Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 2

İkinci kısma hoş geldiniz. Hatırlayamayanlar için “Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap”a belli bir sistem dahilinde seçtiklerimi  “TEMBELLER” için değerlendirmeye başlamıştım geçen yazıda. Burada da devam ediyorum vakit kaybetmeden (gerçekte epey kaybettim ama). Bu kez 102. sayfadan başlamayacağım ama. Tarihler biraz oynasın diye 50’lere gideceğim. Bundan sonra da elimden geldiğince karışık (hatta random sayı üreteciyle)… Continue reading Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 2

Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 1

Evet, içimde ukde olmuş bir diziye başlıyorum nihayet. 1001 serisini hepiniz bilirsiniz. Hani ölmeden önce yapmamız gereken şeyleri biz bordro kölelerine büyük bir şevkle emreden şu kitap serisi. İşte ansiklopedilerle büyüyen her çocuk gibi kataloglanan şeylerin manyağı olan ben de bu kitapların bir kaçını temin etmiştim zamanında. Ve elbette ki ömrümün o kadar uzun olmayacağının… Continue reading Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 1

(Benim Gibi ) Aptallar İçin Felsefe – 201 – (Uzak) Doğu Felsefesi (ÖA Serisi)

Bildiğiniz gibi her hemen her felsefe kitabı felsefenin tanımı ile başlar.  Doğa filozofları ile devam eder, Sokrates, Platon, Aristo’dan sonra uçar gider soldan soldan. Öyle yapacaktım ben de her Anglosakson gibi. Ama daha önce ipuçlarını verdiğim gibi, benzer dönemlerde dünyanın öbür ucunda (yok o kadar öbür değil)  filizlenen ya da çoktan bahçeye dönüşmüş akımların daha… Continue reading (Benim Gibi ) Aptallar İçin Felsefe – 201 – (Uzak) Doğu Felsefesi (ÖA Serisi)

Şarkı 1 – Ayrılış

Terk edeceksen eğer gerçekten yaşadığın yeri O zaman iyi seçmen gerekiyor rüzgarını Bırakmaman lazım en ufak bir parçayı bile geri Yağmur ile başlayacak ilk adımın dışarı Anlamını kaybedecek kelimeler sen uzaklaştıkça Dikkatsiz bir göz yaşı ama başa sarar olayı Vaktiyle selamlayanlar arkadan atıp tutunca Fazla sıkma canını, elbet gökyüzü bir gün düşer Ne bekliyordun, kimsenin… Continue reading Şarkı 1 – Ayrılış

Bir Nihayetlendirme- 1K Öykü Otobüsü (3)

"Nihayet" diye bağırıyorum. Gözlerimi açtığımda otobüsteki herkesin bana doğru baktığını fark ediyorum. Ne oldu bilmiyorum aslında, otobüslerde uyuyabilen birisi değilim ben. Uyuyan birisi de değilim zaten. Birisi bile değilim ki, karanlığın efendisiyim ben. O kırmızı gözlü muavinden sonrasını nasıl hatırlayamam? Camdan bakıyorum, güneş doğmak üzere. En arkadayım, anlamıyorum– sağımda biraz önceki kör var, ama açılmış… Continue reading Bir Nihayetlendirme- 1K Öykü Otobüsü (3)

Basit Bir Gündü

Basit bir gündü. Sıradan kelimesini bile kullanmamı gerektirmeyecek kadar basit. Herkesin, hatta topluma mal olmuş insanların bile, nadir de olsa, böyle basit günler yaşayabileceğini düşünürsek, benim için oldukça normaldi bu. Böyle günleri seven insanlar vardır elbette. Bazı insanlar, çoğunluk hatta, yataktan kalktıkları ile gece uyudukları o zaman aralığında başlarına kötü bir şey gelmemesi için dua… Continue reading Basit Bir Gündü

İki Kişilik Diyaloglar – 4

- Malları İspanyola yolladıktan sonra Kurt Halil'i göreceksin - Yok abi, ben o işleri bıraktım artık, dine döndüm. - Hangi dine? - İşte manifaturacılığa başladım, hangi din olabilir sence? - İyi işte, ben de oradayım, engel değil ki bize. - Tamam da abi İspanyol kafir oluyor bi de. - Yok güzelim ya, o endülüsün torunu… Continue reading İki Kişilik Diyaloglar – 4

Sevgili Günlük -1

Sevgili Günlük Bugün şantiyede başıma değişik bir şey geldi. Şu bana kıl olan kel ustabaşı var ya, bir şey yapamıyor bana tabii. Sırf o yüzden gözlerimin önünde kırbaçlıyor çalışanları sürekli. Adam herhalde önemsiyorum sanıyor. Geçen gün bir tane kadını kırbaçlarken, kadının eteği biraz açıldı. Gözlerimi hemen oraya diktim haliyle. Çok ahlaksız bu yahudiler, altlarına bir… Continue reading Sevgili Günlük -1

İki Kişilik Diyaloglar – 3

- Malları İspanyol'a yolladıktan sonra Kurt Halil'i göreceksin - Abi ne malı, ne İspanyol'u cenazedeyiz - İşte, en çok İspanyol'u severdi Kurt Halil, sonra da malları, bi de annesini - Halil Abi de burda abi - Niye vurmadın mı onu? - Yok abi kıyamadım, onun yerine annesini vurdum, Deli Dumrul hesabı - Ne alakası var… Continue reading İki Kişilik Diyaloglar – 3

Aynalı Hikayeler-4

- Sıkıldığın zaman hep aynı şeyi yapıyorsun. - Ne yapıyorum? - Biliyorsun. - Bilmiyorum, söyle. - İşte böyle gereksiz diyaloglara sokuyorsun beni. - Aslında hayatta hiç "bir şey gereksizdir" diye düşünmemek lazım. - Yazacak daha mantıklı şeyler olsaydı girecek miydin sence bu işe? - Girerdim tabi, diyaloglar da önemlidir. - Yalan söylediğini biliyorum. - Biliyorsan… Continue reading Aynalı Hikayeler-4