Bilinmeyen Bir Şey- 11

ÜNÜMÜZ Uff, sıkıldım ben. Benim cehennemim bu olacak heralde. Öldükten sonra bana seçenek sunacaklarını sanmıyorum hiç. Tanırlarsa beni. Belki de firavunlar sırf o yüzden mumyalanıyordu. Tanınmamak için. Ben de o kadar mısırlının vebalini üstümde taşısam tanınmak istemem doğrusu. Sırf o piramitler yeter, katmerli günah için. Uzaylılar bile olsa işin ucunda, vardır kesinlikle bir pislik. Yoksa… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey- 11

Bilinmeyen Bir Şey – 1

BAŞLANGIÇ "Sen gelirsin ama dünya ne halde olur o vakit bilemem ben" demiştim 9 gün önce. Filmlerdeki o "2 yıl önce" tarzı flashbackleri sevmeyenler iyi bilirler. 9 gün önce lafı çıktığında o filmin bir şeye benzemeyeceği de aşikardır. Kendilerini kurnaz sanan bazı yönetmenler, böyle yöntemlerle, yönettiklerini yönlendirebileceklerini düşünürler. Ama yazımda öyle değildir bu durum. Sıkılırsan… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 1

“Living a Lie”

Ne zaman ciddi konuşmaya başlamam lazım , ne zaman sulu olmam bilmiyorum. Benim karakterimde yok böyle şeyler. Benim karakterim de yok zaten, "living a lie"ım sadece. Ben olamadım hiç, bir  iki şiirde yazdığım gibi. Bazı şeyler konuşulmadan olmaz dediler, kaçtım ben hep. Kaçınca kurtulabilirim sandım kafamın içinde olmayan şeylerden. Kafamın içindeki şeyler beni yakaladı ama… Continue reading “Living a Lie”