Yine

Yukarıdan gönderdiler beni yine
Ya da benzeri bir yerlerden
Doğrunun bu olması gerek gerçekten de
Duvarları saymayı
Ya da şarkı söylemeyi bitirdiysen
Ne yapmamı gerektiğini söylersin belki
Gösterirsin öğlen vakti yıldızları
Ne kadar düşünürsem düşüneyim
Hatırlayamıyorum gözlerini
Bir zamanlar uğruna ölmek istediğim
Ahlak ya da mercanlar için değil
Gelgitlerin ya da rüzgarlar için de
İnanma güneşe doğru uçsam bile
Yarıya kadar göndere çekilmiş
Tipik bir günahkarım ben sevmeyi bilmeyen
Tek başına kendi cehennemimde
Tam senin istediğin gibi, habersiz, sensiz
Delirmese de henüz, bırakmak üzere
Tekrar ve tekrar ve tekrar
Suyun altından gelen sesler gibi
Vücutlarımız ve ruhumuz hakkında
Hatta üzerine beklediğimiz
O karanlık haleler için
Bizi karanlığımıza çeken
Duyguları göstermeden
Ruhlarımızın maviliğini sergileyen
Ses ver eğer duyuyorsan
Geceden karanlık, maviden zengin
Hayattan daha ağır değilsen
Ve eğer beni gerçekten sevdiysen
Sessizliğin yarısı ya da dörtte üçü değil
En tatlı ölümün en güzel hali da değil
Susadım, artık ne yapacağımı bilmiyorum
Benim değilsin zaten, aşağı da inmiyorsun
Dışarıdan yeterince zaman geldi aramıza
Gözkapaklarım yandı bir kere bildiğin gibi
İndir bıçaklarını atık
Yukarıdan gönderdiler beni
En sevdiğin gökyüzünden
Ses ver bana

Yorum bırakın