Bakkal Amca

Bedavadan biraz pahalı dedi Hamit amca. Pis bakkal mı diyeceğim adama? Hamit amca diyor tüm mahalle, biliyor hepsi ne mal olduğunu. Yeni getirdiği Çin malı ıvır zıvırları satmaya çalışıyor herkese. Kazıklanmaya en uygun model de benim ona göre. Küçüklükten beri hastayım böyle şeylere ya, kırk yaşında adam, her geçişte takılıyorum buraya. Fıstık alacaktım sadece, Avni… Continue reading Bakkal Amca

Tanrılardan Çalmak

Senden önce ne yaparmış insanoğluHani ben seni tanrılardan çalmadan önceKaranlık çağlarda; sensiz, ışıksızDaha tarım, kese kağıdı ve gözleme yokkenSen beni bilmiyorken bir de dahaSana ne kadar vurulduğumu tüftüflerleAvusturalyalıların bırakmamışken dahaYeni olanı ve son Zelanda eskisiniBen Jüpiteri kızdırmayı göze aldımVe seni, en gözdesini o uyurken çaldımOndan sonra aydınlandı senin geçtiğin yerlerİkimizin adı da yakışıyordu birbirineAranıyor levhasında… Continue reading Tanrılardan Çalmak

Korkma

Korkma bence, yanındayım bu geceHissediyorsun biliyorum, ama kalbin küt küt halaBenim elimi de itiyor gibi, uyumana rağmen.Zaten sen beni uyurken istemedin ki hiç Nasıl insan uyurken yalan söyleyemez ellere,Sen de bana doğruyu söyleyemedin gözüme bakıp.Olsun ama korkma sen, yanındayım benHer şeye rağmen arkandan sarılıyorum uyumadanSaçların burnuma geliyor, kaşındırıyorBırakmıyorum ben seni ama, uzaklaşmıyorum.Uykunda biliyorsun çünkü ne… Continue reading Korkma

Duvar Yazıları-34

Sessizliğin alıp başını gittiği akşamların başkasıydı sadece. Duvarcı, artık duvarcı olmak istiyor muydu bilmiyordu gerçi, yine her gün yaptığı şeyi yapmak üzere yaklaştı duvarına. 9-5  çalışan insanlara özenmemişti hiç, ama son zamanlarda biraz sıkıcı geliyordu her şey. Yoksa her zaman mı sıkıcıydı bilmiyordu. Güneşin hep doğudan doğduğu bir dünyada ilgi çekici ne olabilirdi ki fazla.… Continue reading Duvar Yazıları-34

Over

https://www.youtube.com/watch?v=CtkvvWOZyWg Bazı şeyler vardır, ta en başından düzensizliğini fark edersiniz. İçinde sizi rahatsız eden bir şeyler vardır. Bu ne dersiniz, ben buna mı kaldım - gitmeliyim buradan. Bakmamalı- dinlememeli- sevmemeliyim bunu. Kaçmak istersiniz ondan, bu bazen bir film olur - Tinto Brass filmleri gibi belki. Bazen bir şarkı olur, bazen bir kitap, bazen de bir… Continue reading Over

Bizi Öldürmeyen Şey

Bizi öldürmeyen güçlendirir demişti.Klişe lafların kraliçesiydiAlışıktım bu laflarına.Önemli olan ileri bakmamız deyince susturdum ama.Yeter dedim anlamlı anlamlı bakıp yüzüne.Ne kaldı ileride artıkÖldük ikimiz de Karar verilecek birazdan nereye gideceğimiz.Ben normalde fazla aldırış etmezdim amaHaberi yokmuş gibi davranmasaydı o da.Sonuçta beni öldürüp intihar eden oydu.Ona bile razıydım daYine başlamasındı artık.Sustu başını öne eğerekBir arabada gidiyorduk, siyah… Continue reading Bizi Öldürmeyen Şey

Orion’lu Şiirler Güzeldir

Her gece yarısı on ikiyi çeyrek geçeİnsan biraz daha yaklaşır düşünmeyeDüşünmeye gereksizi  ve kalmanın biçiminiUzaya da gidemeyeceğini varsayarKaçış yolu binlercedir aslında onun içinAma her biri terk etmiştir on beş dakika önceBaşkasıyla kaçanlar çoğunluktadır rüyalarındaBir hiç için bırakanlar da vardır amaNasıl kendisi için bırakanlar varsa Dünyadaki bir sürü gereksiz şeyi aptalcaOn ikiyi çeyrek geçe insanCehaletinin sınırlarını… Continue reading Orion’lu Şiirler Güzeldir

Bağlı Değilsiniz?

Ekrandaki yazıyı gördüm. Bağlı değilsiniz yazıyordu. Ne zaman gelmiştim buraya? Baktım tekrar bilgisayara. Bağlanmayı sevmiyorum yazdım. Doğruydu, herkesin herkese deli gibi bağlı olduğu bu dünyada böyle kalabilmek istiyordum.  Niye buradaydım ben. Ekrandaki yazı değişti. Bağlanıyor... Olacak mıydı bu kadar seneden sonra? Bağlanabilir miydim gerçekten? Kim getirmişti ki hem beni buraya? Hemen karar vermem gerekiyordu. Dönüşü… Continue reading Bağlı Değilsiniz?

Bir Ahmağın Manifestosu

Gına gelirse ardı arkası kesilmeyen şiirlerdenBunaltırsa karşındaki bitmek bilmeyen sempati gösterilerindenHala bir şey söylemeye çalışıyorsa hiç bir şey bilmedenUyarmak gerek ahmağı, kendini sonsuza dek tüketmedenSadece aptalca davrananlar mı hatalı bu hayattaOnlar mı çekecek sevmenin- azalmanın- yokolmanın acısınıÇoğunluk mu her zaman kazanmak mı zorundaGerçekten önem vermek mi sadece kaybedenlerin hatasıHerşeye rağmen bir rüyada yaşıyosa insan, uyanmak… Continue reading Bir Ahmağın Manifestosu

Sinekkuşu ya da Rüzgar Olmak

Sıkıntıyla kıpırdanıyordu olduğu yerde adam. İlk defa böyle bir yere gelmişti. Çok izlemişti dizilerde, filmlerde. Ama nasıl olacağını bilmiyordu gerçekten bu işin Türkiye'de. Her şeyimizle özenti bir ülkeyiz diye düşündü, psikologlarımız neden farklı olacak ki. Irvin Yalom kitaplarını hatırladı. Yo Divan'ı değil, o son dönemde yazdığı genellikle yaşlılıklarla ilgili olan psikozları anlattığını. Neydi adı. Hatırlayamadı.… Continue reading Sinekkuşu ya da Rüzgar Olmak