Korkularınızın üstüne gitmelisiniz dedi aile kasabımız o sabah. Her sabah uyandırmaya gelir, dilimin altına bir parça dana ciğeri bırakırdı eskiden. Sonra korkularının üstüne gitmeye başladı o da . Artık sabahları korkularıyla yüzleşmeye geliyor sadece odama. Diğerleri gibi. En çok manifaturacıyı seviyorum, ne olduğunu bilmesem de. Onun korkusu ateşten fanila giymek, gömleğinin içine. Her sabah zor… Continue reading Korkularımızın Üstüne Gitmeliyiz
Etiket: Yazı
Beklerken
Olsun, dedim karşımdakine. Ne olacaksa olsun , bıktım bu bekleyişten. Sonunun iyi olmadığını tahmin edebiliyordum. Beklemekle ilgili çok şarkı dinlemiştim çünkü. Bir şey şarkıya dökülmüşse gerçektir diye saçma bir düşünce vardı kafamda atamadığım. Karşımdaki adam fazla ilgili görünmüyordu. O hep öyleydi zaten. Dışarıdan bakan birisi karizmatik olarak görebilirdi belki. Ama tanıyorum ben onu, o bakışı,… Continue reading Beklerken
Bilinmeyen Bir Şey – 26
11 GÜN ÖNCE ------------------------ Kız Ankara'nın karanlık sabahında apartmanın kapısından çıktı. Bileğinde altları birleşik çift üçgenli dövmesi görünüyordu. Etrafında kendisine yiyecekmiş gibi bakan insanlara aldırmadan kulaklıklarını taktı. Spottify'daki en üsteki parçayı açtı. Atan bir kalbin yardımıyla karanlıkta yolumu bulmaya çalışıyorum. İsveç'teki günlerini hatırladı. Normal bir yaşam sürdüğü günleri. Niye gelmişti ki bu salak şehre? İstanbul… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 26
Bilinmeyen Bir Şey- 25
GÜNÜMÜZ Dün isim verdim yeni yaşayacağım hayata, herkesin yapması gerek bence. Selçuk olacak bundan sonra ismi. Neden öyle bilmiyorum , sadece vermek istedim, Selçuklularla ilgisi yok. En azından Büyük Selçuklularla, Anadolu belki. Oldum olası severim Anadoluyu, üstünde yaşayanlardan bağımsız olarak. Doğusu batısı kuzeyi,ortası ve güneyi bu kadar farklı insanlardan oluşan başka bir kara parçası… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey- 25
Bilinmeyen Bir Şey – 24
11 GÜN ÖNCE Sümer gözlerini açtı. Her sabah gibi tavanın köşesindeki siyah nokta yine rahatsız etti. Hiçbir şey değişmiyordu. Perdeyi açtı. Yağmur yağıyordu, güneş de vardı ama. Hava garip bir turuncuya bürünmüştü. Birkaç gündür garip şeyler olduğunu neden sonra fark etti. Sonra da umursamadı her türk insanı gibi. “Daha kötü ne olabilir “ ile… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 24
Bilinmeyen Bir Şey – 23
GÜNÜMÜZ Peş peşe gelen eksik aksak yedi tane cüceyi düşünün bir, hepimize keyif verir başta, çünkü öyle şartlanmışız Pavlov'un köpeği gibi. Oysa onların içi dünyalarına girebilsek bir, pamuk prenses öncesi ve sonrası nasıl fırtınalar yaşadıklarını görsek, emimin arkamıza bile bakmadan kaçarız pembe dizi bağımlısı değilsek. Hatırlıyorum ben de şirin babaya karşı ayaklanmayı başlatacak obur… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 23
Eller
Ellerine baktı, farklı bir zamanda başkasına aitlerdi sanki. Falcıların hayat çizgisi dedikleri şey, yarıda kesilmiş gibiydi. İnsan, kendinin kendisi olduğunu nasıl anlar bir kedisi bile yoksa onu bekleyecek, bilmiyordu. Kedinin olayla ne ilgisi vardı, onu anlayacak durumda da değildi zaten. Çözmeliydi olan biteni, tek yolu buydu kurtulmak için içinde olduğu durumdan ya da bedenden. Tekrar… Continue reading Eller
Bilinmeyen Bir Şey – 22
12 GÜN ÖNCE Türkiye hakkında binlerce kitap okumuş , film seyretmişti . Ama Esenboğa havaalanına indiğinde herşey değişmişti. Farklı bir ülkeydi burası gerçekten, ABD ile alakası yoktu. Yok, mağaza kıyafetler filan değil, farklılık hissi vardı. insanların yüzleri farklıydı en başta. Amerikada genelde yabancıların tekelinde olan taksicilik burda gözde bir meslekti mesela. Kendisi binmeyeceğini anlatana… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 22
Bilinmeyen Bir Şey – 21
GÜNÜMÜZ Sabahları düşünebildiğim tek şey sen olmadan önce bir hayatım verdı benim. Ezik büzük, parçalı bulutlu- rüzgarda ters dönmüş şemsiye misali ama normalimsi bir hayat en azından. Ella ella deyip dolaşmıyordum sokaklarda şemsiyesiz. Şemsiyelerle büyümedim ben evet. Bir şemsiyem olduğunda çok da yaşlı değildim ama. Sokakta esvapları bile olmayan Kemalettin Tuğcu çocukları dolaşırken ben… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 21
Bilinmeyen Bir Şey – 20
12 GÜN ÖNCE Ankara'nın en büyük AVM'lerinden birinin genel koordinasyon müdürlüğünde iklimlendirmeden sorumlu müdür yardımcısı olmak öyle kolay bir iş değil diye düşündü Samet. 33 yıl önce açtığı bakkal dükkanından buralara gelmesi büyük bir başarıydı. Ama o bu başarının sadece kendine ait olmadığını biliyordu. Arkasında çok büyük bir ülke ve örgüt vardı. Kimsenin kendisine bakmadığından… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 20



