Sana Doğru

On dört kere üç
Yüzyılın en korkak gözleri
Tam da çiçekler vazgeçmişken
Ben orada yokken
Hayatımızın kırk iki dakikası
Fazla da büyütmeyelim istersen
Uzanıp dokunamamışken
Saçma bir pandomimci gibi
Gümüş rengi bulutların altında
Yenilediğimiz bir şey yok aslında
Kimin söylemesi gerek
Uçurumdan aşağı düşen
Yangında yanıp biten
Altı kere yedi
Yüzyılın en şanslı elleri
Tam da cehenneme düşmüşken
Filimle kaleni aldıktan sonra
Başka bir sembol sadece
Her yerde olanlardan biri
Herhangi bir çölde açan başka bir çiçek
Herhangi bir Yunan vazosu
Başka bir Romalı tanrısının çatlattığı
Gülümseyip anlam veremediğim
Başka birisin suçluluk duygusu
İki kere yirmi bir
Yüzyılın en günahkar anı belki de
Tam da kendini alıştırmışken
Ahiret ve bilumum meleklere
Hiçbir şeye benzetemediğin ve istemediğin
Kırk iki koca dakika sonra
Bu şehri sevmemiştin zaten hiç
Ağlayan erkeğiyle kadınıyla
Annesi, babası, dağı, vadisi
Yeterince düşünürsen yeterince lanetli
Her kötü eylem için bir damla
Şimdiden sıkıldın biliyorum
Her tanrı için bir ışık yılı
Her dünya için iki
Senin içinse kırk iki hali aşkın
Gizemli mi yeterince, aptal mıyım yeterince?
Yüzmek istiyorum doğuya doğru
Deniz bitiyor ama

Bir Cevap Yazın