Evet ama kimse bunun böyle olacağını tahmin edemezdi sanki bir başka hayatı yaşayan bir başa güruhu takip ederken hiç yüksünmeyen dört başı mahmur tiplere göz kulak olmak zorundaymışız gibi davranmayı kesmeliyiz artık yoksa bambaşka insanlarla dolup taşacak bir nesil haline gelmemiz işten bile değil diye düşünmemiz gerekm …
Sus
Başım ağrıyor
Duvardaki resimler
Duvardaki insanlar
Duvardaki gölgeler
Çok fazla hepsi
Çok fazla geliyor üzerime
Gülümseyen saçma yüzlerin ardında
Hepimizin içinde dışarı çıkmak isteyen ama bastırdığımız, kimselerin görmesini istemediğimiz ve hatta dayanamayacağımız bir tilki hayır bir sırtlan yok mudur ki en durgun hallerimizde bile mavinin bütün hallerinin aksine yolların kullanımlarını bize bırakmamayı tercih etmekle kalmayıp aynı zamanda akıp giden yağmur sularıyla birlikte…
Dur
Bütün gemiler
Bütün yolculuk planlarımız
Okyanustaki her parça
Üzerime geliyor hayallerim gibi
Duyduğum her şeye inanmamak gibi
Anahtarını unuttuğum hücremin
Duvarlarından akıyorlar üstüme
Gece, dün ya da önceki günkü gece uyuduğunda, hepimiz uyuduğunda ortaya çıkıyor bu adlandırmak istemediğin, ne olduğunu bilmediğin, inanmakta güçlük çektiğin, gülümsediğini ya da sana kahkahalar attığını düşündüğün, herhangi bir sıfat yakıştıramadığın ama bir anının bile onun korkusuyla ya da tedirginliğiyle diyelim geçirmeden….
Soluklanmamız gerek iki dakika
Her yandan binlerce figan
Rüyamdaki bukalemunun gördüğü rüya
Kafamın bir yerinde dönüp duran
Yorulmak bilmez bir atlıkarınca
Ya da hepimizin ihtiyaç duyduğu
O her şeye muktedir parlak hap
O kadar da farklı değilim ben aslında
Yabancılara güvenmemek en gerekli olduğunu düşündüğü özelliği ve kendisine göre en tabii hakkıydı, dünyadaki sekiz milyar insanın içinde boğulsa bile suyun içindeki o doğal sessizliğini muhafaza ederdi, etrafındaki dalgalar, insanlar, duygular onu alakadar etmezdi, ta ki bir amaç yüzeyden onun ismini seslenip, karşı koymasının imkansız olduğunu…
Bırak artık
Bağıracağım yoksa
Düşüneceğim yoksa olanları
Göreceğim yoksa sisin arasından her şeyi
Duracağım yolun ortasında
Karşılayacağım her türlü belayı çok matahmış gibi
Onca sessiz yılın sonunda
Arayacağım yoksa sahte mutlulukları
Sanki bir gökkuşağı gibi, değil aslında yedi değil binlerce farklı rengi içeren bir şey bu. Çocukluğunda geçen bir anı gibi, saf merak üzerine kurulu bir kurgu, başını yukarı kaldırıp korkmadan cevaplar aradığın zamanlara ait bir anı. İlk defa sevdiğin günlere dair de diyebilirdim belki, çok fark yoktu değil mi, o zamanlar da gerçekten o kadar…
Yeter artık
Neden anlamıyorsun, kırıldım bir kere
Parlamıyor ay artık ben yukarı baktığımda
Ağaçlar düşüyor tek tek
Kimseler farkına varmasa da
Dört bir yanım çatlaklarla sarılı
Şiirler her seferinde daha da kötüleşiyor
Ve ben denemekten bıktığımı kabullenemiyorum
Artık böyle devam edemezsin dedi adama. Daracık bir yolda hiç bir kural tanımadan yürümeye çalışıyorsun. Geçmişi geri getirmek için her şeyi vereceğini taahhüt ediyorsun ama aslında korkuyorsun, o geçmişinden, yaşananlardan korkuyorsun. Sana imkan versem direkt paraşütsüz terk edeceksin bu çizgiyi. Gözlerinin içine baktı. Adam bakmıyor, susuy…
Cennet
Belki de seçmen gerekmeyen yerdir
Hiçbir şey görmediğin
Hiçbir şey duymadığın
Hiç bir şey bilmediğin
Hatırlamadığın
Sevmediğin
Cennet belki de anlaman gerekmediği yerdir.