Domuzlarla dolu bir akşamda tek tavuk kalmak nasılsa ben de öyleydim o gün. İzin var mı dedim Mustafa'ya. Olma mı çıktı ağzından. Çok özeniyor filmlere diye düşündüm. Her dönemde yeni bir kalıp buluyordu kendine, daha kendini bulamamıştı ama. Çıkardım bıçağı salladım etrafta dolaşan domuzlardan birine. İzin çıkmıştı sonuçta, ya da zaten intihar edecekti. İşte önemsemiyordum… Continue reading Domuzlar, Şefika Abla ve Ben
Etiket: Tutarsız
Saçmaya Dair
Saçma şeyler yapmadan da saçma olabilir mi insan? Ya da saçma şeyler yazmadan da? Aslında hayatımızda karşılaştığımız tüm saçmalıklar, saçma olmak için bir gayret sarf etmeyenlerden çıkmakta. "Bu da ne yahu?" diyecek bir çok olayla karşılaşırsınız, günümüz Türkiyesi'nde yaşıyorsanız ve hala yahu kelimesini kullanan biriyseniz. Her gün gazeteye ya da internete baktığınızda, ya da işte… Continue reading Saçmaya Dair
Hayatın Anlamı
Hayatın anlamı üzerine çok düşünen biriyim desem yalan olduğunu anlarsınız, beni bilen biriyseniz eğer. Çünkü çok uzun zaman önce fark ettim hakkında binlerce yıldır kafa patlatılan bu sorunun cevabını. Yazıda flashback yapabilme kabiliyetine sahip birisi olsaydım, doğduğum ana, o ebenin kıçıma şaplak vurduğu (Doktor gelmemiş bana) o muhteşem ana dönüp, kavrayışımı açıklayabilirdim size (Bu tekil… Continue reading Hayatın Anlamı
Bağlı Değilsiniz?
Ekrandaki yazıyı gördüm. Bağlı değilsiniz yazıyordu. Ne zaman gelmiştim buraya? Baktım tekrar bilgisayara. Bağlanmayı sevmiyorum yazdım. Doğruydu, herkesin herkese deli gibi bağlı olduğu bu dünyada böyle kalabilmek istiyordum. Niye buradaydım ben. Ekrandaki yazı değişti. Bağlanıyor... Olacak mıydı bu kadar seneden sonra? Bağlanabilir miydim gerçekten? Kim getirmişti ki hem beni buraya? Hemen karar vermem gerekiyordu. Dönüşü… Continue reading Bağlı Değilsiniz?
Neden Saçma?
Bazen soruyorlar okurlarım, neden gerçekleri yazmıyorsunuz diye? Yok, ben yalan söylüyorum hep. Bana soru soran yok, benim bir okurum da yok zaten. Sadece o gazetelerde, dergilerde, kitaplarda, işte başka yerlerdeki yazarlara özeniyorum ben. Yazar olsam kesin okurum olurdu diyorum. Onlar da zeki olurlardı, beni okuduklarına göre ve böyle sorular da sorabilirlerdi elbette. Neden saçma? Gerçek… Continue reading Neden Saçma?
Olmamaya Özlem
Bir durup düşünelim. Kişisel gelişim kitaplarında ne çok duyarız değil mi? Onlar, yazarları daha doğrusu, gündelik hayat koşuşturmasında olan bizleri çok iyi tanıdıklarını zannederler. Herkes onların düşündüğü gibidir sonuçta. Herkes her şeyle çok meşguldür. İşlerinden başka hiçbir şeyi önemsemezler. Varsa yoksa işleri sadece. Kendini sevenleri görmezler . Ama artık her türlü problemin sonuna gelmişizdir. Parlak… Continue reading Olmamaya Özlem
En Çürük Dünya
Yaşayabileceğimiz dünyaların en çürüğünü yaşıyoruz bu hayatımızda. Dinozorlar bizden daha şanslıydı herhalde. Daha saftı onlar oynarken bu topraklar, daha az kokuşmuş canlılar yürüyordu üzerlerinde. Biz canlıları boş verdik, kendimizden başka her şeyi boş verdiğimiz gibi. Cansız, daha önemli şeylere adadık kendimizi. Neydi önemli peki bizim için? Bizi önemli yapacak her hangi bir şey elbette. Bir… Continue reading En Çürük Dünya
Yaşamak İçin Fazla Gerçek
Gerçekle başa çıkamayan bir düşük yaşam formuyuz biz gerçekte. Tek ortak yanımız beyinlerimizin etten yapılmış olması değil elbette ki. Yaşadığımız bölge ile doğru orantıda değişen bir duygu karmaşası var hepimizde. Bazılarımızın içinde her şey karmakarışık olmuş durumda, diğerleri ise ne yaptığını biliyor izlenimi veriyor hep, saklıyorlar ya da kendilerini. Bu duygularını bir yöne yönlendirdiklerini sananlar… Continue reading Yaşamak İçin Fazla Gerçek
554
554 gündür bekliyorumTam tamına 79 hafta ve bir günBaşaramam sanıyordum en baştaSabırlı değilim normalde benSayamam bile, üşenirim yüzden sonraAma buradayım halaBekliyorum tam 1 yıl 6 Ay 9 gündürİlk bir kaç ayı hatırlıyorum Ne kadar da emindim güneşin benim için doğduğunaBen beklersem gelmek zorunda diyordumAlay ediyordum pes eden insanlarlaHem bekliyor hem eğleniyordum sonuçtaÇok kişi geçti yanımdan… Continue reading 554
Bilinmeyen Bir Şey – 27
GÜNÜMÜZ Sen benim evimsin demişti aradığında S. En huzur bulduğum yerim. Ben evde huzur bulan birisi değilim. Dışarı çıkmayı severim. Öyle doğa yürüyüşü filan değil ama. Özellikle insanların içinde yürümeyi. Mamağın duman kokulu sokaklarında, ya da Ulustaki o insan güruhunda. Oralar rahatlatıyor beynimi. Acelem yokmuş gibi yavaşça yürüyorum. İnsanlar kıllanıyorlar bana haliyle suratlarına bakınca… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 27









