Soru Soran

"Tarihin hiç bir dönemi bu kadar kötü olmamıştı" Tarihin her aşamasında duyduğumuz bu cümle, bize neyi anlatmakta? Hayatın yüzyıllar geçtikçe kötüleştiğini  mi? Yoksa insanların bitmez tatminsizliğini mi? Her şey iyiye gidiyor desek kendimizle çelişmiş oluruz değil mi? Hepimiz vahşi bir dünyada yaşadığımızın bilincindeyiz, gerçek sebep bu mu?  Elimizi versek kolumuzu kaptırırız deyimi sadece bizim gibi… Continue reading Soru Soran

52

Bir yerde okumuştum (Herkes biliyor nerede olduğunu aslında), hayatın anlamı 42'ymiş. Değil bence, jokersiz bir 52 daha çok uyuyor hayatımıza. Game Of Life dahil hayatı daha fazla yansıtan bir oyun var mıdır acaba? Şimdi ne saçmalıyor bu gereksiz diyebilirsiniz. Bana papaz mı diyorsun bre labut da diyebilirsiniz. Ama sonuçta blogun adı Saçmanın Bağladıkları ve ben… Continue reading 52

Gece ve Korku

Gece olduğunda çok korktum. Uyumaktan korktum. Ne olacaktı ki. Bilmiyorum. Kalbimin böyle attığını ilk kez hissediyordum. Her zamanki yerdi. Benim soğuk, karanlık, alışılagelen yatağım. Ama bilmiyorum, bir şey beni istemedi içine girdiğimde. Deli gibi korktum. Işığı yaktım, öyle yatayım dedim olmadı yine. Kalktım televizyonu açtım, diziyle beraber gelen uyku iyi geliyordu hep bana. Salak da… Continue reading Gece ve Korku

Katilimden Ayrılırken

Son defa katilinden ayrıldığında ne hissederse insan, öyleydim ben de. İstemiyordum gitmek. Onunlayken bambaşka oluyordu her şey. Ama gitmek zorundaymışım. Öyle demişlerdi bilenler. Daha fazla kalamazmışım ikimizin de iyiliği için. Hepsi benim iyiliğim için, ben istemesem de. Bilenler tabii onlar, ben mi bilecektim benim için daha iyi olanı? Ayrıldım, bir daha ölmemek pahasına ayrıldım oradan.… Continue reading Katilimden Ayrılırken

Geceyarısı Mavisi

https://www.youtube.com/watch?v=3p41aRfW0BE Mavi geceden başka neyin rengi olabilir ki? Sonsuza dek dinleyebilir insan geceyi onunla. Herkesin kendine has bir mavisi vardır. Ama hava kararıp insanlar mağaralarına çekilince, sadece bir ses duyulur o mavilikte. Gece yarısına özgü bir renktir o. Anlayanlar vardır o mavide. Bırakanlar ve bırakılanlar vardır. Hangisinin olduğunu bilmeseler de; o ses, mavinin en kendileri… Continue reading Geceyarısı Mavisi

Gecenin Ninnisi

https://www.youtube.com/watch?v=XaSVkb_XLt4 Uyumak için ayırdığım gecelerden biriydi. Gözlerini gözlerimin önüne koymuş, onlara bakarak kararsızlığa doğru seyrediyordum. Bir ninni bekliyordum geceden. Genç olduğum zamanlardan gelecek bir ninni belki de. Tam gözlerimiz kapanmak üzereyken piştice, gece kendine geldi ve başladı müzik. Pastoral bir şeyler umuyordum kendisinden, fazla yakıştıramasam da. Ama o kendisine ait olanı, en karanlık olanı döküyordu… Continue reading Gecenin Ninnisi

Hastalık İzni Sorunsalı

Hasta olmak varken yapılacak şey değildi ki bu. Kimin aklına gelmişti bu bilmiyorum aslında. Sadece ben vardım , bir de ortalama hayatım. Ortanın az üzerinde yaşamak için çalıştığım bir hayat. Başaramasam da hiç kötü emelleri, hep görünüşümü düzeltmeye çalışırdım. Olduğun gibi görün , göründüğün gibi ol ifadesi, kötü bir eski zaman kişisel gelişim kitabıydı benim… Continue reading Hastalık İzni Sorunsalı

Aynalı Hikayeler -5

- Derdin ne , niye anlatmıyorsun bana hiç bir şeyi - Bir şeyim yok, biliyorsun her şeyi zaten - Nasıl bir şeyin yok, daha yeni bırakmadın mı onu? - Bırakamadım da bıraktım gibi karışık - Nasıl karışık? - Öyle işte, zorlama - Hep karışık mı olacak hayatın senim? - Senin sanki çok normal? - Haliyle,… Continue reading Aynalı Hikayeler -5

Fiction vs Non-Fiction

Kitaplar ikiye ayrılıyormuş fiction ve non fiction olarak. Üretilmiş ve çalışılmış olarak çevirebiliriz bunları türkçeye. Ya da bunca yıldır yaşayan bunca edebiyat emekçisi (kendilerine öyle diyorlardır herhalde) bunları çevirmek için başka kelimeler bulmuştur. Önemli değil, sonuçta farklıdır iki tür de. Bir türe yemek kitapları, maket yapımı, herhangi bir üçüncü dünya ülkesindeki yolsuzluklar ya da ubuntulu… Continue reading Fiction vs Non-Fiction

Dedektif Komikleri

hiç girmek istemiyorum, şeytan bile uğraşmıyor onlarla artık. Elindekiler çoğalınca satan olmuş , özüne dönmüş o da. Kötü esprinin doğasını araştırıyormuş bir de. Neden insanlar böyle şeylere çok takılıyor diye az dolanmadı etrafımda. Ama en fazla alıcısı olan dediğim gibi altıncı his bugünlerde. Singapur'daki tanrıların oğullarına yaptıkları sünnetlerde en çok onlar takılıyormuş. Arz talep dengesi… Continue reading Dedektif Komikleri