Toplumun ayırdıklarını yalnızlıklar birleştirir." demiş Albert Camus zamanında. İnsanların toplum tarafından yalnızlığa itildiği, yalnızlıkların da sanal boşluklarda ne olduğunu bilmeden birbirine çarpa çarpa gezindiği günümüzün bir fotoğrafını çekmiş sanki adam. Ama cep telefonunun kamerasından değil, zamanının o köhne, kocaman, siyah beyaz makineleri ile. Hepimiz yalnızız biraz, kaç kişiyle birlikte yaşarsak yaşayalım. Bu sözü hemen her… Continue reading Yalnızlık Kaçınılmaz
Etiket: Gelişigüzel
Bir Yol Hikayesi
Saatler ilerledikçe daha da uzuyor yol, ya da sadece zaman donuyor belki. Durmak istiyorsun artık, biliyorsun herkes istiyor ama sen varsın sadece öne atılan, ilk kurban. "Ramazan bir dursak." "Yok abi, daha yol çok önümüzde". Bitmez ki böyle gide gide yollar. İstesen hep gidersin zaten. Önünde hep çok yol olur. "Ölene kadar mı gideceğiz Ramazan."… Continue reading Bir Yol Hikayesi
Merhaba Mança
İyi akşamlar yüce ve sevgili Mançalılar,Tanıtmaya geldim kendimi bir parça.Günler süratle geçiyor benim için de,Daha ne zamandı ki en son hatırladığım salılar.Ölüleri de hemen fark edebiliyordum o zamanlarDaha ilk keskin bakışımda.Hala çok keskin bakıyorum uzaklara,Gözlük var ama, anlaşılmıyor uyumadan önce.O kadar kesin değil geçmişim, biliyorum.Çok kişiye "sen ve ben" dedim şu ana kadar ömrümde.Niye dedim… Continue reading Merhaba Mança
Duvar Yazıları- 36
Son günlerde içi fazla rahat değildi duvarcının duvarını yaparken. Her zamanki gibi akşam uyanıp duvarını yapmaya gidiyor, yine her zamanki monoton şekilde duvarını yapıp, sabaha yatmaya geliyordu. Ama bu aralar çevresinde sıkça duyduğu bir cümle canını sıkıyordu. İnsanlar birbirlerine durmadan "duvarlarını yıkmalısın" diyorlardı. Bilen bilmeyen herkes bu lafı söyler olmuştu. Televizyonu açtığında son dönemin gözde… Continue reading Duvar Yazıları- 36
İstiyorum
Başka bir yerde uyanmak istiyorum güneBambaşka insanlarla bakmak gökyüzüneGezegenleri farklı görmek istiyorumRenklere inanmak istiyorum körü körüne,Pürüzsüz tertemiz bir dünya istiyorumBazılarına göre cillop gibi, bazıları temkinliSiyah da olabilir yaşam biliyorumFark etmez, benim tek ihtiyacım olan yeniZaman/mekan önemli değil, değişik olsun sadeceÜzerimde, yanımda, hayatımda olup bitenlerHer zaman var sonuçta etrafımda bana gülenlerBiraz gevşeyebileyim istiyorum yalnız bu geceAslında… Continue reading İstiyorum
Tavşanlar Olmayacak
Kocaman gözleriyle bakıyordu bana. Sanki dünyadaki tüm gözler onundu ve hepsiyle beni izliyordu. Kaç tane gözü vardı allah aşkına ? Ne yapmam gerekiyordu? Ya her zaman yaptığım gibi başımı öne eğecektim, ya da.... Baktım ona, gözlerine. O nasıl baktıysa ben de öyle baktım- dik dik esasen. "Etrafında tavşanlarla dolaşan birisi olarak bayağı cesursun" dedi. Onlar… Continue reading Tavşanlar Olmayacak
İki Rüya Kişisi
İki kişi gördüm rüyamdaSize kim olduklarını söyleyecek kadar yaşamayacağımAma ipucu verebilirim sanırımBiri çok bilmiş hafiftenDaha sonu gelmeden bildiğini sanıyor şiiriEmin kendisinden, yaşından bile çokYaş dediysem o kadar çok değilZaten bir insanın yaşı kaç olabilir ki en çokÖbürü okuyucu denmesini istiyor kendisineAma değil aslında, esas yaratan oBu ve buna benzer şiirleriSürekli bir çaba içinde sonu gelmeyenAma… Continue reading İki Rüya Kişisi
Kifayetsiz
İnsan genel olarak kifayetsiz olduğunu ne zaman anlar? Muhteris değil sadece kifayetsiz olduğunu. Ya da daha anlaşılır bir şekilde sorayım, aslında bir bok olmadığınızı ne zaman fark ettiniz? Çok istediğiniz bir şeyi beceremedikten sonra mı, ya da çok sevdiğiniz birisini hayal kırıklığına uğratınca? Belki de bir şeyler yapmaya çalıştınız ve karşınızdakiler size "genel olarak iyi"… Continue reading Kifayetsiz
In-A-Gadda-Da-Vida
Tek başınaydı adam kendini bildiğinden beri. İstediği her şey veriliyordu. Geçen gün sırf bunu denemek için bir su aygırı istemişti üstüne binmek için. 10 dakika sonra üstündeydi. Gözdesiydi O'nun, biliyordu. Uçan teyzeler, değişik yaratıklar vardı etrafında. Her gün istediği her şeyi yiyebiliyordu. Tatlı, sebze , meyve işte ne aklına gelirse. Hiç sönmeyen bir mangal… Continue reading In-A-Gadda-Da-Vida
Boğazda Bir Pazar Sabahı
Soğuk, sert bir rüzgar esiyor. Burnumu dolduran deniz kokusu. Klasik Çanakkale kışı. Sabahki sis dağılıyor yavaş yavaş. Saçma bir gemi geçiyor boğazdan. Durup bakıyorum. Normalde gemilere bakıp hayal kurmak yaptığım şey değil. Bakıyorum bu kez ama. Standart sabah sıkkınlığı var; iş, güç, aile, saçma şeyler. O gemide düşünüyorum kendimi, hiç bir farkımın olmayacağına eminim ama.… Continue reading Boğazda Bir Pazar Sabahı









