düşünebildiğim tek şey bu herhalde. Gece beynimin içinde bir nota gibi durmadan sıkıştırıyor orayı. Issız mı kaldım ben böyle, sensiz/sessiz mi kaldım? Nasıl olduğunu bilmiyorum, zaten ne zaman tam manasıyla bilebiliriz ki önümüze geleni? Ne zaman karar verebiliriz çalacak bir sonraki notaya? Bu yüzden kayboluyoruz zaten adımıza verilen kararların arasında ya da arkamızdan… Continue reading Issızlık






